У нас вы можете посмотреть бесплатно SABA KAR I NATIK (Muallim İsmail Hakkı Bey) İZMİR DEVLET KLASİK TÜRK MÜZİĞİ KOROSU или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
09 Şubat 2009 tarihinde, Şef Hayati ÇİFTÇİ yönetimindeki, İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu'nun, Mustafa Tarımcıoğlu Prova ve Dinleti Salonunda düzenlediği "Mum Işığı" adlı dinletisinden. Not: Bu konserde Sanat Yönetmenliğini Bora UYMAZ'ın yaptığı, İzmir Devlet Korosu Araştırma ve Uygulama Topluluğu görev almıştır. Sunum: Zeki BULUK "Sabâ Kâr-ı Nâtık" Güfte:Muallim İsmail Hakkı Bey (1866 - 30 Aralık 1927) Makam: Sabâ Usûl:Çifte Düyek (8/4) Form: Kâr-ı Nâtık Not: Klâsik mûsikîmizin beste şekilleri içinde "KÂR" en büyük formdaki sözlü eserlere verilmiş bir isimdir. Muhtelif makamlarda bestelenmiş bu kârlar bend, terennüm, miyanhâne gibi kısımlardan meydana gelir. Kâr ile kâr-ı nâtık arasındaki fark: Genel olarak kârların yapılarındaki bend, terennüm, miyanhâne bölümlerinde bestekâr melodiyi bölüş ve anlayışında serbesttir. Halbukî kâr-ı nâtıklar bize âdeta bir makam panoraması, bir makam resmi geçiti seyrettiren eserlerdir. Bunlar birbirine halkalanmış makamların melodik seyir ve hareketini en ustalıklı bir şekilde ve küçük cümleler halinde bize bildirirler, tanıtırlar. Ayrıca güfte hangi makamla terennüm ediliyorsa, o makamın ismi de güfte içinde geçer ki, kâr-ı nâtıkı kârdan ayıran en önemli fark da budur. Kâr-ı nâtıklar makam ve usûllerin tarifi açısından önemli bir beste formudur. Bu bakımdan serbest bir form olan fihrist taksimlere benzer. Mûsikîmizi öğrenmek ve incelemek isteyenlerin bunlardan birini ya da birkaçını bilmek zorunda olacağı kendiliğinden ortaya çıkar. Nota yazısının popüler olmadığı dönemlerde, bu tür besteler sayesinde makamlarımızın birçoğu unutulmaktan kurtulmuştur denebilir. Mûsikî literatürümüzde çok sayıda kâr-ı nâtık bestesi vardır. Bunların en ünlüleri Hatîb Zâkirî Osman Efendi ile Hamamîzâde İsmail Dede’nin bestelemiş olduğu kâr-ı nâtıklardır. Bu iki eserde Osman Efendi on beş, Dede Efendi ise yirmi dört makamı tarif etmiştir. Zekâi Dede’nin evsat usûlünde bestelediği eserin otuz altı, Ahmed Avni Konuk’un yüz on dokuz beyitlik rast kâr-ı nâtıkında yüz on dokuz makam, Refik Fersan’ın kâr-ı nâtıkında ise kırk dokuz makam tarifi vardır. Bunlardan başka Hâfız Şeyda Dede’nin on sekiz beyitlik hüzzam kâr-ı nâtıkı ile Manisalı Âlim Efendi’nin hicaz devr-i kebîr eserini sayabiliriz. Divan Edebiyatı çerçevesinde kâr-ı nâtık sözleri yazan şâirler yetişmiştir. Bu gibi eserler kendi beste yapısında çeşitli makamları tarif ettiği halde, başladığı makamda bittiği için o makamın adını alır. Kaynak:https://guzelsanatlar.ktb.gov.tr/TR-3... -------------------- SES SANATÇILARI Sibel AŞKIN Derya ÖYÜNÇ Gökçe ERİŞ Bora UYMAZ Sürelsan YÜKSEL Muhammed Emin AYAZ Noyan BÜKÜLEN SAZ SANATÇILARI Ufuk AŞKIN - Kanun Yavuz AKALIN - Ney Serdar GÖKMEN - Viyolonsel Serhat ŞAŞMAN - Ud Mehmet YALGIN - Klasik Kemençe Tekin PARA - Tanbur Ozan PARS - Ritim ----------------- Kamera çekimi:Yaşar VURAL Video düzenleme:Hakkı DEMİROK ---------------------- • YURT DIŞI GEZİLERİM • TÜRKİYE GEZİLERİM • İZMİR DEVLET KLASİK TÜRK MÜZİĞİ KOROSU • CANAN SEZGİN GEYLAN & YAHYA GEYLAN • ÇİĞDEM GÜRDAL • BORA UYMAZ • SOLİSTLERDEN SEÇMELER • İZMİR DEVLET TÜRK DÜNYASI DANS VE MÜZİK TO... • İZMİR DEVLET SENFONİ ORKESTRASI