У нас вы можете посмотреть бесплатно ALTUNİZADE İsmi Nereden Geliyor? или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Altunizade Mahallesi, 19. yüzyılın ikinci yarısında Altunizade İsmail Zühdü Paşa tarafından kurulmuştur. Semtin adı da Altunizade İsmail Zühdü Paşa'dan gelmektedir. İstanbul'un köklü ailelerinden birisine mesup Seyyîd İsmâil Zühtü (Altûnîzâde), altmış dört gemisi olan ve Mısır ile kereste ticareti yapan babasının 1829 tarihinde âni vefatı ile deniz ticaretini bizzat idareye başlar. Bu arada devletin otuz bin altın lira navlun borcunu hazineden tahsil etmek için, komşusu bulunan serasker Hüsrev paşa ile berâber Sultan II. Mahmut'un huzuruna çıkarlar. Sultan kendisine "vay Altunizade vay" diye hitap ederek iltifatta bulunur ve böylece İsmail Zühtü efendi "Altunizade" lakabını almış olur. Sohbetleri sırasında Altûnizade'nin bina inşaat işleri ile ilgilendiğini öğrenir ve bunun üzerine enderûn'a kaydedilmesini ister. Cuma günleri namazda kendisi ile beraber bulunmasını irâde ile taltif eder. Enderûn'da iki sene tahsil eden Altunizade, 1831 tarihinde mezun olur. O esnada inşa edilmekte olan Mekteb-i Tıbbiye Mekteb-i Sultani (şimdiki Galatasaray Lisesi)'nin nezareti ile kendisine mimar ağalığı unvanı verilir. İsmail Zühdi Paşa; semtin camisini, karakolunu, hamamı ve akaretlerini 1866 yılında inşa ettirmiştir. Camii'nin minaresinde ve kubbesinde bulunan altın hilaller Altunizade'den Kırım Savaşı'na gidenlerin anısı üzerine Sultan tarafından semte hediye edilmiştir. Caminin önünde bir çeşme, Altunizade ailesine ait bir mezarlık yer alır. Mezarlıkta Zühtü Paşa, esi Habibe Nevres Hanım, kız kardeşi Emine Şerife Hanım, oğlu Ali Necip Bey ve torunu Emine Rabia Hanım yatmaktadır. Caminin bitişiğindeki akaretler adı verilen evlerde kira ödemeden imam ve müezzinler otururdu. Diğer evlerin, dükkânların fırın ve hamamın iradı camiye verilirdi.