У нас вы можете посмотреть бесплатно Ferahfezâ Mevlevî Âyin-i Şerîfi или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Ferahfezâ Mevlevî Âyin-i Şerîfi // Hammâmîzâde İsmâîl Dede Efendi 0:00 - Naat-ı Şerif 6:36 - Baş Taksim 12:57 - İlk Peşrev 21:03 - 1. Selam 30:32 - 2. Selam 34:53 - 3. Selam 43:30 - 4. Selam 45:34 - Son Yürük Son Peşrev 47:42 - Son Taksim 50:27 - Aşr-ı Şerif 53:32 - Post Duası Ferahfezâ Mevlevî Âyin-i Şerîfi // Hammâmîzâde İsmâîl Dede Efendi BİRİNCİ SELÂM Bişnev ez ney çün şikâyet mî küned Ez cüdâyîhâ hikâyet mî küned K’ez neyistan tâ me-râ büb’rîdeend Ez nefîrem merd ü zen nâlîdeend Sîne hâhem şerha şerha ez firâk Tâ bi-gûyem şerh-i derd-i iştiyâk Dinle neyden nasıl şikayet ediyor? Ayrılıkları nasıl anlatıyor? (Diyor ki) beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryadımdan kadın-erkek (herkes) ağlayıp inledi. Ayrılıktan parça parça olmuş (bir) kalp isterim ki özlem derdini ona açıklayayım. İmrûz cemâl-i tü ber dîde mübârek bâd Ber mâ heves-i tâze pîçîde mübârek bâd Gülhâ çü meyan bendend ber cümle cihan handend Ey ber gül ü sad çün gül handîde mübârek bâd Bugün senin güzelliğin, göze kutlu olsun! (Başımıza) dolanan yeni heves kutlu olsun! Güller bellerini bağlayınca bütün cihan halkına gülümserler. Ey güle de gül gibi yüzlercesine de (gülümseyen)! Gülüşün kutlu olsun! Tâ men bi-dîdem rûy-i tü ey şem‘ ü mâh-ı rûşenem Her câ nişînem hurremem her câ revem der gülşenem Her câ hayâl-i şeh büved bâğ-ı temâşâgeh büved Der her makâmî ki revem ber işretî ber mî tenem Derhâ eğer beste şeved z’in hânıkâh-ı şeş-derî An mâh-rû ez lâ-mekân ser der küned der revzenem Ey parlak mum ve ay (gibi olan sevgilim)! Senin yüzünü gördüğümden beri nerede otursam sevinçliyim; nereye gitsem (orası) gülbahçesi (gibidir). Padişahın hayâlinin göründüğü her yer, bağdır, seyran yeridir (bana). Gittiğim her yerde bir işrete oturur (gibiyim). Şu altı kapılı tekkenin kapıları kapalı olsa bile o ay yüzlü (güzel), mekânsızlık âleminden (gelip) başını penceremden uzatıverir. Men ez iklîm-i bâlâyem ser-i âlem ne-mî dârem Ne ez âbem ne ez hâkem ser-i âdem ne-mî dârem Der an şerbet ki can sâzed dil-i müştâk can bâzed Hıred hâhed ki der bâzed meneş mahrem ne-mî dârem Ben yüceler ülkesindenim, bu dünya ile işim yok. Ne sudanım, ne topraktan; insanla işim yok benim. Canın yaptığı şarapta, sevgiliyi özleyen gönül, canıyla oynar. Akıl da oynamak ister ama ben onu lâyık görmüyorum. İKİNCİ SELÂM Mutribâ an perde zen k’an yâr-ı mâ mest âmedest An hayât-ı bâ-safâ vü bâ-vefâ mest âmedest Aşk-ı bî-çün bin ki can râ çün kadeh pür mî küned Rûy-i sâkî bin ki handân ez bekâ mest âmedest Ey çalgıcı! Sevgilimiz sarhoşça geldi; o perdeden çal. O safâlı, vefâlı hayat (kaynağı) sarhoşça geldi. Keyfiyeti bilinmeyen aşka bak; canı, kadeh gibi (nasıl) dolduruyor. Sâkinin yüzüne bak; ebedîlik âleminden (nasıl) gülümseyerek geliyor. ÜÇÜNCÜ SELÂM Dûş Mevlânâ be hâb ender me-râ Sûy-i bezm-i hîş mî zed es-salâ Perdehâ-yi can-fezâ ber dâşte Der hicâz u râst segâh u nevâ Dün gece Mevlâna’yı rüyamda gördüm, (beni) meclisine doğru çağırıyordu. Hicaz, rast, segâh ve nevâ makamlarında, cana can katan perdeler kaldırmıştı. Ey ki hezâr âferin bu nice sultân olur Kulu olan kişiler hüsrev ü hâkân olur Her ki bugün Veled’e inanuben yüz süre Yoksul ise bay olur bay ise sultân olur Binlerce tebrikler! Bu nasıl bir sultandır ki hizmetçisi olanlar, padişah olur. Bugün her kim (Sultan) Veled’e inanıp yüz sürerse, fakir ise bey olur, bey ise sultan olur. Yâr me-râ gâr me-râ aşk-ı ciğer-hâr me-râ Yâr tüyî gâr tüyî hâce-i nigehdâr me-râ Nûh tüyî rûh tüyî fâtih ü meftûh tüyî Sîne-i meşrûh tüyî ber der-i esrâr me-râ Nûr tüyî sûr tüyî devlet-i mansûr tüyî Mürg-i küh-i Tûr tüyî haste be minkâr me-râ Dostum, mağaram, ciğerimi eriten aşkım! Dostum da, mağaram da (sensin); benim koruyup gözeten efendim! Nuh da sensin ruh da sen; açan da sensin, açılan da sen… Sırlar kapısında genişlemiş gönül de sen… Nur da sensin, sur (düğün) da sen; yardıma erişmiş talih de sen… Tur dağının kuşu da sen; beni gagasıyla yaralayan da sen… Rûyet çü gülzâr la‘let güher-bâr Cânî vü dil-dâr dil râ nigeh-dâr Ey yâr-ı meh-rû bâ çeşm-i âhû Hûbî vü hoş-hû dil râ nigeh dâr Yüzün gül bahçesine (benziyor), lâl gibi (dudakların) inci saçıyor. Cansın, gönül alansın, kalbin muhafızısın. Ey ay yüzlü sevgili! Ceylan gözlerinle güzelsin, hoş huylusun; gönlümüze (iyi) bak. Aşkast ber âsuman perîden Sad perde be her nefes derîden Güftem ki dilâ mübâreket bâd Der halka-i âşıkan resîden Ey gülşen-i bâğ-ı lâ-yezâlî Ber çerh-i safâ meh-i kemâlî İn meclis-i in semâ-ı pür-nûr Ez hazret-i tü me-bâd hâlî DÖRDÜNCÜ SELÂM Sultân-ı menî sultân-ı menî Ender dil ü can îmân-ı menî Der men bi-demî men zinde şevem Yek cân çi şeved sad cân-ı menî Terceme için--- Mutriban.com