У нас вы можете посмотреть бесплатно Barcelona'nın 140 Yıldır Bitmeyen Rüyası: Sagrada Família'nın Sırrı. или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Bir Kitabeden Doğan Rüya Yıl 1882. Barcelona'nın fakir bir mahallesinde, günahlardan arınmış bir aile maneviyatını yüceltmek için basit bir "kefaret kilisesi" inşasına başlanır. İlk mimar Francisco de Paula del Villar... Ancak onun planları sıradan bir neogotik yapıdan ibarettir ve bir yıl sonra, fikir ayrılıkları nedeniyle projeden ayrılır. Ve sahneye o çıkar: Antoni Gaudí. O zamanlar henüz 31 yaşında, gözüpek, doğaya tutkun bir dahi. Projeyi devraldığında, köklü bir karar verir: "Bu artık bir kilise değil, taşa oyulmuş bir İncil olacak." Villar'ın temelini ve genel haç planını korur ama geri kalan her şeyi, adeta Tanrı'nın yarattığı doğayı taklit ederek yeniden tasarlar. Dikmeler artık ağaç gövdesi, tavan yaprakları andıran göz alıcı bir orman, ışık ise kutsal bir atmosfer yaratan renkli camlardan süzülen bir melodi olacaktır. Gaudí'nin Sıradışı Evreni: Doğa, Mistisizm ve Matematik · Doğanın Anatomisi: Gaudí, düz çizgilerin Tanrı'ya ait olmadığını söylerdi. Onun için kutsal olan, doğanın kıvrımlarıydı. Kolonlar, ağaç gövdeleri gibi dallanır; tavan, bir ormanın gölgeliklerini yansıtır. Hatta bazı sütunların şeklini, kemiklerin iç yapısından ilham alarak tasarlamıştır. · Taşa Oyulmuş İncil: Cepheler birer dev açık hava sahnesidir. Doğuş Cephesi (Natividad), İsa'nın doğumunu anlatan, adeta neşeyle fışkıran bir heykel şölenidir. İhtişam Cephesi (Gloria) henüz tamamlanmamış olan insanın kurtuluş yolculuğunu betimleyecektir. En çarpıcısı ise Tutku Cephesi (Pasión)'dir. Gaudí'nin ölümünden sonra, heykeltıraş Josep Maria Subirachs'ın elinde şekillenen bu cephe, İsa'nın çilesini, köşeli, keskin ve kasvetli çizgilerle, izleyene derin bir hüzün ve acı hissi vererek anlatır. Buradaki heykeller, geleneksel güzellik anlayışının tamamen dışındadır; acının ham ve soğuk yüzünü yansıtır. · Matematiğin Büyüsü: Gaudí, devasa yapının statik hesaplarını yapmak için ters sarkaç adını verdiği dahiyane bir ip ve ağırlık sistemi kurdu. Tavanına astığı iplerin ucuna, kemerlerin ağırlığını temsil eden küçük torbalar bağladı. Yerçekimiyle oluşan bu eğriyi fotoğraflayıp ters çevirdiğinde, yapının doğal taşıyıcı kemer formunu buluyordu. Bu sistem, günümüzün bilgisayar simülasyonlarının 100 yıl önceki karşılığıydı. Mimarın Trajik Sonu ve "Kefaret"in Anlamı Gaudí, 1914'ten sonra hayatını neredeyse tamamen bu projeye adadı. Giderek daha mütevazi bir hayat sürmeye, hatta atölyesinde yatmaya başladı. 7 Haziran 1926'da, her zamanki gibi sade giysileriyle kiliseden eve dönerken bir tramvayın çarpması sonucu ağır yaralandı. Görünüşünden dolayı kimse onun dahi mimar olduğunu anlamadı; bir dilenci sanılarak fakirler hastanesine götürüldü. Durumu fark edildiğinde ise artık çok geçti. Üç gün sonra hayatını kaybetti ve en büyük eseri olan Sagrada Família'nın mahzenine gömüldü. Ölümü, bir azizin trajik kaybı gibi, adeta kendi Tutku Cephesi'nden bir sahneye dönüşmüştü. Gaudí'den Sonra: Bir Bulmacayı Tamamlamak Gaudí, geriye yalnızca detaylı çizimler değil, aynı zamanda bir dizi alçı model bıraktı. Ancak 1936'daki İspanya İç Savaşı sırasında, anarşistler atölyeyi basarak birçok plan ve modeli parçaladı. Bu, proje için büyük bir felaketti. Sonraki mimarlar, adeta bir arkeolog titizliğiyle kırık parçaları birleştirerek ve Gaudí'nin felsefesini yorumlayarak inşaatı sürdürmek zorunda kaldılar. Her taş, bir tahmin, yorum ve yaratıcılık üçgeninde yerine konuldu. İnşaat Neden Hala Bitmedi? Sadece Bir "İnşaat" Değil Ki Bu... 1. Kefaret İlkesi: Kilise, bağışlarla (kefaret adı üstünde) inşa ediliyor. Hiçbir devlet veya büyük kurumdan düzenli fon almıyor. Bu, finansal istikrarı zorlaştırıyor. 2. Karmaşıklık: Her bir taş, özel tasarım, hesaplama ve el işçiliği gerektiriyor. Modern teknoloji (Bilgisayar Destekli Tasarım, taş kesme robotları) hızı artırsa da, bu bir gökdelen inşa etmek değil; dev bir sanat eserini, elle yoğurmak. 3. Yorum ve Miras Tartışmaları: Her yeni mimar ve heyet, "Gaudí bunu nasıl yapardı?" sorusuyla boğuşuyor. Günümüzde kullanılan beton gibi modern malzemelerin orijinal tasarıma uygunluğu tartışma konusu. İnşaat, sürekli bir sanat, mimarlık ve etik tartışmasının merkezinde. 4. Taşın Dili: Kullanılan taşların fiziksel özellikleri ve tedariki bile başlı başına bir macera. Farklı bölgelerden getirilen taşlar, yapının farklı kısımlarında farklı anlamlar ve dayanıklılık sunuyor. Günümüz ve Gelecek: Bitmeyen Bir Senfoni 2026 yılı, Gaudí'nin ölümünün 100. yıldönümü ve merkezî kulelerden biri olan İsa Kulesi'nin haçının yerleştirilerek yapının "tamamlanması" hedefleniyor. Ancak gerçekte, süslemeler, iç detaylar ve çevre düzenlemesi gibi işler onlarca yıl daha sürebilir. Bu yüzden, o devasa iskeleler ve vinçler, bir eksikliğin değil, devam eden bir inancın, sabrın ve insanın yaratıcılıkla olan imkansız dansının en görkemli sembolüdür.