У нас вы можете посмотреть бесплатно FERDİ TAYFUR'UN EN BÜYÜK SIRRI MI? "Genelevde Çalışıyordum, Ferdi de Orada Çaycıydı, Oğlumuz Oldu." или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Bazı hikâyeler vardır… Yıllar boyunca konuşulmaz. Üzerleri sessizlikle örtülür. Zaman geçer, insanlar değişir, hayatlar bambaşka yerlere savrulur. Ama geçmiş… bazen hiç ummadığımız bir anda yeniden karşımıza çıkar. Bugün anlatacağımız hikâye de işte böyle bir hikâye. Bir dönemin gölgesinde kalmış, yıllarca fısıltılarla dolaşmış, kimi zaman unutulmuş, kimi zaman da hatırlanmak istenmemiş bir geçmişin parçası… Şunu en başta söylemek gerekir: Bu dünyada hiç kimsenin hayatı kusursuz değildir. İnsanlar hata yapabilir. Yanlış kararlar alabilir. Bazen gençliğin, bazen çaresizliğin, bazen de dönemin şartlarının etkisiyle farklı yollar seçebilir. Hele ki yıllar önce yaşanan olayları bugünün gözlüğüyle değerlendirmek her zaman kolay değildir. Çünkü her zaman hatırlamamız gereken bir gerçek vardır: Her dönemin kendi şartları vardır. O yılların hayatı, bugün bildiğimiz dünyadan çok farklıydı. İnsanların imkânları, sosyal koşulları, hatta kaderleri bile bambaşka şekillerde yazılıyordu. Kimi zaman yoksulluk… Kimi zaman hayatta tutunma çabası… Kimi zaman da bir şöhret yolculuğunun getirdiği karmaşık ilişkiler… İşte tüm bu karmaşanın içinde bazı hikâyeler doğar. Bazıları büyür, bazıları kaybolur. Bazıları ise yıllar sonra yeniden hatırlanır. 1980’li yılların başında yayımlanan bir magazin haberinde ortaya atılan bir iddia da böyle bir hikâyeyi gün yüzüne çıkarmıştı. O dönem büyük yankı uyandıran bu olay, sadece bir magazin haberi değil; aynı zamanda hayatın ne kadar karmaşık olabileceğini de gösteren bir insan hikâyesiydi. Belki de bu hikâyede en önemli şey, kim haklı kim haksız sorusu değildir. Asıl mesele, hayatın bazen insanları nasıl beklenmedik yolların içine sürüklediğini anlamaktır. Çünkü hiçbir hayat dışarıdan göründüğü kadar sade değildir. Ve hiçbir insanın geçmişi, tek bir cümleyle anlatılabilecek kadar basit değildir. Şimdi gelin… Yıllar önce ortaya atılan bu iddiayı, dönemin şartlarını ve yaşananları birlikte hatırlayalım. Konya'da bir genelev kadını iddia ediyor: "Bu çocuk Ferdi Tayfur'dandır" Takvim yaprakları 1979 yılının 7 Eylül Cuma gününü gösteriyordu. Dönemin ünlü magazin gazetesi Hafta Sonu yılın haberini yapmıştı. Haber, İstanbul sosyetesini ve sanat dünyasını karıştırmıştı. Gelin o haberi birlikte okuyalım. Bundan 16 yıl önce Konya genelevinde sermaye olarak çalışan, şimdi ise yaşlandığı için hayatını onun bunun kapısına gündeliğe giderek kazanmaya çalışan Fatma Can, yeri yerinden oynatacak bir iddiada bulundu: "Şu gördüğünüz 13 yaşındaki oğlum Timur'un babası Ferdi Tayfur'dur." dedi. Hâlen Konya'nın Muhacir Pazarı denen semtinde, çökmek üzere olan bir evde 400 lira kira vererek oturan Fatma Can, Ferdi Tayfur'dan olduğunu iddia ettiği sol gözü sakat olan oğluyla sefil bir hayat yaşıyor, güçlükle geçinebiliyor. Artık çalışacak dermanı kalmadığını söyleyen Fatma Can, Ferdi Tayfur'la ilgili iddialarını şöyle sürdürüyor: "1963 yılında Konya genelevinde çalışıyordum...