У нас вы можете посмотреть бесплатно Jungkook ile hayal et ~ Mafya Eşin Sarhoş olup eski sevgilini döver ~ (Oneshot или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Jungkook ile hayal et " Mafya eşin sarhoş olup eski sevgilini döver " ~ Oneshot Sınır: 1.92 K 200 beğeni 40 yorum umarım ulaşır Hikaye" Sıkkınlıkla aldığım nefesi geri bırakmıştım. Jeon ortalıkta yoktu, bu saatte eve uğramasını bekleyemezdim zaten. Sakince oturduğum yerden kalktım. Utana sıkıla, geniş mutfağa çevirdim dar adımlarımı. Buzdolabını açtım temkinli bir şekilde ve kenarda duran limonatayı aldım. Mutfağın sol köşesinde ki en üst raftan bardak çıkardım ve sandalyeye yerleştim. Etrafa saçmamaya özen gösterdim ve bardağı doldurdum. Soğuk olması beni hoşnut ederken bir yandan da etrafı seyrediyordum. Gözüm tam karşımda duran saate kaydığında iç çekmelerim tekrar baş göstermişti. Bardakta olan limonata bitene kadar öylece etrafı seyrettim. Elimde kalan boş bardağı tezgaha bıraktım ve yine dar adımlarla salona geçtim. Koltuğa oturdum, belimi yasladım. Elimde olmadan bacaklarım sallanıyordu. Endişelenmemem gerektiğini biliyordum. Buna tezat şekilde endişem katlanıyordu oysa ki. Elim telefona gitsede kendimi dizginlemeyi başarıyordum. Elbet gelecekti. Her gün olduğu gibi, eve geç dönecekti sadece. Yanı başımda duran kırlante kafamı koydum ve bacaklarımı yana yatırdım. Şuanlık uykum yoktu. Televizyonu açtım. Öylece kanallarda gezerken, ayak ucumda olan telefon titredi. Heyecanla doğruldum ve elime aldım. Taehyung arıyordu ve heyecanım yavaşça sönmüştü. "Efendim Taehyung?" dedim dudak içimi kemirirken. Karşı taraftan bir iç çekiş geldi. "Jungkook geldi mi? Telefonlarımı açmıyor." "Ah, hayır. Gelmedi." dedim gözlerimi kapatarak. "Peki. Saat kaçta gelirse gelsin bana dönüş yapsın lütfen." dedi ağzına birkaç birşey atarken. "Haber ederim." dedim ve telefonu kapattım. Merak etmeye başlamıştım. Biraz daha bekleyip, diğer arkadaşlarını arayacaktım. Sakin olmaya çalıştım. Geri yattım ve diziye devam ettim. Yanaklarım şişirdim ve derin bir nefes bıraktım. Televizyon sesi sinirimi bozmuştu ve sinirle kapattım. Odaya çıkıp yatmak istiyordum. Ama bir yanımda, o geldikten sonra hesap sormak istiyordu. Ve öyle yapacaktım. Bacaklarımı sallamayı bıraktım ve ayağa kalktım. Biraz evin içinde dolaşmak iyi olabilirdi. Jungkook'un çalışma odasına girdim. Hiç gitmek bilmeyen kendine has bir kokusu vardı bu odanın. Deri kaplamalı döner koltuğa oturdum. Masanın üstündekileri inceledim. Ahşaptı herşey. Düzenli bir eşim vardı ve bu benim kolayıma geliyordu. Cebimde ki telefon tekrar titrediğinde yine heyecanım kendini ortaya koymuştu. "Efendim Jimin?" dedim bıkkınlıkla. "Seninki mekânda. Gel ve kocanı al." "Mekânda?" dedim şaşkınca. Beni onaylayan mırıltılar çıkarttı. "Evet. Karşımda oturuyor. Gel al bence." "Gelirim. Konum at." dedim odadan ayrılırken. "Atarım, yeter ki gel ve şu maymunu al burdan." Gülmeme engel olamamışken, hırkamı geçirdim üzerime. Gelen konum ile araba anahtarını ve cüzdanımı aldım. Kapının ağzından evin anahtarını da kurtarıp, kendimi dışarı attım. Arabaya binince derin bir nefes aldım. Ben Jeon'u evde, diken üstünde beklerken o bencilce davranmıştı. Sinirlenmemek elde değildi. "Vay arkadaş ya. Bar şehrin dışında resmen. O yüzden geç geliyormuş demek ki. Sorarım ama Jeon bunları." Arabadan bile duyulan müzik sesiyle yüzümü buruşturdum. "Nerelere geliyorsun Jeon, Of!" İndim ve hızlıca önüne gittim. "Nereye giriyorsunuz hanımefendi?" dedi kapıda ki benim beş katım olan iri adam. "Kocamı almaya geldim?" Beni süzdü. "Kocanız?" Ne yapmaya çalışıyordu bu adam? "Evet beyefendi. Eşim içerde ve almam gerek." "Adı?" Ne kadar ısrarcı ve sinir bozucuydu bu böyle. "Jungkook. Jeon Jungkook." dedi gururla. "Peki. Buyrun." Adamı ittirdim ve içeri girdim. Yoğun müzik kulağıma baskı yaparken bu tarz ortamlara birkez daha lanet ettim. Bana el sallayan Jimin'i görmemle adımlarımı hızlandırdım. Jeon'u görüyordum ve hâlâ elinde ki içecekle meşguldü. Masanın yanına ulaştığımda, Jimin bıkkınlıkla bağırdı. "Al şunu şuradan!" Müzik o kadar yüksekti ki zar zor duymuştum. Jeon'un kolundan tuttum. Kaldırmaya çalıştım ama olmuyordu. "Jeon!! Kalk!" Yüzüne eğildim. "Hadi gidelim!" "Bebeğim mi gelmiş? Gel kucağıma." Dediğinde kendimi geri çektim. "Jimib tuvalet nerede?" "Dümdüz yürü. Sağa dön, kabak gibi çıkıyor önüne." Kıkırdadım ve Jungkook'u zorda olsa kaldırdım. Gömleğinin açılmış düğmelerini kapattım. "Ayıldığında konuşacağız!" "Bende seni seviyorum yavrum!" dedi yanağımı öpmeye çalışırken. "Yılışma tamam!" Tuvalete girdik ve Jeon'un yüzünü yıkamaya çalıştım. "Mendy bırak! İstemiyorum!" "Rahat dur! Kızıyorum Jeongguk!" Dedim avucumda ki suyu yüzüne tutarak. Islanan suratını buruşturdu. Sinirle ofladı. Kurulamak adına peçeteye bakındım. "Ah hadi ama! Peçete yok." dedim sızlanarak. Jungkook baktığım tarafa döndü ve sökülmüş peçete yerine baktı. "Bunu burdan söken or*sp* çocuğu yaşamayı hak etmiyor!" dedi ağız dolusu küfür ederken. Avucumu ağzına yapıştırdım. "Sakin ol!" dedim. Devamı yorumda✓✓