У нас вы можете посмотреть бесплатно Yapısal Dilbilim (Ferdinand de Saussure) или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Yapısal Dilbilim (Ferdinand de Saussure) İletişim Ansiklopedisi yenimedya.info Ferdinand de Saussure dilbilim çalışmalarında bir dönüm noktasıdır. Dili, bireysel edimlerden ayrı olarak incelenen bir yapı olarak tanımlamıştır. Saussure’un dili kendi başına incelenen bir yapı olarak tanımlaması, göstergebilimin ve yapısalcılığın yanı sıra dil üzerinden yapılan iletişim araştırmalarını imkanlı kılmıştır. Saussure’un Cenevre’de verdiği «Genel Dilbilim Dersleri», ölümünden sonra öğrencileri tarafından derlenerek yayınlanmıştır. Bu kitap Türkçe’ye, Berke Vardar’ın çevirisi ile kazandırılmıştır. Saussure’e göre “dil toplumsal bir olgudur.”(Saussure, 1998: 34) “dil kendi başına bir bütündür.” (Saussure, 1998: 38) “dil bir sözleşme, bir uzlaşımdır ve üstünde anlaşmaya varılan göstergenin öz niteliği önemsizdir.” (Saussure, 1998: 39) Ferdinand Saussure’e göre, “dilin (yani dilbiliminin) yasaları, gündelik insan konuşmasının yasaları değildir. Bunlar, daha çok, konuşmacının bilincinde ve değiştirme gücünde olmadığı hareketsiz, konvansiyonel kategorilerdir. Bilimsel kesinlikle incelenebilen; bireylerin benimsemeyi seçebileceği, yüzeysel konuşma kalıplarından soyutlanan, değişmeyen sistem ya da yapıdır.” (McLellan, 1999: 94) “Saussure dili incelerken üç önemli ayrıma işaret etmiştir. Bunlar; 1- Dil (la langue) ve söz(parole) ayrımı, 2- Gösterge (işaret/sign) kavramının ikili bir yapıya (gösteren/ses imgesi ve gösterilen/kavram) sahip olması, 3- Eşsüremli(synchronic) ve artsüremli (diachronic) dil analizidir.” (Dağtaş, 1998:.37) Dil (la langue) ve söz(parole) ayrımı, aslında toplumsal olanın (dil) bireysel olan (söz) ile birlikteliğidir. Yapı, onu kullanan özneyi belirler. Başka bir deyişle dili kullanan kişi onun uzlaşılmış anlam dünyasının içine girer. “Dili sözden ayırmak demek: 1) Toplumsal olguyu bireysel olgudan; 2) Temel olguyu ikincil, az çok da rastlantısal nitelikli olgudan ayırmak demektir.” (Saussure, 1998: 43) Saussure’e göre birey, “toplumda bir tek sözcük üstüne bile egemenlik yürütemez; dil nasılsa, ona öylece bağımlı kalır.” (Saussure, 1998: 117) Saussure’e göre (1998: 46) “Dil, kavramları belirten bir göstergeler sistemidir.” Gösterge kavramı Saussure’un ikinci ikili karşıtlığına (binary opposition) denk gelir: gösteren (signifier) ve gösterilen (signified). “Gösterge”, gösteren ve gösterilen arasındaki iki yönlü karşılıklı ilişkiyi ifade eder. “Dil göstergesi bir nesneyle bir adı birleştirmez, bir kavramla bir iletişim imgesini birleştirir.” (SAUSSURE, 1998: 109) Dil göstergeleri iki yönlü, zihinsel bir kendiliktir. Saussure için “bir gösterge, bir gösteren ve gösterilenden oluşur. Gösteren, göstergenin algıladığımız imgesidir- kağıt üzerindeki işaretler, havadaki seslerdir. Gösterilen, gösterenin göndermede bulunduğu zihinsel kavramdır. Bu zihinsel kavram, aynı dili paylaşan aynı kültürün üyelerinin tümü için ortaktır.” (Fiske, 2003: 67)