У нас вы можете посмотреть бесплатно Zümer Sûresinin 3. Âyeti Tasavvufun Aleyhine midir? Ömer Faruk Korkmaz Hoca Efendi или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Zümer Sûresinin 3. âyetinin tasavvufun aleyhinde bir âyet olduğu söyleniyor, bu doğru mudur? Tevessül dinimizde yok mudur? Geçmiş büyüklerimiz, selef-i sâlihîn ve hatta Peygamber Efendimizin tevessül ettiğine dair gelen hadisler sahih midir? Tevessülü şirk olarak addetmek, ashab-ı kiramı şirkle itham etmek midir? --- Zümer Sûresi 3. âyet-i celile-i cemîle (metni): بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ اَلَا لِلّٰهِ الدّ۪ينُ الْخَالِصُۜ وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۢ مَا نَعْبُدُهُمْ اِلَّا لِيُقَرِّبُونَٓا اِلَى اللّٰهِ زُلْفٰىۜ اِنَّ اللّٰهَ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ ف۪ي مَا هُمْ ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ هُوَ كَاذِبٌ كَفَّارٌ Zümer Sûresi 3. âyet-i celile-i cemîle tefsirli meâl-i âlîsi: Âgâh olun! (Şirk ve gösteriş gibi her türlü şâibe den arınmış olan) hâlis din (ve ibadet) ancak Allâh’a mahsustur. (Zira ilâhlık sıfatlarına sahip olan ve gizli açık her şeye vâkıf olan sadece O’dur!) O kimseler ki; O’nu bırakıp (putları, melekleri ve Îsâ (Aleyhisselâm)`ı) birtakım dostlar (ve ilâhlar) edinmişlerdir; -(onlar Allâh’ı inkâr etmiş değillerdir, fakat:) “Biz onlara ancak bizi Allâh’a tam bir yakınlıkla yaklaştırsınlar diye ibadet etmekteyiz! (demişlerdir.)” İşte o (müşriklerle Müslüma)nların, kendisi hakkında ayrılığa düşmekte oldukları şeyler hususunda şüphesiz ki Allâh onların arasında hüküm verecek (bunun neticesi olarak da haklıyı cennete, haksızı cehenneme gönderecek)tir. Gerçekten de Allâh öyle bir kimseyi hidâyet etmez ki, o (“Melekler Allâh’ın kızlarıdır!” gibi sözlerinde) bir yalancıdır ve son derece inkârcıdır! Âyet hakkında izah: Bazı kimselerin; kâfirlerin bu âyette geçen: “Biz onlara ancak bizi Allâh’a yaklaştırsınlar diye tapıyoruz!” sözlerini “Tevessül” ve “Râbıta” aleyhine delil getirmeleri, anlayış kıtlığından nâşîdir. Zira müşrikler bu sözlerinde, putlara taptıklarını açıkça ifade etmektedirler. Bir veli hürmetine Rabbinden bir şey isteyen yahut Allâh için sevdiği mürşidini hayalinde canlandıran kimseler ise, onlara tapmak şöyle dursun, onların da Allâh’ın kulları olduğunu kabul etmektedirler. Ancak onların Allâh-u Te`âlâ’ya kendilerinden daha yakın olduğu hususundaki hüsnü zanlarına ve onlara karşı Allâh için olan sevgilerine binaen, onlarla tevessül etmektedirler. Kendi kafalarından putları ilâh edinip onlara tapanların yaptığıyla, Allâh-u Te`âlâ’nın: “Sizi O’na ulaştıracak vesile arayın!” (Mâide Sûresi: 35’den) emri gereğince, O’nun dostlarını aracı yapanların bu muâmelesi arasında uzaktan yakından hiçbir benzerlik bulunmamaktadır. --- İSMAİLAĞA NET | Yolumuz Sohbet Portal: https://www.ismailaga.net/ E-posta: [email protected] Facebook-Twitter-Instagram: @ismailaganet Telefon: 0850 811 7777 Bizleri sosyal medya hesaplarımızdan takip ederek ve portalimize üye olarak yeni video, ders ve sohbetlerden anında haberdar olabilirsiniz. #tevessül #şirk #tasavvuf