У нас вы можете посмотреть бесплатно İlhan Selçuk'u işkenceli sorguya alan Orgeneralin çok ilginç hikayesi или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
#faiktürün, #ilhanselçuk, #9martdarbe 1971 yılı… Türkiye ideolojik fay hatlarının üstünde duruyordu. Üniversiteler kaynıyor, gençlik hareketleri büyüyor, ordu içinde ise 27 Mayıs’ın mirası hâlâ canlılığını koruyordu. 9 Mart 1971 için planlanan ve “Millî Demokratik Devrim” adını taşıyan askerî müdahale, Baas modeli yerli sosyalist bir düzen kurmayı hedefliyordu. Ancak bu plan gerçekleşmedi. Çünkü sürecin tam merkezinde, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Faik Türün vardı. Rubicon Tarih olarak bu dosyada, 9 Mart girişiminin nasıl boşa çıkarıldığını, 12 Mart Muhtırası’na giden yolu ve Faruk Gürler’in cumhurbaşkanlığına uzanan siyasi hesaplaşmasını birlikte inceliyoruz. 9 Mart süreci, Doğan Avcıoğlu’nun Devrim gazetesi çevresinde şekillendi. Emekli Korgeneral Cemal Madanoğlu, 27 Mayıs’ın içinden gelen isimlerden biriydi. Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler ve Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur’un darbe planına sıcak baktıkları iddia edildi. Üniversite cephesinde ise Deniz Gezmiş, Mahir Çayan ve Yusuf Aslan gibi isimler devrimci atmosferin sembolleriydi. Ancak Millî İstihbarat Teşkilatı’ndan Mahir Kaynak ve Mehmet Eymür’ün verdiği bilgiler, Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç ile Faik Türün’e ulaştı. Tağmaç, adı geçen subayları emekliye sevk etti. Böylece 9 Mart planı devre dışı kaldı. Bu gelişme, 12 Mart 1971 Muhtırası’nın zeminini oluşturdu. 12 Mart sonrasında İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı’nı da yürüten Faik Türün, darbe planlaması iddiasıyla birçok ismi Ziverbey Köşkü’nde sorgulattı. Bu sorgulamalar içinde gazeteci İlhan Selçuk da vardı. Selçuk, yıllar sonra kaleme aldığı Köşk kitabında yaşadığı işkenceyi ayrıntılarıyla anlattı. Ziverbey, 12 Mart döneminin sembolik merkezlerinden biri hâline geldi. Bu süreç yalnızca askerî değil, aynı zamanda siyasal bir hesaplaşmaydı. 1973’te Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’ın görev süresi dolduğunda, Faruk Gürler Genelkurmay Başkanlığı’ndan istifa ederek cumhurbaşkanlığına aday oldu. Ordunun üst kademesinden destek aldığı düşünülüyordu. Ancak hem Süleyman Demirel hem de Bülent Ecevit Gürler’e mesafeli davrandı. Meclis çevresindeki askerî baskıya rağmen, Faik Türün’ün 1. Ordu birlikleriyle Ankara’ya yürüme resti, siyasi liderlere manevra alanı açtı. Sonuçta emekli Oramiral Fahri Korutürk cumhurbaşkanı seçildi. Gürler’in siyasi hamlesi sonuçsuz kaldı. Böylece Türün, yalnızca 9 Mart’ı değil, Gürler’in Çankaya planını da fiilen engellemiş oldu. Faik Türün 1973’te emekliye ayrıldı. 1977’de Adalet Partisi’nden Manisa milletvekili seçildi. 1980’de cumhurbaşkanlığına aday gösterildi ancak yeterli oyu alamadı. Aynı dönemde CHP’nin adayı ise Muhsin Batur’du. Meclis’in cumhurbaşkanı seçememesi, 12 Eylül’e giden sürecin bir parçası oldu. Türün 2003’te hayatını kaybetti ve askeri törenle Edirnekapı Şehitliği’ne defnedildi. Ardında tartışmalı bir miras bıraktı: Bir kesime göre devrimci darbeyi önleyen isim, diğer kesime göre Ziverbey sorgularının sorumlusu. Bu dosya bize şunu gösteriyor: 1971’de mesele yalnızca sağ–sol çatışması değildi. Ordu içindeki güç dengeleri, kişisel hesaplaşmalar ve siyasi liderlerin riskli tercihleri Türkiye’nin yönünü belirledi. 9 Mart gerçekleşseydi nasıl bir Türkiye ortaya çıkardı? 12 Mart bir karşı-darbe miydi? Gürler’in önü açılmadığı için mi 12 Eylül’e gidildi? Tarih, bazen tek bir komutanın pozisyonuyla yön değiştiriyor. Faik Türün dosyası, tam da bu kırılma anını anlatıyor. Türk Siyasi Tarihi Siyasi Tarih Popüler Tarih Siyaset Politika