У нас вы можете посмотреть бесплатно AYDIN ÇUBUKÇU RENKLİ RESIMLİ FELSEFE SÖYLEŞİLERİ WILLIAM BLAKE или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Aydın ÇUBUKÇU hazırlayıp sunduğu “Renkli Resimli Felsefe, Tarih, Politika Söyleşileri”nin üçüncüsünde, İngiliz şair, ressam ve isyancı sanatçı William Blake'i anlattı. Blake, 1757-1827 arasında yaşadı. İncil’e saygılı, fakat İngiltere Kilisesine düşman olan Blake, Jacob Boehme ve Emanuel Swedenborg gibi düşünürlerden, Fransız ve Amerikan Devrimlerinden etkilendi. Blake, ressam, şair ve taraftarlarının sonraki tanımı ile peygamber olarak tanındı. “Kendi sistemini kuramazsanız başkalarının sistemine köle olursunuz” görüşünü savunan Blake, döneminin devrimcisi bir Cromwell’ciydi. Blake’in yaşamının son dönemlerinde, doğu dinlerini çok iyi bilen birisi olarak, kendi dinini ve tanrısını yarattı. Çubukçu’ya göre,“Blake’in yarattığı tanrı diğerlerinden farklıydı. Tanrıyı kelepçelenmiş ve zincirlenmiş ağlarken çizen Blake göre, tanrı evreni bir matematikçi ve mühendis olarak yaratıyor, fakat müdahale edemiyor. Blake Roma Katolikliğine karşı yaptırımları iptal eden bir parlamento taslağına tepki olarak, 1780 Haziran’ında Londra’daki Newcastle Hapishanesi baskınını gerçekleştiren isyana ön saflarda katıldı. Çubukçu’nun anlatımına göre, “Bu isyanlar, Roma Katolikliğine karşı yaptırımları iptal eden bir parlamento taslağına tepki olarak çıkmıştı; daha sonraları ‘Gordon İsyanları’ olarak anılmaya başlandı. III. George hükümetinin kanunları hızlandırmasına ve ilk polis gücünün yaratılmasına yol açtı. İncil’in doğu dinlerinin kutsal kitaplarına göre bir broşür niteliğinde olmasına karşın Hıristiyan dünyasının sanat, kültür ve felsefede ileri olmasının nedenini sunumu sonrasında tartışmaya açan Çubukçu, bu gelişimi de, Hıristiyan dünyasında burjuvazinin sanayi devrimini yapmış olması ve Hıristiyanlığın Rönesans ve reformları yaşamasına bağlıyor. WILLIAM BLAKE İngiliz romantik ressam William Blake 1757-1827 arasında yaşadı. Bir tuhafiyecinin oğluydu. On dört yaşında James Basire’in atölyesinde çıraklık yaptı. Çağdaşlarının “Çılgın Blake” diye adlandırdıkları sanatçı, daha çocukken mistik hayaller görmeye başladı. Sanat yaşamı boyunca resim ve edebiyat alanının yüksek sanatçılar sınıfından uzak durdu. Devrimci hareketlere karıştı (1785- 1794) ve kendisini satılamayan yapıtına (Jerusalem’den ‘1804-1820’ yalnızca iki adet satılmıştı) adamadan önce ancak bir kez sergi açtı (1809). 1789 yılında devrimci çevrelere girip çıkmaya başlayan Blake, tablolarında ve gravürlerinde geçmişteki ünlü kişiler ile Tevrat ve İncil’deki kişileri konu almaya başladı. İlk kez eserlerinde kısmetsiz insanların masumiyetiyle çıkarcı ve adaletsiz kent dünyasının getirdiği mutsuzluğu karşılaştırdı. Bu içeriğe uygun gördüğü ölmüş küçük kardeşinin kendisine ilham ettiğini söylediği “cehennemi” bir teknik olarak kullandı; metni ve süslemeleri asitle kazıdı ve renkleri de elle ilave etti. Bütün yapıtlarında egemen olan üç şey vardı; gerçek dışı biçimlerden kaçınma, herhangi bir anda otorite düşmanlığı ve isteğin, arzunun yüceltilmesi. Bunlar resim dilinde çizginin vurgulanması, çevre çizgisinin belirtilmesi ve gotik biçimin (gelişen ya da kösteklenen yaşam eğrileri, ateş renkleri) benimsenmesi olarak yansıdı. Yayılma, kasılma, hamle, sükunet enerjinin kutsal kitabı, sonsuz hazzın kaynağı diye betimleyebileceğimiz bütün bu hareketler tam bir açıklıkla Blake’in yapıtlarında görülür. Son yıllarını İlahi Komedya’yı resimleme çalışmalarıyla geçirdi. Romantiklerin, simgecilerin daha sonra da sürrealistlerin öncü saydıkları Blake, şiirleri ile resimlerini ve gravürlerini birbirinden ayrı tutmamıştı.