У нас вы можете посмотреть бесплатно CUNTACILARIN İLK TERCİHİ, EVREN'İN BAŞBAKANI или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
#turhanfeyzioğlu #27mayıs #12eylül Türk siyasi hayatında bazı isimler vardır; iktidar değişir, partiler bölünür, darbeler olur ama o isimler her dönemde bir şekilde sistemin merkezinde kalmayı başarır. Turhan Feyzioğlu, işte böyle bir figür olarak karşımıza çıkıyor. 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül… Üç farklı askeri müdahale, üç farklı siyasi kırılma. Fakat bu üç dönemin de kesişim kümesinde yer alan bir isim var: Turhan Feyzioğlu. 1922’de Kayseri’de doğdu. Galatasaray Lisesi ve ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. İngiltere’de anayasa hukuku alanında doktora yaptı. 1955’te Türkiye’nin en genç profesörlerinden biri oldu. Akademik kariyeri parlak ilerledi; 1956’da Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne dekan seçildi. Ancak Forum dergisindeki yazıları nedeniyle Demokrat Parti ile karşı karşıya geldi ve üniversiteden ayrıldı. Akademiden siyasete geçişi böyle başladı. CHP’ye katıldı, 1957’de milletvekili seçildi. 27 Mayıs’a kadar CHP’nin sert muhalefet hatiplerinden biri olarak tanındı. 27 Mayıs’tan sonra ODTÜ rektörü oldu, Kurucu Meclis’te Anayasa Komisyonu başkanlığı yaptı, II. Gürsel Kabinesi’nde Millî Eğitim Bakanı olarak görev aldı. Yani darbe sonrası kurulan yeni düzenin önemli aktörlerinden biriydi. 1960’ların ortasında CHP içinde “Ortanın Solu” tartışması patlak verdi. İsmet İnönü, partiyi bu eksene yerleştirdiğini ilan etti. Feyzioğlu başlangıçta bu çıkışı destekledi; bunu komünizme karşı bir taktik hamle olarak gördü. Ancak zamanla bu çizgiden uzaklaştı. Ecevit’in yükselişiyle birlikte parti içi gerilim arttı. 30 Nisan 1967’de 48 milletvekili ve senatörle birlikte CHP’den ayrıldı ve Güven Partisi’ni kurdu. CHP’nin Atatürk çizgisinden saptığını savundu. 1968 öğrenci hareketlerine sert muhalefeti nedeniyle “Türkiye’nin McCarthy’si” diye anıldı. 12 Mart 1971 muhtırasını açıkça destekledi. Muhtırayı, devleti “uçurumun kenarından çeviren” bir müdahale olarak tanımladı. Nihat Erim hükümetlerine destek verdi; yardımcısı Ferit Melen Millî Savunma Bakanı oldu ve daha sonra başbakanlığa kadar yükseldi. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam kararına da destek verdi. 12 Mart’ın güçlü generali Faruk Gürler’in cumhurbaşkanlığı adaylığını destekleyen isimlerin başında yine Feyzioğlu vardı. 1970’lerde partisini Cumhuriyetçi Güven Partisi adıyla sürdürdü. Hem Demirel’in Milliyetçi Cephe hükümetinde hem de Ecevit hükümetinde görev aldı. Bu esneklik, onun ideolojik sabitliğinden çok sistem içi konumlanma becerisine işaret ediyordu. 12 Eylül’e gelindiğinde tablo daha çarpıcı hale geldi. Darbe öncesi Genelkurmay’da bulunduğu, kurulacak hükümetin listesini hazırladığı basına yansıdı. Kenan Evren tarafından başbakanlığa getirildi; ancak komutanların itirazı üzerine görev Bülend Ulusu’ya verildi. Bu durum, onun darbe yönetimi nezdindeki ağırlığını gösteriyor. Burada temel soru şu: Bir anayasa hukuku profesörü neden anayasanın askıya alındığı üç askeri müdahaleye de destek verdi? Feyzioğlu kendisini Atatürkçü ve milliyetçi olarak tanımladı. Ona göre müdahaleler devleti korumak için yapılmıştı. Ancak demokrasi perspektifinden bakıldığında, bu tutum askeri vesayeti meşrulaştıran bir çizgi anlamına geliyor. Feyzioğlu 1981’de aktif siyasetten çekildi. 1988’de hayatını kaybetti. Siyasi mirası ise hâlâ tartışmalı. Bir kesim onu devlet aklını önceleyen bir siyasetçi olarak görüyor; başka bir kesim ise darbelerle kurulan düzenlerin sivil meşruiyet ayağı olarak değerlendiriyor. Turhan Feyzioğlu’nun hikâyesi, Türkiye’de demokrasi ile “devletin bekası” arasındaki gerilimin somut örneklerinden biri. 27 Mayıs’ın, 12 Mart’ın ve 12 Eylül’ün birbirinden farklı değil, aynı zihniyetin varyasyonları olduğunu düşünenler için Feyzioğlu önemli bir vaka sunuyor. Çünkü o, her üç dönemde de sistemin merkezindeydi. Rubicon Tarihi instagramdan takip etmek için: / rubicontarih Rubicon Tarihi Tiktok'tan takip etmek için: / rubicontarih Türk Siyasi Tarihi Siyasi Tarih Popüler Tarih Siyaset Politika