У нас вы можете посмотреть бесплатно Sonun Başlangıcı Filistin Cephesi nasıl çöktü? или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Kemal Paşa, 27 Eylül gecesi görüştüğü meşhur İngiliz casusu Lawrence’dan, İngiltere’ye göre, Suriye ve Irak’ın geleceğinin Emir Faysal ve Genç Araplara ait olduğu; Türklerin, başkalarına ait topraklardan çekilmesi ve Anadolu’ya odaklanması icab ettiği tavsiyesini almıştı. (Alan Palmer, Victory 1918). Lord Kinross da Mustafa Kemal’in Arap topraklarının kaybına o kadar üzülmediğini söyler. Buralarda öteden beri sömürgecilerin gözü olduğunu iyi bilmektedir. Ancak Suriye’nin kaybı, Anadolu’nun da işgaline zemin hazırlamıştır. Nitekim Allenby’nin istihbarat subayı Alexander Aaronsohn, 25 Ekim’de Haleb’e geldiğinde 7. ordu kumandanı ile görüşüp öğle yemeği yediğini; kendisine mağlubiyet için fazla üzülmediğini; Enver Paşa’nın itibarının kırılmasının daha mühim olduğunu söylediğini anlatır (American Israelite, 1 March 1923; Border Cities Star, 30 August 1929). Mustafa Kemal Paşa’nın Nablus Muharebesi’nden birkaç gün evvel üç ordunun da umum kumandanı sıfatıyla cepheye gelişi, ordu içi darbe denecek bir tavırla Alman kurmaylarını birer birer uzaklaştırması çok dikkate değerdir. Bundan birkaç gün sonra İngiliz birlikleri saldırmış, bütün ordu savaşmadan teslim olmuş, sadece karargahdaki az sayıda kişi kaçmayı becerebilmiştir. Bu izahı oldukça zor çetrefil bir hikayedir. Bunu danışıklı dövüş olarak görenler vardır. Bir vatan hainliği olmasa da, ama işin içinde danışıklı dövüş bulunması kuvvetle muhtemeldir. Bazen ülkelerin kendi menfaatlerini korumak adına yaptığı bir şeydir. Nitekim Kudüs gitmiş, bu cephede Türklerin mağlubiyeti belli olmuştur. Türk ordusu bitmiştir. Yedek personeli ve parası kalmamıştır. Uzun zamandır zaten Alman desteği ile yaşamaktadır. Almanların da kaynakları da tükenmeye ve silah desteği gelmemeye başlamıştır. Buna mukabil İngilizler muazzam bir tahşidat yapmış, cepheye devamlı kuvvet yığmıştır. Taarruza geçecekleri ve kazanacakları bellidir. Bu konsepte Almanlar şık ve hızlı bir operasyonla ayıklanmış, İngilizlerle gizli temasa geçilmiştir. Maksat, ordulardan elde kalanlarını asgari zayiatla kurtulmasını temindir. Nitekim üç ordu tüm mevcuduyla esir alınmıştır. Bu, o zamanki Türk kurmaylarına en temiz hal tarzı olarak görülmüştür. Bu bir mağlubiyet ikrarıdır. Bu teslim operasyonuna mukabil Türkler bugünki Türkiye Suriye hududunu temin etmiş oldu. Türkiye cumhuriyeti tarihi, Nablus mağlubiyeti ile başlar. Bu mutabakat için temasların bir müddet evvel, belki birkaç ay evvelinden gizli bir şekilde başlayıp sürdüğü tahmin edilebilir. Bunun, nerede, nasıl ve kimler arasında olduğu, modern Türk ve İngiliz tarihçiliğinin sükût geçtiği bir meseledir. Elbette ki bunu ne İngilizler ne de Türkler ilan edebilirdi. Zira bu Fransızlara atılmış büyük bir kazıktır. İkincisi başta Enver Paşa olmak üzere Türkiye’deki güçlü kadrolar tarafından vatan hainliği ile suçlanıp kurşuna dizilme tehlikesi vardır. Mamafih İstanbul’a dönüşte Filistin cephesi kumandanları hakkında bir askeri takibat yapılmadığı gibi, Fevzi Paşa, Kemal Paşa’nın divan-ı harbe verilmesini engellemiştir. Buradaki kumandanların tamamı, Anadolu hareketi içinde yer almıştır. Bu da gösteriyor ki, bu karardan ve gizli temaslardan merkezde bazılarının da haberi, hatta tasvibi vardır. . Suriye cephesinin çökmesi üzerine 30 Ekim’de Mondros Mütarekesi imzalandı. Bu arada Haleb’in 40 km kuzeyinde kamp kuran Kemal Paşa, General MacAndrew’ya teslim oldu ise de, iyi muamele gördü ve bazı şartlarla serbest bırakıldı. Hatta General kendisine bir otomobil tahsis edip istasyona kadar uğurladı. Bunu o zamanki Filistin cephesinde İngiliz ordusuna dair yazılarıyla tanınan gazeteci, tarihçi ve politikacı Sir Henry Somer Gullett anlatıyor. Adana’dan padişaha çektiği meşhur telgrafta, içinde kendisinin de bulunduğu isimlerden bir hükümet kurmasını teklif etti. Padişah, hâlâ itimat ettiği yaverinin dediklerini bir tanesi hariç yaptı; ancak nedense kendisini harbiye nâzırı tayin etmedi. Kemal Paşa, İstanbul’da Suriye bozgununun müsebbibi olmakla itham edildi ise de, padişah eldeki tek tük İttihatçı olmayan subaylardan biri olarak gördüğü yaverini himaye etti. Fevzi Çakmak hatıralarında, Kemal Paşa’nın bu sebeple kurşuna dizilmesine engel olduğunu anlatır. Bundan sonrası yakın tarihimizde yepyeni bir sayfa teşkil eder. Suriye Cephesi’nin İsmet İnönü, Kâzım İnanç, Refet Bele, Asım Gündüz, Ali Fuad Cebesoy gibi mağlup kumandanları, yeni bir zaferin kahramanları olarak tarihe geçtiler. Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci/3 Aralık 2018 Pazartesi. #tarih #filistincephesi #osmanlı #suriye #lozan #kadirmısıroğlu #ismetinönü #kemalpaşa #cevatpaşa #refetpaşa #yalanyazantarihutansın