У нас вы можете посмотреть бесплатно İran Şahı Rıza Pehlevi'nin Atatürk'ü Ziyareti 1934 или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
İran Şahı Rıza Pehlevi'nin Atatürk'ü Ziyareti 1934 #atatürk #şahrızapehlevi Türk kökenli Kaçar hanedanını devirerek kendi hükümranlığını ilan eden Rıza Pehlevi, 1925 yılından itibaren ülkedeki tek kudretli kişi olarak kendi idaresini kurdu. İçeride yaptığı pek çok reform ve politik değişimlerin yanında dış politikada da geleneksel sorunlarla uğraşmak zorundaydı. Hiçbir zaman tam anlamıyla başarılı olamadığı tam bağımsız bir İran yaratma düşüncesi, saltanatı boyunca takip ettiği temel politikası idi. Uzun bir tarihsel arka plana dayanan sömürü ilişkileri ile İngiltere ve Rusya tarafından rehin alınmış bir ülke görünümünde olan İran, Rıza Pehlevi’nin yönetimi eline almasından sonra sürekli olarak bu iki devletin boyunduruğundan kurtulmaya çalıştı. Çelişkili bir durum gibi görünmesine rağmen Rıza Pehlevi’nin iktidara gelmesini İngiltere desteklemişti. Ülkedeki iç kargaşanın sona erdirilmesi ve merkezi bir yönetimin kurularak Bolşevizm tehdidinin önlenmesi için güçlü bir yönetim ihtiyacı duyan İngiltere, aynı zamanda devlet otoritesinden bağımsız yaşayan aşiretlerin petrol bölgelerindeki çıkarlarına zarar vermesinden de endişe ediyordu. Rıza Pehlevi’nin hanedanını kurması İngiltere’nin bu koşullardaki desteği ile mümkün olabilmişti. Fakat Rıza Pehlevi bu stratejik desteğin ardından İngiltere ile olan ilişkileri İran’ın bağımsızlaşması temelinde yürütmeye çalıştı. Bu nedenle Rıza Pehlevi’nin temel dış politika amacı; İngiltere ve Rusya’ya karşı denge unsuru olabilecek yeni dostluklar geliştirmekti. 1909 yılında 2 milyon sterlin sermaye ile kurulan Anglo-Persian Oil Company (APOC) İngiltere’nin İran’daki en önemli var oluş nedeniydi. Rıza Pehlevi’nin sürekli olarak İran’ın petrol üretiminden aldığı payı arttırmaya çalışması İngiltere ve İran arasındaki en önemli sürtüşme nedeni iken, 1933 yılında yeni bir anlaşma yapmaya razı olan İngiltere, yine de kendi lehine olan eşitsiz koşulları sürdürüyordu. İşletme payında %4 gibi küçük bir artışın karşılığında Şah, şirketin imtiyazını 1993’e dek uzatmıştı. Çarlık zamanında tamamen sömürgeci çıkar ilişkileri üzerinden İran’da hegemonya alanları oluşturan Rusya, Ekim Devrimi’nden sonra İran’ın borçlarını silmesi, Çar zamanında elde ettiği imtiyazları geri vermesi ile İran içinde destek bulmayı nispeten başarmıştı. Buna rağmen İran özellikle dış ticareti üzerindeki Sovyet Rusya etkisini sınırlamaya çalışıyordu. Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesi ile birlikte ihraç mallarının Türkiye üzerinden taşınması ve özellikle demiryolu ağlarının birleştirilerek kara taşımacılığının geliştirilmesi, Kuzey İran ticaretinin Sovyet Rusya etkisinden kurtarılması için zorunlu çabalar olarak görülüyordu. Bu aynı zamanda Türkiye ziyaretinin temel amaçlarından biridir. Çok önemli bir diğer ülke olan Almanya, bu dönemde İran için uygun bir müttefik olarak görünüyordu. Almanya’nın Ortadoğu bölgesinde geleneksel sömürgeci müdahaleleri olmamıştı. Bilim ve teknoloji alanında oldukça gelişmiş bir durumda olması nedeniyle, İran gibi geri kalmış bir ülkeye teknoloji desteği sağlayabilirdi. İran’la karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesi, Avrupa dışında ekonomik etki alanlarını genişletmeye çalışan Almanya için düşük riskli ve iyi bir yatırımdı. Nitekim İran’da pek çok kara ve demiryolu gibi yatırımlar gerçekleştirmiş, İran ekonomisinin iki savaş arası dönemdeki gelişmesinde önemli bir dış aktör olarak rol oynamıştı. Rıza Şah’ın Türkiye ziyaretini tüm bu denge oyunları içinde anlamaya çalışmak gerekir. Doğrudan doğruya Türkiye ile geliştirmeye çalıştığı karşılıklı iyi ilişkilerin amacı, bir bütün olarak hedeflediği denge siyasetiyle uyumludur. Ziyaret sırasında Rıza Şah’ın yanında bulunan General Arfa’da Şahın ziyareti konusunda aynı düşüncededir ona göre Şah’ın bu ziyareti yapmaktaki amacı, Rusya ve İngiltere’ye karşı bir denge oluşturmaya çalışmaktır. Rıza Pehlevi’nin Türkiye ziyareti iki dünya savaşı arası dönemde, bağımsız devletler olarak var olmaya çalışan Türkiye ve İran’ın, birbiri ile yakınlaşma çabalarının somutlaştığı önemli bir diplomatik olaydır. Ortadoğu’da istikrar arayışlarının belirleyici olduğu ve iki ülkede geniş kapsamlı modernleşme süreçlerinin uygulandığı bir dönemde, Türkiye ve İran’da yeni kurulan rejimlerin, geçmişten gelen gerginlikleri giderme konusundaki iradeleri, karşılıklı ilişkilerdeki sorunların aşılmasını sağlamış, böylelikle Rıza Pehlevi’nin 27 gün süren uzun ziyareti mümkün olmuştu. Seslendiren: Kadir Tanrıkulu İçerik hazırlama, renklendirme, düzenleme: AkifTanrıkulu