У нас вы можете посмотреть бесплатно Yaşlı Hurdacı Çöplerin Arasından Ağlayan Bir Çocuk Buldu Ve Hayatı Değişti или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Selamın Aleyküm kıymetli dostlar Bugün dinleyeceğiniz bu hikâye, şehrin kalabalığı arasında fark edilmeden geçen bir hayatın, sabrın ve yük taşıyan bir yüreğin hâlini anlatır. Büyük şehrin unutulmuş bir köşesinde, henüz şafağın ilk ışıkları belirmişti. Ancak bu ilk ışıklar beraberinde yalnızca dondurucu bir soğuk getiriyordu. O sırada, sokakların sessizliğini, eski ve yıpranmış bir tahta arabanın tekerleklerinden çıkan sürtünme sesi bozdu. Bu ses, yetmişini çoktan geçmiş olan Kasım Amcanın her güne eşlik eden hüzünlü ezgisi gibiydi. Sırtı iyice kamburlaşmıştı; sanki dünyanın bütün yükünü incecik omuzlarında taşıyordu. Kasım Amca sadece yoksul bir adam değildi. O, insanların çöplerini karıştıran bir hurdacıydı. Çöplerin arasında plastik parçası, bakır tel ya da boş bir teneke arar; bulduğu her şey, belki bir somun ekmek parası ederdi. Çatlamış, sertleşmiş elleri, eski bir ağacın gövdesi gibi nasırlıydı; adeta acı dolu bir mücadelenin haritasını taşıyordu. Ellerindeki her iz, kırık bir camdan ya da keskin bir sac kenarından aldığı bir yaranın hatırasıydı. Ama yaralarını saracak, durup dinlenecek bir vakti yoktu. Üzerinde, bedenine göre oldukça büyük, rengi solmuş gri bir palto vardı; her yanı farklı renklerde kumaşlarla yamalanmıştı. Eski spor ayakkabısını ayağından düşmesin diye plastik tellerle bağlamıştı. Islak karton ve nem kokusu hep onunla birlikteydi; bu yüzden yoldan geçenler, sanki bulaşıcı bir hastalık taşıyormuş gibi ondan uzak dururdu. Oysa bilmezlerdi ki, onun kalbi, kendi ütülü beyaz giysilerinden çok daha temizdi. O gün yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyordu. Sokakları yıkıyor, ama tahta arabanın yükünü daha da ağırlaştırıyordu. Su dolan araba ilerledikçe, Kasım Amcanın kasları her adımda sızlıyor, içi ağrıyla doluyordu. Yine de zihninden, yatakta uzanan eşi Züleyha’nın görüntüsü hiç silinmiyordu. Kalp ilacı iki gündür bitmişti; geceleri, küçük odalarında yankılanan öksürüğü, soğuğun sessizliğini parçalayıp duruyordu. Tuğla ve sacdan yapılmış daracık evlerinde geçen her gece, Kasım’ın omuzlarına yeni bir yük bindiriyordu. Yürümeye devam ediyor, gözleri çevreyi dikkatle tarıyordu… #dinihikayeler #ibretlikhikaye #seslikitap #diniveibretlikhikayeler #gercekhikaye