У нас вы можете посмотреть бесплатно Esas olan aynı dili değil aynı gönlü paylaşmaktır. или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Vaktiniz kıymetli biliyorum. İki dakika yirmi saniyenizi istirham ediyorum. Güzel ülkemin içinde bulunduğu durum tam da böyle: Mevlânâ, Mesnevî’de bize aynı dili konuşmanın ne demek olduğunu çarpıcı bir hikâyeyle anlatır. Bir gün bir Türk, bir Rum, bir Acem ve bir Arap yolculukta bir araya gelir. Ceplerinde yalnızca bir altın vardır. Karınları açtır. Altını neye harcayacaklarını tartışmaya başlarlar. Türk "üzüm" der. Arap "ineb" ister. Acem "engûr" diye diretir. Rum ise "istafil" der. Her biri diğerinin söylediğine karşı çıkar. Sesler yükselir, tartışma büyür. Oysa bilmezler ki hepsi aynı şeyi istemektedir: üzüm. Sonra oradan geçen ve hepsinin dilini bilen bilge biri araya girer. "Kavga etmeyin," der, "hepiniz aynı meyveyi istiyorsunuz." Altını alır, üzüm getirir. Dört farklı dil, tek bir gerçekte buluşur. Bu hikâye bize şunu anlatır: İnsanlar çoğu zaman kelime ve kavramlara takılır, mânâda birleşebileceklerini fark edemezler. Aynı dili konuşmak, aynı kelimeleri kullanmak değildir; hakîkati görebilmektir. Bugün de tartışmalarımızın çoğu kelimeler üzerinden gerçekleşiyor. Oysa niyetlerimize, özümüze, ortak insanî ihtiyaçlarımıza bakabilsek, belki de kavgaların çoğu bitecek. Mevlânâ’nın çağrısı açıktır: Lâfızda değil, mânâda buluşalım. Çünkü kalpler aynı şeyi istiyorsa, dilin farklı olması bir engel değildir. Netice: Esas olan aynı dili değil aynı gönlü paylaşmaktır. #mesnevi