У нас вы можете посмотреть бесплатно Sis | Tevfik Fikret | Muhteşem bir şiir dinleyip anlayana... или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
#şiir #sis #tevfikfikret #afnalbantoglu #şiirbaba - Muhteşem bir eser. Tabi dinleyip anlayana. Olağanüstü. Müziği telif hakkına takıldığı için başka bir fon müziği ile tekrar yayınlamak zorunda kaldım. Anlayışınız için teşekkürler. - Seslendirme - Ahmet Faruk Nalbantoğlu - Tevfik Fikret şiirleri Sis - Tevfik Fikret - Şiir Sarmış yine ufuklarını bir inatçı duman, Bir ak karanlıktır gittikçe artan. Baskısı altında silinmiş gibi cisimler, Bir tozlu yoğunluktan oluşmuş tüm resimler; Bir tozlu ve ürkünç yoğunluk ki bakışlar Dikkatle giremez derinliğine, korkar! Ama sana lâyık bu derin, karanlık örtü, Lâyık bu örtünme sana, ey zulümler mülkü! Ey zulümler alanı…evet, ey parlak sahne, Ey faciayı bezeyen şatafatlı sahne! Ey şatafatın, gösterişin beşiği, mezarı; Doğunun eski, çekici kraliçesi; Ey kanlı sevgileri tiksinip titremeden Zevke düşkün göğsünde besleyip büyüten; Marmara’nın mavi kucağı içinde Ölmüş gibi dalgın uyuyan canlı kitle; Ey köhne Bizans, ey koca bunak büyücü, Ey bin kocadan kalan el değmemiş dul, Güzelliğinde henüz tazeliğin büyüsü var, Hâlâ titrer üstüne gözleyen bakışlar. Dışardan, uzaktan açılan gözlere süzgün, Mavi gözlerinle ne şirin görünürsün! Şirin, ama en kirli kadınlar gibi: Dökülen gözyaşlarının duygusuz hepsine. Kurulurken daha, bir hainlik eli Yapına lânetin ağulu suyunu katmış sanki! Hep ikiyüzlülüğün kiri dalgalanır zerrelerinde, Bir parçacık temizlik bulamazsın içlerinde. Hep ikiyüzlülük, kıskançlık kiri, çıkarcılık kiri; Yalnız bu…ve yalnız bunun yükselme umudu. Milyonlar barındırdığın cesetler arasından Kaç alın vardır çıkacak temiz ve parlak? Örtün, evet, ey facia… örtün, evet, ey kent; Örtün ve sonsuzca uyu, ey dünya orospusu!.. Ey debdebeler, tantanalar, şanlar, alaylar; Katil kuleler, haleli, zindanlı saraylar; Ey anıların sağlam mezarı, ulu tapınak; Ey kibirli sütunlar, bağlanmış birer dev gibi, Geçmişleri geleceklere iletmekle görevli; Ey dişleri düşmüş, sırıtan sur kafilesi; Ey kubbeler, ey şanlı dua, dilek yapıları; Ey doğruluğun sözlerini taşıyan minareler; Ey çatısı çökük medreseler, mahkemecikler; Ey servilerin kara gölgesinde birer yer Sağlayabilmiş binlerce sabırlı dilenci; Geçmişlere rahmet! yazılı mezar taşları; Ey türbeler, ey her biri gürültülü bir anıyı Uyandırarak sessiz soluksuz yatan atalar; Ey çamurla tozun savaştığı eski sokaklar; Ey her açılan gediği bir olayı sayıklayan Yıkıntılar, ey it kopuğun pusuya yattığı yerler, Ey kapkara damlarıyla ayakta duran Birer yas simgesi gibi sessiz, yıkık evler; Ey her biri bir leyleğe, bir çaylağa yuva Olan kaygılı ocaklar ki acılarla somurtmuş, Yıllardan beri tütmek nedir... unutmuş, Ey aç midelerin insanı sıkıştıran ağusuyla Her alçaklığı yutan kurumuş ağızlar; Ey doğanın bağışıyla en hazır ve nimetli Bir yaradılışa kavuşmuşken aç, tembel ve kısır, Her nimeti, her bağışı, tüm kurtuluş yollarını Gökten dilenen, katlanıp alçalan... ikiyüzlü! Ey köpeklerin sesi, ey konuşma onuruna kavuşmuş İnsandaki şu nankörlüğü lânetleyen bağırış; Ey yararsız gözyaşı, ey ağulu gülüş, Ey güçsüzlük ve acınma sözü, hınçlı bakış; Ey efsanelerin çukuruna düşen anı: namus; Ey yükselme kapısına çıkan yol: ayak öpme. Ey silahlanmış korku, kötülüğün yüzünden Öksüz, dul ağızların yakınması talihten; Ey kişiye dokunmayan ve özgürlüğe yakın Bir soluk alma hakkı veren yasa efsanesi; Ey boş vaat, ey sonu gelmeyen kuyruklu yalan, Ey mahkemelerden durmadan sürülen hak; Ey kuruntu ve kuşkuyla duygusunu yitiren, Vicdanlara kadar uzanan meraklı kulak; Ey dinlenme korkusuyla kilitlenmiş ağızlar, Ey tiksinilen, aşağılanan ulusal çabalar; Ey kılıç ve kalem, ey iki siyasal mahkûm; Ey erdem ve utancın payı, ey unutulan yüz; Ey korku yüküyle iki büklüm gezmeye alışmış Kodamanlarla kuyrukları, koca, ünlü toplum; Ey önüne eğilmiş baş, alnı pak, ama iğrenç; Ey taze kadın, ey onun ardından koşan genç; Ey ayrılık acısı çeken ana, ey küskün eşler, Ey kimsesiz, başıboş çocuklar... hele sizler, Hele sizler... Örtün, evet, ey facia... örtün, evet, ey kent; Örtün ve sonsuzca uyu, ey dünya orospusu!.. - Instagram @afnalbantoglu - TV, Radyo, Web sayfası reklamları, şiir, sesli kitap ve sevdiklerinize mesaj seslendirmeleri yapmaktayım. Müracaat için bana aşağıdaki iletişim bilgilerinden ulaşabilirsiniz. - Ticari veya duygusal iletişim; afnalbantoglu@gmail.com Mobil: 0 555 379 02 51 - Canlarım ciğerlerim, Kanalımıza abone olarak, videoları beğenerek, yorum yazarak veya paylaşarak destek verebilirsiniz. Gözlerinizden tebessüm, kalbinizden sevgi eksik olmasın. - Şiir Baba kanalına abone olma linki: / @afnalbantoglu