У нас вы можете посмотреть бесплатно Jungkook İle Hayal Et - " Dünyaca Ünlü Bir Mafyanın Kucağına Düşmek " - |OneShot| или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
☃️ |" • Sweet Crisis • " 🌠 |" Dünyaca Ünlü Bir Mafyanın Kucağına Düşmek " 🎠 |" Jeon Jungkook - Kim Valeria " 🎡 |" Charlie Puth - Attention & Güneş - Suçlarımdan Biri (Speed Up¹) " 🧚♀️ |" Kelebek Etkisi " Tek Bölümlük - Özgün🧸 ▫️Yazılan her şey birer KURGUDAN ibârettir. ▫️Gerçek kişilerle yakından - uzaktan alakası bulunmamaktadır. ▫️Bunları dikkate alarak benimle iletişim kurarsanız, sevinirim. • KURGU • ☞︎︎︎ Yazarın Ağzından ☜︎︎︎ Üzerindeki siyah önlüğü çıkarıp, kendisine verilen dolaba gelişi güzel sıkıştırmıştı Valeria. Bugün diğer günlerin aksine oldukça yorulmuştu. Bu nedenle şu an tek isteği, bir ân önce evine ulaşıp, dinlenmekti. " Ben çıkıyorum~ " Büyük tazgahın arkasında kalan arkadaşına haber vermiş, ardından kafenin çıkışına yönelmişti. Batmaya yakın olan güneş bütün insanların yüzüne uğrayıp, geçerken sokakta olan kalabalığa karışmıştı genç kadın. Yaklaşık beş aydır buradaydı Valeria. Bir değişim öğrencisi¹ olduğundan Amerika'dan Busan'a gelmiş, burada hayatını devam ettirmeye başlamıştı. Gündüzleri yarı zamanlı bir işte çalışıyor, geceleri ise ders kitaplarına gömüyordu kafasını. Bu, beş aydır düzenli bir şekilde böyle devam ediyordu. Çantasındaki telefon ile kulaklığını çıkarmış ve herhangi bir şarkıyı oynatarak kulaklığın bir tekini kulağına takmıştı. Çalmakta olan Charlie'nin en sevdiği parçalarından olan Attention şarkısı yüzünde bir gülümseme oluştururken, her zaman uğradığı kitap evine doğru adımlar atmaya başlamıştı. Kısa bir süre sonra mırıldanarak eşlik ettiği şarkıyla beraber kitap evinin önünde durduğunda şarkıyı kapatmış, kulaklığını telefonundan ayırarak çantasına koymuştu. Elindeki telefonu ile daha fazla oyalanmadan önündeki kapıyı itmiş ve bedenini içeri girdirmişti. Girdirdiği gibi de çalışan klimaların vermiş olduğu buz havayı vucüdunda hissetmiş, gülümsemesini genişletmişti. Galiba yaz ayında en sevdiği şey, bu olabilirdi. Adımlarını, içerideki insanlardan uzak olan büyük kitaplıklara doğru çevirmiş, yürümeye başlamıştı. Burası aslında ne kadar bir kütüphane gibi gözüksede dışarıdan, değildi. İki bölmeye ayrılan mekanın sol tarafında; küçükten büyüğe doğru sıralanmış kitaplıklarla doluyken sağ tarafı; bir kafe gibiydi. Bu iki bölmeyi de kesen camdan bir duvar vardı ortada. O cam duvara bitişik olan masa ve sandalyeler ise her iki tarafta bulunuyor ve mekanı daha hoş bir görüntü sağlamış oluyordu. Kitaplığın önünde durduğunda gözlerini raflarda gezdirmeye başlamıştı Valeria. Aslında aklında bir kitap ismi yoktu. Bu nedenle ilgisini çeken herhangi bir kitabı alıp, çıkacaktı. Bakışlarını alt raflara indirdiği ânda karşısına çıkan Sefiller² kitabı ile duraksamış, ardından eğilerek kitabı eline almıştı. Kitabın arkasını çevirerek konusunu okuduğunda, ne kadar okuduğu diğer kitaplardan farklı olduğunu görse de ilgisini çektiğinden almaya karar vermişti Valeria. Bir süre sonra dışarı çıktığında güneşin neredeyse batmış olduğunu, sadece geride bırakmış olduğu gün ışıklarını etrafa saçtığını görmüştü. Sokaklar ve caddeler ise az önceki hâlinden eser bırakmayarak daha da kalabalıklaşmış gibiydi. Genç kadın kolunu kaldırarak saate baktığında neredeyse bir - bir buçuk saattir kitap evinde olduğunu fark etmiş, kaşlarını şaşkınlıkla havaya kaldırmıştı. Ne ara bu kadar zaman geçti? diye geçirdi içinden, ardından evine doğru yürümeye başlamıştı. Üzerindeki havlunun yerle buluşmasına izin vererek, çıkartmış olduğu pijamalarını giymiş ve havluyu banyonun kapısına asıp, yatağına yönelmişti. Saçlarını kurutmak aklından dâhil geçmiyordu. Sadece, günün yorgunluğunu sonlandırmak adına uyumak istiyordu. Bedenini yatakla buluşturduğu ânda odasını saran telefonun sesiyle, gözlerini sinirle yumarak oflamıştı. " Asla rahat bırakmayın! Başınıza taş düşer yoksa! " Söylene söylene yatakta doğrulmuş ve yanındaki küçük komedinin üzerinde duran telefonunu eline almıştı. Arayana baktığında ise kafedeki arkadaşlarının birinin olduğunu görmüş, sorgularcasına gözlerini kısarak aramayı onaylamıştı. Helena:" Onu ikinci numaradaki masaya götür. Alo, Valeria. " " Saatin kaç olduğunu biliyor musun sen? " Helena:" Kusura bakma Prenses. Rahatsız ettim galiba? " " Evet, rahatsız ettin. Bu nedenle kusura bakarım. " Helena'nın alaycı sesine karşı genç kadın da alaya kaçan bir cümle kurduğunda her iki tarafta gülümsemişti. Helena:" Pabucumun Prensesi, buraya gelmen gerekiyor. " Valeria anlamayarak bir mırıltı çıkardığında Helena devam etmişti sözlerine. Helena:" Şu an çok kalabalık burası. Sia ve Lily gelmediler bugün. Hastalar ikisi de. Bende tek başıma burayı idâre etmeye çalışıyorum fakat olmuyor. " " İkisinin aynı ânda hasta olacağı zamanları mı tutmuş? " Helena:" Bak ya, bir şeyi de sorgulama! Hem gelecek misin yoksa gelmeyecek misin? " " Sanki gelmiyorum desem, rahat bırakacakmışsın gibi konuşma deli. " YORUMLARA ANAM🎡