У нас вы можете посмотреть бесплатно Baskı gelişmeye engel midir? или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Baskı Gelişmeye Engel midir? “Baskı” kelimesi çoğu insanda olumsuz bir çağrışım uyandırır. Zorlanmak, kısıtlanmak, özgürlüğün elinden alınması, hata yapma korkusu… Ancak gelişim dediğimiz süreç de çoğu zaman konfor alanının dışına çıkmayı gerektirir. Bu noktada kritik soru şudur: Baskı gerçekten gelişmeye engel midir, yoksa doğru dozda olduğunda gelişimin bir parçası mıdır? Bu sorunun cevabı, baskının türü, kaynağı ve yoğunluğu ile doğrudan ilgilidir. 1. Yıkıcı Baskı: Gelişimi Durduran Güç Aşırı, sürekli ve tehdit içeren baskı insanın gelişimini ciddi şekilde sekteye uğratır. Özellikle: Sürekli eleştirilmek Hata yapmaya tahammül edilmemesi Aşağılanma veya korku kültürü Özgür düşüncenin bastırılması Bu tür baskılar bireyin yaratıcılığını öldürür. İnsan risk alamaz, yeni şeyler denemekten korkar. Çünkü zihni “başarılı olmak” yerine “ceza almamak” üzerine programlanır. Örneğin bir çocuk düşünelim: Sürekli “yapamazsın”, “beceremezsin”, “yanlış yaparsan görürsün” gibi cümlelerle büyüyen bir çocuk zamanla kendi potansiyeline inanmayı bırakır. Bu durumda baskı, gelişimi desteklemek yerine özgüveni aşındırır. Toplumsal ölçekte de durum aynıdır. Düşünce özgürlüğünün olmadığı, sorgulamanın cezalandırıldığı toplumlarda bilimsel ve kültürel ilerleme yavaşlar. Çünkü yenilik, hata yapma cesareti ister. 2. Yapıcı Baskı: Potansiyeli Açığa Çıkaran Güç Ancak her baskı zararlı değildir. Kontrollü ve bilinçli bir şekilde uygulanan performans baskısı, insanı potansiyelini zorlamaya itebilir. Sporcular müsabaka baskısı altında rekor kırar. Öğrenciler sınav baskısıyla disiplin kazanabilir. Girişimciler rekabet baskısıyla daha iyi ürünler geliştirir. Burada fark şudur: Baskı korku temelli değil, hedef temellidir. Yani birey tehdit edilmez; sadece daha iyisini yapması için motive edilir. Psikolojide “optimal stres” diye bir kavram vardır. Çok az stres rehavete, çok fazla stres tükenmişliğe yol açar. Ama orta düzey stres performansı artırabilir. Tıpkı kas geliştirmek gibi: Ağırlık kaldırmadan kas büyümez; ama aşırı ağırlık sakatlanmaya neden olur. 3. Baskının Kaynağı: Dışsal mı İçsel mi? En kritik ayrım şudur: Baskı dışarıdan mı geliyor, yoksa içeriden mi? Dışsal baskı: Aile, toplum, iş, çevre kaynaklıdır. Kontrol çoğu zaman bireyin elinde değildir. İçsel baskı (öz disiplin): Kişinin kendi koyduğu hedeflerden doğar. İçsel baskı çoğu zaman gelişimi destekler. Çünkü kişi kendi seçtiği hedef için zorlanır. Bu zorlanma anlamlıdır. Ancak dışsal baskı kişinin değerleriyle çelişiyorsa, bu durum iç çatışma yaratır ve gelişim sekteye uğrar. 4. Baskı mı, Konfor mu? İnsan doğası gereği konfor alanında kalmak ister. Ancak gerçek gelişim genellikle rahatsızlıkla başlar. Yeni bir dil öğrenmek, spor yapmak, iş kurmak, topluluk önünde konuşmak… Hepsi belli bir stres ve baskı içerir. Sorun baskının varlığı değil, baskının yönetilememesidir. Baskı: Eğer kişiyi küçültüyorsa → Engeldir. Eğer kişiyi büyütüyorsa → Katalizördür. 5. Uzun Vadeli Etki Sürekli baskı altında yaşamak zamanla tükenmişlik (burnout), kaygı bozukluğu ve özgüven kaybına yol açabilir. Özellikle çocukluk döneminde aşırı baskı, bireyin karar alma ve risk yönetme becerilerini zayıflatabilir. Ancak destekleyici çevre ile birlikte gelen ölçülü baskı, dayanıklılığı artırır. Zorlukla baş etmeyi öğrenen bireyler hayatta daha sağlam durabilir. Sonuç “Baskı gelişmeye engel midir?” sorusunun tek kelimelik cevabı yoktur. Aşırı ve yıkıcı baskı gelişimi engeller. Kontrollü ve hedef odaklı baskı gelişimi hızlandırabilir. Asıl mesele baskının varlığı değil, dengedir. Gelişim; ne tamamen rahatlıkta ne de sürekli korkuda olur. İkisi arasındaki ince çizgide gerçekleşir. İnsan en çok ne zaman büyür? Konfor alanının biraz dışına çıktığında… ama tamamen ezilmediğinde. İstersen bunu daha felsefi, psikolojik ya da toplumsal açıdan daha derinleştirerek de yazabilirim. #mehmetmedia4 #quran #islam #ramadan #muhammad