У нас вы можете посмотреть бесплатно BİR NUSRET TAŞÇI GÖÇTÜ BU DİYARDAN или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Bir Nusret Taşçı göçtü bu diyardan… 1956 yılında Seydiköy’ün beyaz badanalı alçak evlerin birinde gözlerini dünyaya açan Nusret’in ileride notalarla koskocaman bir kitleyi peşinden sürükleyeceğini elbette kimseler bilemezdi. Ele avuca gelip, mektepte okumayı söktükten sonra O da her çocuk gibi tütünden gelen büyüklere yardım ediyor, kuruması için kargılara dizilen tütünleri telli direklerin arasına asıyordu. Çoğu kere evlerin hemen yanındaki istasyona giderek İzmir’den gelen büyüklerini seyre dalıyordu. Yıllar sonra dizelerine yansıtacağı gibi Seydiköy Treni herkesin işini, aşını taşıyordu. Mutluluklara, hüzünlere o kara trende şahitti. Nusret Taşçı bazen boş vakitlerinde bağlama çalma çabasında olan Yaşar dayısına seyre dalardı. Gel zaman git zaman Nusret Taşçı delikanlılığa adım attıktan dayısına özenmiş olacak ki kendisine tenekeden bir saz yaptı. Kendi ürettiği sazın tellerinden çıkardığı seslerle kendince vakit geçirmeye başladı. Bu kez de dikkat kesilme sırası dayısındaydı. Yeğenin müzik sevdası karşısında sessiz kalmadı. O’na bir bağlama hediye etti. Genç Nusret’in yaşadığı sevinç elbette anlatılamazdı. O gün dayısına ve kendisine bir söz verdi; Dermansız kalacağı güne değin Bağlamayı elinden hiç bırakmayacaktı. Öyle de oldu. Nusret Taşçı’nın notalarla gerçek tanışması ise asker ocağındaydı. Vatani görevini tamamladığı Antakya Seyyar Jandarma Bölüğü O’nun gelecekte mutlu olacağı yolun adeta başlangıcıydı. Subay gazinosunda sahne alan orkestrada gitar ve klavye çaldı. Asker dönüşünde ise erkek kardeşi ve arkadaşlarıyla birlikte Seydiköy’ün ilk ve son müzik grubu Orkestra Gelişim’i kurdu. Seydiköy artık Gaziemir’di. Köy Düğünleri yerini artık “İzmir’dekiler gibi” Salon Düğünlerine bırakmaya başlamıştı. Orkestra Gelişim’in sahne aldığı Belediye Gazinosu’nda gençler evleniyor, aileler erkek çocuklarının sünnet düğünleriyle ilk mürüvvetlerini tadıyordu. Taşçı ve ailesi ise oğullarının mürüvvetini görmek için sabırsızlanırken, Nusret’te gönlünü Eskişehirli bir kıza çoktan kaptırmıştı. Eskişehirli İsmail, Şaziye Sözel’in kızı Nurşen İzmir Gaziemir’e gelin olacaktı. 1982 yılında yaşamlarını birleştiren iki genç 39 yıl aynı yastığa baş koydular. Mutlu evlilikleri onlara önce Umut, ardında Gamze adında iki evlat getirecekti. Zaman içerisinde çocukları da onlara Çınar, Ata ve Uras ile torun sevincini yaşatacaktı. Yıllar yılları kovalarken her geçen gün nüfusu artan ve kasabadan ilçeye dönüşen Gaziemir’de sosyal ve kültürel ihtiyaçlarda ortaya çıkmaya başlıyordu.Gaziemir’in sanat yönünden de gelişmesi gerektiğine inanan Nusret Taşçı belediyenin açtığı kurslarda başta çocuklar olmak üzere her yaştan insana bağlama dersleri vermeye başlar. Bir müddet sonra Metin Taşkın ağabeyinin önerisi ve teşviki ile Umut Müzik Evi’ni açar. Bir yandan müzik aletleri satışı diğer bir yandan da özel bağlama kursları verir. Umut Müzik artık Taşçı ailesinin ekmek teknesi olduğu kadar Gaziemir içinde sanatın yoğrulduğu merkez olacaktır. Kursiyer bağlama, gitar, piyano ve keman çalmayı öğretecekleri Umut Müzik’te öğrenecektir. Bünyelerine kattıkları biri diğerinden değerli hocalar sayesinde, her yaştan yüzlerce kişi enstrüman çalmaya başlar. Geliştirdikleri bu yeteneklerini her yılın sonunda yapılan Umut Müzik Gecelerinde Gaziemirlilerle paylaşırlar. Nusret Taşçı ilçenin sosyal, sanatsal yaşamının gelişmesi için kültürel öncü adımların atılması gerektiğinin bilincindeydi. Kurulduğu 2010 yılında itibaren ilçe yaşamına ayrı bir sosyal renklilik sağlayan Seydiköylüler Derneği, ilçenin sanatsal aktivitelerinin gelişmesine de zemin oluşturacaktı. Halil İbrahim Şenol’un belediye başkanlığı ile birlikte Anı Evi’nin yaşama geçirilmesi, sergilenen objeler ve fotoğraflar Seydiköy’ün kültürel yaşamını bir kez daha ortaya dökülmesine yol açmıştı. Tarihi Eski Tren İstasyonu bu kez önceki ve günün nesillerini buluşturan bir mekana dönüşmüştü. Biletçi gişesinin hemen üzerine çerçevelenerek asılmış bir şiirin dizeleri tüm yaşanmışlıkları satır satır anlatmaktaydı; Bir başkaydı ağaçları kuşları, Baharda kekik kokan dağları, Tarlaları, bahçeleri, bağları, düşte kaldı artık Seydiköy. Çocukluğundaki köyünü mısralara döken Nagihan Uyanıker’in şiiri Nusret Taşçı’nın elinde artık Türkü’ye dönme zamanı gelmişti.Notalandırılan eser 2012 yılında gerçekleştirilen Seydiköylüler Gecesi’nde Nusret Taşçı tarafından Gaziemirlilerle paylaşıldı. Seydiköy Türküsü Gaziemir için bestelenen ilk eser oldu. Seydiköy Türküsü’nün doğması sonrasında Seydiköylüler Derneği faaliyetleri arasına sanatı da kattı. Dernek Başkanı Hakan Süvari’nin teklifiyle ilçede sanata gönül verenlerle oluşturulan Seydiköylüler Derneği Türk Halk Müziği Korosu’nun şefliğine Nusret Taşçı getirildi. Nusret Taşçı artık THM Korosu’nu yöneten hocaydı.