У нас вы можете посмотреть бесплатно Feridun Kurt/ Bir keman sesini arıyor или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Şiir ; @SelimTemoo Okuyan ; @FeridunKURT kırpışan bir ovaya geçerek geldim Quasimodo yazgısıyla ben kürelerde meraklı eller kuru çeşmeler özleminde sonra doğurdun beni kendini içimde unutarak nasıl sancımaz kaburgaların ey haksızlık edebildiğim ilk insan ey bitek toprakların sarsak yolu alnıma yürüyen yaslı ve yorgun ordu şakaklarımdaki revir dudaklarımdaki çöl ey benim güzel kızım, kocamış bebeğim küçük gün yüzü görmemiş memelerine bastırdığın o sevimli kitaplar rotasına tutsak gemi dağına tutkun gerilla ey ellerini bir kratere düşüren tedbirsiz ey şimdi belki de deniz gören bir balkona konan serçe balkıyan keder beni patlamış yara gibi bırakan gidişler oyuncusu suyun ve sevilen yemeklerin kardeşi ey aşkıma maruz kalan talihsiz mağdur ey mutlak öpüşlerin gecikmiş tanığı sonun sınandığı çıplak anın dehşeti ey kollarımdayken özlemeye başlayan ey yalnızca yağmurda ağlamayı sevdiği için her yağmurda terk ettiğim küstürüp gittiğim ilkokul bir mağaraya yönelen korkulu merak çıldıran uçurum dayanılmaz ağrı kırılgan ağız yalnız gövdemle serpilen dostluk ey sayrı sevişmelerin tedirgini büyülü kıyılara biriken köpük kayıp hazine gizli geçit şimdi ellerime değsen ölebilirim canlı çiçekleri alabilirim ölgün bir vazodan ama ısrarlıyım ölebilirim de geçmişim kavruk bir kederdi doğrudur dört duvar arasında ördüm dünyayı fosforlu harflerle ışıyarak ara sıra sokağa çıktığım da olmuştur terli bir yatağı yorduğum da “bana şair dediler -ne acımasız iftira! öğütülmüş bir nehir yağdı şehre yağmur sandıar -ne büyük yanılgı! bir kurbağayı öpmenin yolları da vardır halbuki ve yangından kurtarılacak ilk şey su'dur ve eğer tanrı yalnızsa bu kendi sorunudur bir öpüş pençesiyle başlarım yüzümü karmaya birbirine karışan anılarımızı toplarım gömgök bir denize atlarım; başka eksen yok şimdi buğdaya kesmiş bir ovaya geçeceksin çantanda bir renk üçgeniyle: kırmızı, sarı, magenta, yeşil, mavi, cyan kalk o mutsuz yataktan unut balmumu tenindeki metalik elleri beni hatırlamakla başla kaçan uykuna hatırla ben bir kuyu dibiyim yoksa kim tutar ellerimi kimliğimi gören hangi şehir konuk eder beni beni kim sever kim özler kim gözetir serçeler uyandı hadi uyuma kapatma atmosfer rengini bak nasıl kanat açarım örtsün diye alnını yolunu şaşırmış bir ay bir krizantem ve bir martı konar dudaklarına iki nehrin ortasına yerleşir gibi kanar kuğurur parpazlanırsın kollarımda sonra barok bir senfonidir yayılan ter uyum sadelik ve koku boşalır çekinik gözenekler susalım sudan çıkar çıkmaz öpüşür gibi sen bir çınar altısın her yanın serin gölge her yanın çocuk parkı "ben yağmurun kum saatiyim” diyor ya Melih Cevdet ben de yağmurun kum saatiyim ben de. İletişim: frdnferidun@gmail.com Şiir: #SelimTemo Yorum: Feridun Kurt Video Düzen: #EmrullahKurt