У нас вы можете посмотреть бесплатно Unutulan Bir Ayırıcı Tanı: Enfeksiyöz Mononükleoz или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Nöbetinizin 9. saatindesiniz. Henüz hiç oral alamamış, sarı alandan bir dakika bile ayrılamamışsınız, deskin önünde sonunu göremediğiniz uzun bir hasta/hasta yakını kuyruğu; alanda ortak çalıştığınız meslektaşınız en azından birkaç dakika ihtiyaç gidermeniz ve nefes almanız için sizi molaya çıkmanız konusunda teşvik ederken; önünüzde 18 yaş bir erkek hasta, bir haftadır süregelen boğaz ağrısı, ateş ve eklem ağrılarından yakınıyor (son 48 saat içinde ardışık iki PCR testi COVID-19 açısından negatif bir hasta düşünelim). İçinizden basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu vakası olarak geçirdiğiniz hasta neden yeşil alandan sarı alana sekmiş diye bir yandan düşünürken, bir yandan da mola öncesi ‘benim triyaj kodum yeşiiiiil’ diye bağıran bir vakayı (!) meslektaşınıza devretmeden değerlendirme isteğinize engel olamıyorsunuz: klinik olarak stabil görünümde, öyküde özelliği olmayan, vital bulguları TA:126/60 mmHg, nabız:102 bpm, ateş:38,5, SS:18 ve SpO2:%100 olan hastanın orofarenks muayenesi hipertrofik ve kriptik tonsiller… Her şey dört dörtlük gidiyor, akut kriptik tonsillit tanı ve tedavisiyle hasta taburcu oluyor. Siz molaya hasta eve; ancak hikaye burada bitmiyor: Senaryo 1: Nöbetin 22. saati; ha gayret bitti bitecek derken kıdemliniz, kırmızı alandan sizi çağırıyor. Saatler önce streptokokal farenjit reçetesiyle taburcu ettiğiniz hasta bu defa ciddi solunum sıkıntısı tablosuyla karşınızda. Yakınından son birkaç saattir giderek artan yutma güçlüğü, nefes darlığı, dudaklarda morarma ve bilinç bulanıklığı semptomlarının tabloya eklendiğini öğreniyorsunuz; takipneik, ciddi stridoru, interkostal ve suprasternal retraksiyonları, servikal muayenesinde bilateral lenfadenopatileri mevcut. Hasta ajite, ekstremite distalleri soğuk-soluk, pulse oksimetre ile saturasyon ölçemiyorsunuz. Arteriyel kan gazı analizinde SpO2:%66 PaO2:48. Hasta klinik olarak hızla kötüleşiyor ve hava yolunu güvence altına almalısınız; önceki orofarenks muayenesi hatırınızda, bilateral tonsiller fazla büyüktü ve eksüdatif alanlar çoktu sanki… Yaygın servikal LAP’lar da işin içinde, zor entübasyon ihtimali açısından alternatif hava yolu araçlarınız da hazır, videolaringoskopla denediniz ve başarısız entübasyon. O sırada gördükleriniz size yetti; nazofarengeal, palatal and lingual tonsiller diffüz şiş, farengeal duvar, epiglot ve supraglot yaygın ödemli, anatomik olarak yapıları ayırt etmekte dahi zorlanıyorsunuz, vokal kordları zaten göremediniz. Kıdemlinizin de başarısız olması ile, hastaya acil krikotirotomi ile hava yolu güvenliği sağlanıyor; YBÜ’ye yatırılıyor, acil tonsillektomi ve trakeostomi sonrası takiplerinde Monospot testi pozitif gelen hastada tanı: enfeksiyöz mononükleoz - üst havayolu obstrüksiyonu. Basit bir tonsillitti oysa? Senaryo 2: Dördüncü günaşırı nöbetiniz. Acilin en kalabalık saatleri. Bu sefer yeşil alandasınız. Muayene odasına giren hastanın yüzü tanıdık, o sizi daha önce tanıyor; yaklaşık bir hafta önce verdiğiniz üst solunum yolu enfeksiyonu tedavisiyle tamamen iyileşmiş ve size teşekkür ediyor. Başvuru sebebi, ağırlık kaldırdıktan sonra başlayan sol omuz ağrısı. Lokomotor sistem muayenesinde kayda değer patoloji saptayamıyorsunuz, öyküyü derinleştirdiğinizde; 2 gündür karın ağrısının olduğunu, ancak başvuru sebebinin bu olmadığını ifade ediyor. Bir alaka kuramadınız, önce şu omuz işini çözeyim fikriyle grafilerini istediniz. Dakikalar sonra iç hat telefonunun acı acı çalması ve röntgen teknisyeninin ‘Hocaaam hasta bayıldı’ feryadıyla görüntüleme merkezine koştururken aklınızda hiçbir tanı oluşmuyor; neyse ki hastayı bilinci açık, trendelenburg pozisyonunda bulunca biraz rahatlıyorsunuz, cildi hafif soluk, TA:92/60 mmHg, nabız:126 bpm, o sırada nedense hastanın karın ağrısı aklınıza takılıyor, palpasyonla sol üst kadranda hassasiyet ve defans var, dalak kot altı 2 cm ele mi geliyor ne?