У нас вы можете посмотреть бесплатно Bir İncir Haberi ve Gazeteciliğin Hatırası или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Gazetecilik bazen büyük manşetlerden değil, küçük ayrıntılardan doğan unutulmaz hikâyelerden oluşur. Duayen gazeteci Erdem Özcan’ın yıllar sonra gülümseyerek anlattığı bir anı da tam böyle. 1986 yılında Gürses Gazetesi’nde gazeteciliğe başlayan Özcan, bir gün gazeteci Abdurrahman Öz ile birlikte Türkiye’nin en büyük sanayicilerinden Vehbi Koç ile röportaj yapmak için Pınar Otel’e gider. Büyük bir isimle konuşmanın heyecanı vardır içlerinde. Ancak Vehbi Koç onları masasına davet eder, çay söyler ve samimi bir sohbet başlar. Röportajın ardından bir incir bahçesine gidilir. Vehbi Koç incir alır, gazeteciler de hem sohbet eder hem fotoğraf çeker. Dönüş yolunda Özcan merakla sorar: “Abi kaç kilo incir aldılar?” Abdurrahman Öz ise gülerek “Üç kasa yazarsın… Sen elli kilo yazarsın” der. Gerçekten de haber hazırlanırken incir alışverişi 50 kilo olarak yazılır. Ertesi gün otele gittiklerinde içeri alınmazlar. Görevli, “Vehbi Koç çok kızdı, bir kilo incir aldı siz elli kilo yazmışsınız” der. Abdurrahman Öz’ün cevabı ise durumu kurtarır: “Biz bir kilo yazdık, yazı işleri elli kilo yaptı. Koskoca Vehbi Koç, bir kilo inciri ne yapacak?” Bu söz Vehbi Koç’un da hoşuna gider ve gazetecileri tekrar yanına çağırır. Masada o gün gazeteci Altan Öymen de vardır. Herkes gülüşür, sohbet devam eder. Bu anı bize şunu hatırlatır: Gazetecilik sadece haber yazmak değildir. Bazen bir fotoğraf karesi, bazen küçük bir hata, bazen de bir gülüş yıllar sonra bile anlatılan bir hikâyeye dönüşür. Ve bazen… Bir kilo incir, gazetecilik tarihinde *elli kilo* olur.