У нас вы можете посмотреть бесплатно Tarih 2. Ders: Cahiliyeden İslam’a: Kabilecilik ve Kadının Konumu | Ferman Kızmaz или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
00:00 Kabilecilikten Ümmetçiliğe Geçiş 04:49 Soy ve Irk Anlayışı 08:20 Ev İçi Haklar ve Yardımlaşma 10:33 Haram Aylar ve Güvenlik 10:52 Cahiliye Döneminde Kadının Durumu Dersin Özeti: Kabile Düzeni ve İslam'ın Yaklaşımı İslam, kabile düzeninin temelini oluşturan soy ve kan bağlarına dayalı birliktelik anlayışını reddederek yerine iman ve inanç birliğini esas alan ümmetçilik anlayışını getirmiştir. Cahiliye döneminde bir kabile üyesi, akrabası haksız olsa bile onu savunmakla yükümlü hissediyordu. İslam bu "kör bağımlılığı" cahiliye anlayışı olarak nitelendirmiş ve adaleti anne-baba veya akraba aleyhine de olsa ayakta tutmayı emretmiştir. Rekabet ve Övünme (Tekasür) Cahiliye Arapları; mal, mülk, evlat ve savaşçı sayısı gibi maddi unsurlarla övünmeyi en büyük değer sayıyorlardı. Hatta kabilelerin sayıca üstünlüklerini kanıtlamak için mezarlardaki ölüleri bile sayacak kadar ileri gittikleri (Tekasür Suresi'nin nüzul sebebi) anlatılmaktadır. İslam, bu boş övünme anlayışını kınamış; üstünlük ölçüsü olarak sadece takvayı (Allah'a karşı sorumluluk bilinci) kabul etmiştir. Irkların ve kabilelerin yaratılış gayesinin ise üstünlük taslamak değil, birbirleriyle tanışıp medeniyet alışverişinde bulunmak olduğu vurgulanmıştır. Adalet ve İntikam Sistemi Cahiliye döneminde merkezi bir devlet ve yargı sistemi olmadığı için adalet, bireysel intikama dayalıydı. Bir kabileden biri öldürüldüğünde, katilin kendisi yerine kabileden herhangi birinin öldürülmesi "kanın kanla temizlenmesi" olarak görülüyordu. İslam, bu keyfi intikam döngüsünü kırarak hakkın ve adaletin şahıslar üstü bir otoriteyle tesis edilmesini sağlamıştır. Şahitlik ve Psikolojik Hassasiyetler İslam hukukundaki bazı şahitlik hükümleri (iki kadın şahit meselesi gibi), kadını aşağılamak için değil, insan psikolojisindeki duygusal ve mantıksal dengeleri korumak içindir. Kadınlardaki duygusal yoğunluğun neslin korunması ve aile hayatı için vazgeçilmez bir üstünlük olduğu, ancak hukuki süreçlerde birinin yanılabileceği ihtimaline karşı diğerinin onu desteklemesi amacıyla bu tür düzenlemelerin yapıldığı ifade edilmiştir. Kadının Konumu Cahiliye Dönemi: Kadınlar sosyal haklardan yoksundu; kız çocukları utanç kaynağı görülerek diri diri toprağa gömülebiliyordu. Kadın, miras hakkı olmayan ve adeta bir eşya gibi değerlendirilen bir varlıktı. İslam'ın Getirdikleri: İslam, kadına mülkiyet ve miras hakkı tanımıştır. Kadının malı tamamen kendisine aittir ve evlendikten sonra bile kocası bu mal üzerinde hak iddia edemez. Kadının temel sorumlulukları eşine karşı tutumu ve çocuk terbiyesiyle sınırlandırılmış; ev işleri gibi konularda ise erkeğin yardımcı olması veya imkan varsa hizmetçi tutması tavsiye edilmiştir. Batı medeniyetinin kadına benzer hakları ancak 20. yüzyılda tanımaya başladığına dikkat çekilmiştir. Haram Aylar Cahiliye döneminde bile Hazreti İbrahim ve İsmail'den kalan bir gelenekle; Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarında savaşmak yasaktı. Bu aylar, insanların güven içinde ticaret yapabildiği ve Kabe'yi ziyaret edebildiği yegane barış dönemleriydi.