У нас вы можете посмотреть бесплатно Ondokuzuncu Mektub 2025 или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Risale-i Nur Külliyatından Mektubat https://mutalaainur.com/ondokuzuncu-m... Ondokuzuncu Mektub Ondokuzuncu Mektub: Mu’cizat-ı Ahmediye (A.S.M.) Risalesidir. Bu risale, üçyüzden fazla mu’cizatı Ondokuz işaret içinde beyan eder. Risalet-i Ahmediye’nin (A.S.M.) mu’cizesini beyan ettiği gibi, kendisi de o mu’cizenin bir kerametidir. Mu’cizat-ı Ahmediye (A.S.M.) Risalesi Birinci Nükteli İşaret Nübüvvetin tahkiki; Nev’i beşerde nübüvvet vardır. Elhak o vazifeyi en layıkıyla gören Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmdır. İkinci Nükteli İşaret Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın elinde nazil olan Kur’an-ı Azîmüşşan ve ehl-i tahkikin yanında bine kadar mu’cizat-ı bahiresi, hemen umum harekâtı ve ef’ali, ahval ve akvali, ahlâk ve etvarı, sîret ve sureti, nübüvvetinin hakkaniyetini, sıdkını ve ciddiyetini isbat eder. Üçüncü Nükteli İşaret Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın mu’cizatı çok mütenevvidir. Risaleti umumî olduğu için, hemen ekser enva’-ı kâinattan birer mu’cizeye mazhardır. Dördüncü Nükteli İşaret Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın, Allâm-ül Guyub’un talimiyle haber verdiği umûr-u gaybiyenin tamamıyla anlaşılması için, altı esas mukaddime olarak beyan edilmiştir. Birinci Esas: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın çendan her hali ve her tavrı, sıdkına ve nübüvvetine şahid olabilir; fakat her hali, her tavrı hârikulâde olmak lâzım değildir. İkinci Esas: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın risaleti, vahye istinad eder. Vahiy iki kısımdır: A. Biri: “Vahy-i sarihî”dir. Kur’an ve bazı ehadîs-i kudsîye gibi… B. İkinci Kısım: “Vahy-i zımnî”dir. Aslı vahiy olan mücmel hâdiseyi tafsil ve tasvirde, Zât-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm 1. Bazan yine ilhama, ya vahye istinad edip beyan eder 2. Veyahut kendi ferasetiyle beyan eder. Ve kendi içtihadıyla yaptığı tafsilât ve tasviratı, a. Ya vazife-i risalet noktasında ulvî kuvve-i kudsîye ile beyan eder. b. Veyahut örf ve âdet ve efkâr-ı âmme seviyesine göre, beşeriyeti noktasında beyan eder. Üçüncü Esas: Naklolunan haberler eğer tevatür suretinde olsa, kat’îdir. Tevatür iki kısımdır. A. Biri “sarih tevatür”, (Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın emri için; ağaç, yerinden çıkıp yanına gelmesi, sarihan mütevatir denilebilir. Onaltı yolla haberi ulaşan Şakk-ı Kamer ve Kuru direk Mu’cizesi de sarih tevatür’dür.) B. Biri “manevî tevatür”dür. Manevî tevatür de iki kısımdır: 1. Biri sükûtîdir. (Cemaat içinde parmaklarından su akması gibi) 2. Biri de mütevatir-i bil-manadır. Bir hâdisenin vukuunda, ihtilaf-ı suret zarar vermez. Esas mananın doğruluğudur. (Mihmandar-ı Nebevî Ebu Eyüb-il Ensarî hanesine teşrif-i Nebevî hengâmında iki kişiye kâfi gelecek yemekten otuz veya altmış veya yetmiş veya yüzseksen adamın yemesi hadisesi buna bir misaldir.) Hem bazan olur ki; haber-i vâhid, bazı şerait dâhilinde tevatür gibi kat’iyyeti ifade eder. (Rivayet silsilesinin sağlamlığı Âl’i beytin imamları gibi veya haber veren kişinin kuvveti veya kıymeti ile haberi vahid olur.) Hem bazan olur ki; haber-i vâhid haricî emarelerle kat’iyyeti ifade eder. (Arafat çeşmesi veya at üzerinde iken ağacın iki parça olması veya o hadiseyi ehl-i keşfin müşahede etmesi gibi) Sual: An’aneli senedin faidesi nedir? Elcevab: Faideleri çoktur. Ezcümle, bir faidesi şudur: An’ane ile gösteriliyor ki, 1. An’anede dâhil olan mevsuk ve hüccetli ve sadık ehl-i hadîsin bir nevi icmaını irae eder. 2. O senedde dâhil olan ehl-i tahkikin bir nevi ittifakını gösterir. Sual: Neden hâdisat-ı i’caziye sair zarurî ahkâm-ı şer’iye gibi tevatür suretinde, pek çok tarîklerle, çok ehemmiyetli nakledilmemiş? Elcevab: Çünki ekser ahkâm-ı şer’iyeye, ekser nâs, ekser evkatta muhtaçtır. Amma mu’cizat ise; herkesin herbir mu’cizeye ihtiyacı yok. Dördüncü Esas: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın istikbalden haber verdiği bazı hâdiseler, cüz’î birer hâdise değil; belki tekerrür eden birer hâdise-i külliyeyi, cüz’î bir surette haber verir. Meselâ: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Mehdiden değil mehdiyetten haber vermiştir. Hazret-i Mehdi’ye dair muhtelif rivayetler var. Beşinci Esas: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, لاَ يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ اللّٰهُ sırrınca kendi kendine gaybı bilmezdi; belki Cenâb-ı Hak ona bildirirdi, o da bildirirdi. Cenâb-ı Hak mukteza-yı hikmet ve rahmetiyle vefat-ı Nebevî’den sonra, âl ü ashabının ve ümmetinin başlarına gelecek müdhiş hâdisatı, hususi ve icmali bir surette; güzel hâdiseleri ise kısmen mücmel ve kısmen tafsil ile bildirmiştir. Altıncı Esas: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın siyer ve tarihte beyan olunan ahval ve evsafı, şahs-ı manevîsine ve mahiyet-i kudsîyesine uygun gelmiyor. Bu yüzden yanlış gitmemek için; her vakit mahiyet-i beşeriyeti itibariyle işitilen evsaf-ı âdiye içinde başını kaldırıp, hakikî mahiyetine ve mertebe-i risalette durmuş nuranî şahsiyet-i manevîyesine bakmak lâzımdır. Yoksa, ya hürmetsizlik eder veya şübheye düşer.