У нас вы можете посмотреть бесплатно Epilepsi ile Mücadele Eden 3 Hasta, 'Nöbetsiz' Yaşama Kavuştu или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Antalya'da epilepsi hastaları Mümin Top (22), İlayda Bilir (24) ve Servet Ahşun (42), Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde gerçekleştirilen farklı cerrahi operasyonlarla 'nöbetsiz' hayata kavuştu. Nefes alamaz hale geldiği için yoğun bakıma kaldırılan Mümin Top, yemek yiyemediği için 30 kiloya düşen ve tekerlekli sandalyeye mahkum olan İlayda Bilir ve geçirdiği şiddetli nöbetleri ilaçlar engelleyemeyen Servet Ahşun, uygulanan epilepsi cerrahisi sonrası hayata yeniden dönmenin mutluluğunu yaşıyor. Tıp Fakültesi'nde gerçekleştirilen operasyonlarla artık 'nöbetsiz' hayat yaşayan Top, Bilir ve Ahşun ve yakınları, doktorlara dua ediyor. EPİLEPSİ CERRAHİSİNDE 3 YÖNTEM Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü Beyin ve Sinir Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Çakın, epilepsi ya da halk arasında bilinen ismiyle 'sara' hastalığının ilaca dirençli olması durumunda 3 farklı cerrahinin uygulanabildiğini belirtti. Doç. Dr. Çakın, bunların epileptik odağın çıkarılması, nöbet yayılım yollarının kesilerek nöbetlerin sıklık ve şiddetini azaltmaya yönelik cerrahi ve vagal sinir stimülasyonu (pil uygulaması) olduğunu ifade etti. Beyin ve Sinir Cerrahi Anabilim Dalı olarak 2022 yılından bu yana 35 hastaya epilepsi cerrahisi, 12 hastaya ise pil takıldığını ifade eden Doç. Dr. Hakan Çakın, "Kafatasını açtığımız, beyin üzerinde yaptığımız tüm ameliyatlar genel olarak zor ameliyatlardır. Özellikle hafızanın işlendiği önemli bölgelerin bulunduğu yerlerin cerrahileri zor cerrahiler. Sonrasında yoğun bakıma mutlaka alıyoruz" dedi. 'YEMESİNİ, İÇMESİNİ HATTA NEFES ALMASINI ZORLAŞTIRIYORDU' Doç. Dr. Hakan Çakın, 3 hastaya 3 farklı cerrahi uygulandığını anlatırken, Mümin Top'un sürekli nöbet geçirme haliyle acil servise başvurduğundan bahsederek, şunları söyledi: "Yoğun bakımda verilen ilaçlarla statustan (kesilmeden devam eden uzun nöbet) çıktıktan çok kısa süre sonra yeniden statusa giriyordu. Bilincini kaybedip, mekanik ventilatöre bağlanıyordu. Bu epileptik atakların arasının çok az olması ve çok dirençli epilepsi olması, Mümin'in yemesini, içmesini, hatta kendi nefesini almasını bile zor durumda bırakıyordu. Ve Mümin için acil bir cerrahi kararı verdik. Beynin tam ortasındaki 'korpus kallozum' denilen yerde sağ beyin ve sol beyin arasındaki bağlantıyı, aradaki iletişimi ve elektriksel akımın geçmesini sağlayan fiberler bulunuyor. Biz operasyonla bu bağlantıyı keserek bu geçişi azalttık. Bu da nöbetlerin azalmasını ya da hiç nöbet geçirmemesini sağladı." TOPLUMDA GÖRÜLME SIKLIĞI YÜZDE 1 İLE 3 ARASINDA Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Apaydın Doğan da beyindeki sinir hücrelerinde anormal elektriksel aktivite dalgalanmaları ve deşarj sonucu ani ve kontrol edilemeyen kasılma, istemsiz hareketler ve bilinç kaybı gibi nöbetlerle karakterize bir beyin hastalığı olan epilepsinin, çocukluk ve yaşlılık döneminde daha sık görülebildiğini belirtti. Bu iki dönemin de hastalığın gözden kaçabileceği dönemler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Doğan, çocukluk dönemindeki epilepsiyi kimi zaman öğretmenlerin fark ettiğini vurguladı. Prof. Dr. Doğan, ders başarısında düşmeyi ve çocuktaki boş bakmaları fark eden öğretmenlerin ailelere çocukta bir şeylerin değiştiğini söylediklerini kaydetti. Yaşlılık sürecinde ortaya çıkan hastalığın belirtilerini yemeden içmeden kesilme, boş bakma ve dalma olarak açıklayan Prof. Dr. Doğan, "Hastalığın toplumda görülme sıklığı yüzde 1 ile yüzde 3 ama belli yaşlarda yüzde 4'lere çıktığını biliyoruz" diye konuştu. 'BİZLER TERZİ GİBİYİZ' Epilepsinin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu vurgulan Prof. Dr. Ebru Apaydın Doğan, hastalığın kontrol altına alındığında hastaların normal yaşamlarını sürdürebildiğine dikkat çekerek, "Bütün hastalar ömür boyu ilaç kullanmıyor. Kimisi cerrahi geçiriyor ve 2 yıldan sonra ilacı kesebiliyoruz. Bizler terzi gibiyiz aslında. Herkesin gömleği farklı, rengi farklı. Her hasta farklı. Hastaların yüzde 70'i sadece ilaçla düzelebiliyor zaten. Yüzde 30'u ise medikal yanıtı olmadığı için cerrahi uygulanan hastalar" dedi. Prof. Dr. Doğan, cerrahi uygulanarak epileptik nöbetleri sona eren hastalar Mümin Top, İlayda Bilir ve Servet Ahşun'un takiplerinin devam ettiğini ve düşük dozda sürdürülen ilaç tedavilerinin de sona erdirileceğini söyledi. 'KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM' Epilepsi cerrahisi uygulanan Mümin Top, yoğun bakım sürecini hiç hatırlamadığını anlatırken, "Allah'a şükür kendimi iyi hissediyorum" dedi. İlayda Bilir'in annesi Canan Bilir (43), kızının doğum anında oksijensiz kalmasına bağlı beyin felci geçirdiğini ve 24 yıldır da epilepsi ile savaş verdiklerini söyledi. İlayda'nın hastalığının ilaçlara karşı dirençli olduğunu belirten anne Bilir, "Bütün ilaçları neredeyse kullandık diyebilirim. En son artık ilaçlar fayda etmedi. Nöbetler ağırlaştı. Güçten düştü, kilodan düşmeye başladı. En son tekerlekli sandalye kullanmaya başladık" diye konuştu.