У нас вы можете посмотреть бесплатно VAKIA SURESİ--Mahmud Halil el-HUSARİ или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
1 Olacak olan o müthiş olay gerçekleştiği zaman. 2 Onu gerçekleşmesini yalanlayan kimse kalmayacak. 3 Alçaltıcıdır, yükselticidir. 4 Yer sarsıldıkça sarsıldığı zaman. 5 Dağlar parça parça olup, 6 Toz duman haline gelince, 7 Siz o zaman üç sınıfa ayrılacaksınız. 8 İşte ashabı meymene1! Nedir ashabı meymene? çok değerli, ş 9 Ashabı meş’eme1! Nedir ashabı meş’eme? değersiz 10 Öne geçenler de, öne geçenlerdir!1 Yaptıkları iyi işlerle hayırda başı çekenlerdir. 11 İşte onlar1, yaklaştırılanlardır.2 1- Öne geçenler. 2- Allah’ın rızasına uygun davrananlardır; iman edip sâlihâtı yaparak, yaptıklarının karşılığını kat be kat fazlasıyla alanlardır. 12 Naim1 Cennet’lerindedirler.2 1- Sonsuz nimetleri olan. 2- Öne geçenler. 13 Birçoğu öncekilerden. 14 Birazı da sonrakilerden.1 15 İşlemeli tahtlar üzerinde. 16 Onların üzerinde karşılıklı yaslanırlar. 17 Ölümsüz gençler çevrelerinde dolaşırlar. 18 Kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve billur kadehler ile. 19 Ondan; başları ağrımaz ve sarhoş olmazlar. 20 Ve beğendikleri meyveler, 21 Ve canlarının çektiği kuş etleri, 22 Parlak iri siyah gözlüler.1 23 Korunmuş inci gibi. 24 Yaptıkları iyi şeylere karşılık olarak. 25 Orada boş, anlamsız ve günaha sokan şeyler duymazlar. 26 Söz olarak yalnızca; selam, selam1 sözü söylenir. 1- Esenlik, güven ve barış. 27 Sağın adamları!1 Nedir sağın adamları? 1- , bir deyim olarak, Arapça’da saygın, onurlu, güçlü, seçkin gibi sıfatlara sahip olmayı ifade etmektedir. 28 Dikensiz sedir ağaçları içindedirler. 29 Salkım salkım muz ağaçları, 30 Uzamış gölgeler, 31 Ve çağlayan sular, 32 Her türden meyveler, 33 Tükenmeyen ve yasaklanmayan, 34 Yükseltilmiş döşeklerdedirler. 35 Biz, onları yeni bir düzenleme ile düzenledik. 36 Onları dokunulmamışlar yaptık. 37 Yaşıt sevgililer. 38 Sağın adamları için. 39 Bir kısmı öncekilerdendir. 40 Bir kısmı sonrakilerdendir. 41 Ve solun adamları!1 Nedir solun adamları? 42 Kavurucu bir azap ve kaynar su içindedirler. 43 Ve kara bir dumanın gölgesinde, 44 Serin olmayan, faydası olamayan! 45 Çünkü onlar bundan önce varlık içinde zevklerine dalmışlardı. 46 Büyük ihanette ısrar ediyorlardı. 47 Ve “Biz ölüp, toprak ve kemik yığını olduktan sonra mı yeniden diriltileceğiz?” diyorlardı. 48 Bizden önce ölmüş olan atalarımız da mı? 49 De ki: “Öncekiler de sonrakiler de diriltilecekler.” 50 Bilinen günün belli olan zamanında kesinlikle toplanmış olacaklar. 51 Sonra siz, ey gerçekten sapkınlıkta olan yalancılar! 52 Kesinlikle zakkum ağacından yiyecek olanlarsınız! 53 Karınlarınızı onunla dolduracaksınız! 54 Sonra da onun üzerine kaynar sudan içeceksiniz. 55 Hem de susuz kalmış develerin içişi gibi içeceksiniz. 56 İşte bu, din gününde1 onların ziyafetleridir. 57 Sizi Biz yarattık. Bu gerçeği hala kabul etmeyecek misiniz? 58 Öyleyse akıttığınız şeyin1 ne olduğunu hiç düşündünüz mü? 59 Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan Biz miyiz? 60 Aranızda ölümü Biz takdir ettik. Kimse Bizi engelleyemez. 61 Yapınızı değiştirip, sizi bilmediğiniz bir şekilde, yeniden yapma gücünden yoksun değiliz. 62 Ant olsun ki ilk meydana getirmeyi bildiniz. Düşünüp öğüt almanız gerekmez mi? 63 Ektiklerinizi görmüyor musunuz? 64 Onu siz mi yetiştiriyorsunuz, yoksa Biz mi? 65 Dileseydik kesinlikle onu çer-çöp yapardık da siz şaşırıp kalırdınız. 66 Gerçekten borçlandık; 67 Doğrusu, yoksun bırakıldık. 68 Peki, içtiğiniz suya hiç baktınız mı?1 69 Onu bulutlardan indiren siz misiniz, yoksa Biz mi indirenleriz? 70 Eğer dileseydik onu tuzlu yapardık. Buna şükretmeniz gerekmez mi? 71 Yaktığınız o ateşe baktınız mı hiç? 72 Onun ağacını siz mi yetiştirdiniz, yoksa yetiştiren Biz miyiz? 73 Biz, onu bir hatırlatma ve ihtiyaç sahipleri için bir yararlanma kaynağı yaptık. 74 O halde Azim1 Rabb’inin adını tesbih2 et. Yücelt. 75 Hayır, yıldızların yerleri üzerine yemin ederim; 76 Eğer bilirseniz bu yüce bir yemindir. 77 Kuşkusuz o, Kerim1 bir Kur’an’dır. 78 Korunmuş bir kitaptadır.1 79 Ona arındırılmış olanlardan başkası dokunamaz.1 80 O, âlemlerin Rabb’inden indirilmedir. 81 Böyle bir sözü mü hafife alıyorsunuz? 82 Verilen rızıklara yalanlayarak mı karşılık veriyorsunuz? 83 Can boğaza dayandığı zaman; 84 O zaman bakınıp durursunuz. 85 Biz ona sizden daha yakınız fakat siz göremezsiniz. 86 Mademki hesap sorulacak kimseler değilsiniz, 87 Eğer doğrulardansanız, onu1 geri çevirmeniz gerekmez mi? 88 Fakat eğer o, yaklaştırılanlardan ise, 89 O takdirde, rahat bir hayat, huzur, güzel kokulu rızık ve nimetlerle dolu bir Cennet vardır. 90 Ve eğer o, sağın adamlarından ise, 91 O zaman sağın adamlarından, “ Sana selam olsun.” 92 Ama sapkınlıkta olan yalanlayıcılardan ise, 93 O zaman kaynar sudan bir ziyafet vardır! 94 Ve Cehennem’e atılma vardır. 95 Kuşkusuz bu bildirdiklerimiz kesin olarak gerçektir. 96 O halde Azim1 Rabb’inin adını tesbih2 et. Mahmud Halil el-Husari, meşhur Mısır'lı Kur'an kâri idi.