У нас вы можете посмотреть бесплатно İnancın Hikayesi: Tanrı İnancı Nasıl Ortaya Çıktı ve Gelişti? (Uyku İçin Dinler Tarihi) или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
İlk atalarımız karanlık gecelerde yıldızlara baktı, şimşeğin gökyüzünü yarıp geçişini izledi, doğumun mucizesi ve ölümün sessizliği karşısında hayrete düştü. Anlayamadığı her büyük güç için bir açıklama aradı. çoğu kez bu güçlere bir ruh, bir irade, bir isim atfetti. İşte “Tanrı” fikrinin kökeni, bu bilinmezlikle başa çıkma arzusunda saklıydı. İnsan, etrafını çevreleyen uçsuz bucaksız düzeni anlamlandırmak için görünmez hikâyeler ördü. Yıldırımı fırlatan gök tanrılarından yeraltı dünyasını yöneten ruhlara, bereket getiren analık tanrıçalarından intikamcı fırtına ilahlarına kadar sayısız imge yarattı. Kendi aynasında, kainatın sırlarını kişileştirdi. Bu video, insanlığın inanç serüvenine kronolojik bir yolculuk yapıyor. Tarihöncesi dönemlerin sisleri arasında beliren ilk totemler ve mağara resimlerinden başlayarak, antik dünyada tapınakları dolduran sayısız tanrıya, oradan tek Tanrı inancının doğuşuna ve dünyaya yayılışına uzanıyoruz. Orta Çağ’ın dinsel ihtişamlarını ve çatışmalarını, Aydınlanma Çağı’nın sorgulayıcı aklını, modern bilimin meydan okuyuşlarını ve günümüz toplumlarının sekülerleşme eğilimlerini adım adım inceleyeceğiz. Bu yolculukta hiçbir inanç sistemi yargılanmayacak, hiçbirine diğerinden üstün muamele yapılmayacak; amacımız, insanın Tanrı’ya dair algısını koşulların, ihtiyaçların ve bilgi birikiminin nasıl şekillendirdiğini gözler önüne sermek. İnanç, her dönemde ayrı bir rol oynadı. Kimi zaman korkularımızı yatıştırdı, kimi zaman merakımızı körükledi; bazen savaşlara sebep oldu, bazen barışa aracı oldu. bilimle çatıştı, bilimden ilham aldı. Elbette, böylesine geniş bir öyküyü tek bir anlatıya sığdırmak kolay değil. Binlerce yılın, sayısız kültürün ve milyarlarca insanın deneyimlediği Tanrı kavramı tek bir kalıba indirgenemez. Ancak genel hatlarıyla, insanların Tanrı’yı algılama biçimlerinin evrimini takip edebiliriz. Bu evrim, düz bir çizgi olmaktan ziyade, dallı budaklı bir ağaç gibi farklı coğrafyalarda farklı şekiller aldı. Yine de ortak noktalarımız çok. Hepimiz varoluşun gizemine dair cevaplar peşinde koştuk; “nereden geldik, nereye gidiyoruz, bizi aşan bir güç var mı?” sorularını sormadan duramadık. Tanrı işte bu soruların hem öznesi hem nesnesi oldu. bazen bir cevap, bazen bir soru işareti. Şimdi gelin, insanlığın inanç atlasında bir gezintiye çıkalım. İlkel kabilelerin totem danslarından dijital çağın kozmik tahayyüllerine kadar uzanan bu serüvende değişen tek şey belki de bizim sorularımızın diliydi. çizilen ilk mağara resminden, uzayın derinliklerine gönderilen son uzay teleskobuna kadar, insanın sorduğu sorular özünde hep aynı kaldı. Bu bölümlerde o soruların izini süreceğiz ve Tanrı’nın öyküsü ile insanın öyküsünün nasıl iç içe geçtiğini beraber keşfedeceğiz.