У нас вы можете посмотреть бесплатно Picoğlu Osman-Giresun Üstünde (Eşref Bey Ağıtı) или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Picoğlu Osman-Giresun Üstünde (Eşref Bey Ağıtı) Yöre: Giresun Kaynak: Picoğlu Osman Giresun üstünde vapur bağ’rıyor Eşref’in yarasın doktor sarıyor Eşref’in anası yanmış ağlıyor Atma Hakkı atma pişman olursun Giresun beylerine düşman olursun Pazarsu deresi bir ufak dere Eşref’i vurdular nafile yere Nafile nafile o da nafile Giresun’da dostum var o da nafile Cenazeyi koydular otomobile Camlı sokak paşedini atlayamadım Hakkı düşman imiş anlayamadım Nafile nafile o da nafile Atma Hakkı atma pişman olursun Attığın mermiden sen utanırsın * * Picoğlu Osman 1901-1946. Görele’nin Daylı köyünde doğdu. Asıl adı Osman Gökçe’dir. Okula gitme olanağı bulamadığından okuma yazmayı sonradan öğrendi. Küçük yaşlarda babası öldü. Yoksul ailesine yük olmamak için kemençeci Karaman Halil Ağa olarak bilinen Halil Kodalak’ın yanında çobanlık yaptı. Bu dönemde kemençeye merak sardı ve öğrenmeye başladı. Yeteneğini fark eden Halil Ağa ayrıca önem vererek Picoğlu Osman’ı yetiştirdi ve gittiği yerlere götürmeye başladı. Kısa sürede yörede tanınan ve adını duyurdu. Yörede çalınan her havayı Picoğlu Osman’a öğreten Halil Ağa, geleneklere bağlı olarak kendisi açısından önemsediği ve ustalık belirtisi olarak kabul edilen Tuzcuoğlu havasını öğretmedi. Yanın da çalmadığından Osman’ın da öğrenme şansı olmadı. Ancak bir gün arkadaşlarının yardımıyla, kendisi de saklanarak bir köprüde Halil Ağanın çaldığı havayı dinleyip öğrendi. Daha sonra yöredeki bir düğünde Osman’ın bu havayı çaldığını gören Halil Ağa buna çok kızarak »Ulan piç oğlu piç, bunu da mı öğrendin« diyerek silahını çekip Osman’ın üzerine yürüdü. Ancak silahı tutukluk yaptığından bir sorun olmadı. Bu olaydan sonra da Picoğlu Osman olarak anılmaya başladı. Picoğlu Osman yalnızca kemençe çalmakla kalmayıp kendi türkülerin de yazdı. Bu türkülerin birçoğu doğaçlama olarak söyledi ve bunlar daha çok ‘atma türkü’ olarak kayıtlara geçti. Ancak yöredeki olaylara bağlı olarak birçok da ağıt yaktı. Derleme çalışmaları için Karadeniz’e giden Muzaffer Sarısözen ve daha sonra Sadi Yaver Ataman ile karşılaşan Picoğlu Osman, Ankara’ya davet edilerek kemençe sanatçısı olarak birçok radyo programına katıldı ve giderek tüm Türkiye’de duyuldu. Sadi Yaver Ataman tarafından radyolarda Bicioğlu Osman olarak tanıtıldı. Döneminde birçok plak dolduran Picoğlu Osman, yakalandığı siroz hastalığının tedavisi için gemiyle İstanbul’a giderken Amasra-Zonguldak açıklarında öldü ve İstanbul’da toprağa verildi. * * Burada yer alan veriler EskiDevir kanalındaki orijinal link kaynağı belirtilmediği sürece kullanılamaz. Başka ortamda aktarılacak video ve müziklerde hiçbir değiştirme, kesme ve/ya ekleme yapılamaz. Bu şartlar yerine getirildikten sonra ve ticari amaç olmaksızın alıntı yapılabilir. Aksi durum telif ihlali sayılır. Burada kastedilen telif, eserlerin üzerinde bir hak talebi değil, sadece buradaki sunumla ilgilidir. Eserlerin ticari hakları ilgili özel ve/ya tüzel kişilerin kendilerine aittir. Bir ihtilaf çıkması durumunda kendileriyle veya yasal temsilcileriyle bağlantıya geçilmelidir. http://BekirKaradeniz.com http://bekirkaradeniz.com/index.php/b...