У нас вы можете посмотреть бесплатно Kürsüden beyinlere 17 -Bataklıkta çırpınan millet 1 Mehmet Akif Ersoy или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Zavallı çırpınıyor boyladıkça hüsrânı... Kenâra kaçmaya olsaydı bâri dermânı. Yazık ki çıkmak ümîdiyle kalkarak ayağa, Kımıldadıkça gömülmekte büsbütün batağa! Zaman zaman bakıp etrâfa diş gıcırdattı; Muhîti, çünkü, yürürken o muttasıl battı! Fakat bugün acınır bir nazarla bakmakta: Omuzda, çünkü batak şimdi, cansa gırtlakta. Henüz gömülmedi bîçârenin cılız boyunu; Koşup halâs ediniz bâri son deminde onu. Fakat, halâsı için en emin tarîki tutun; Şu pis bataklığı bir kerre mahvedin, kurutun. Kolay değil bu da, lâkin, büyük vukûf ister; Düşünce yoksulu, zıpçıktı müctehidler eğer, Dalarsalar o rezîl ictihâda bermu’tâd; Olur zavallının âtîsi büsbütün berbâd! Sakırgadan daha iğrenç öbek öbek tümdü, Vücûd-i milleti son günler öyle bir bürüdü: Ki davranıp o tufeylâtı ansızın koğacak Olursa kurtulacak belki... Yoksa, bit boğacak! Eğer vücûdunu bir parçacık gözetseydin; Eğer tehâret-i vicdtarîkna dikkat etseydin; Bu hâle gelmeye kalmazdı orta yerde sebep. Batak da, bit de o murdar atâletinden hep! Zavallı milletin idrâki târumâr olalı: Muhît-i ilme giren yok, diyâr-ı fen kapalı; Sanâyi’in adı batmış, ticâret öylesine, Zirâ’at olsa da... Âdem Nebî usûlü yine! Hülâsa, hepsi çalışmak, yorulmak isteyecek. Fakat çalışmak için önce şart olan: İstek. O yoksa, hangi vesileyle biz ilerleyelim? Sıkıntısız mütefennin, üzüntüsüz âlim, Ne tatlı şey! Buna bir çâre yok mu? Hah! Bulduk: Tokatlıyan’da, yarın, toplanır beş altı kopuk, Birer kadeh biradan sonra davranır erken, Omuzlayıp kırarız bâb-ı ictihâdı hemen. Kırılmadan açılır şey değil, kilit müdhiş! Gelin, omuzlayalım... Bir omuzlamaktadır iş. Cesâretin medenî şekli işte böyle olur; Uzun düşünmeye gelmez, karârımız bozulur. Süveyş’i yardı herif... Akdeniz’le Şab Denizi Bitişti. Öyle ya, bizlerde kendi fikrimizi Çıkarmış olsak eğer, şimdi, kuvveden fi’le, Kucaklaşır medeniyyetle din tamâmıyle. Süveyş’in ağzına heykel nasıl dikilmişse, Bekâ-yı nâmını te’yîd için “dö Lesseps”e; Bizim de hakkımız elbette, ictihâdı yaran Kanal boyunca birer heykel istemek o zaman!