У нас вы можете посмотреть бесплатно “Atölye” Programında Tiyatro, Gençlik ve Kültür Üzerine Derinlemesine Sohbet или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Canlı Yayında Sanat ve Toplumun Renkli İfadesi Kayseri Radar ve Radyo Radar ortak yayını “Atölye”, sunucu Esra Tuğçe Şahin’in moderatörlüğünde bu hafta da kültür‑sanat gündemini izleyici ve dinleyicilerle buluşturdu. Programın konuğu, gazeteci ve tiyatro eğitmeni İbrahim Altuntaş, sanatın bireyler ve toplum üzerindeki etkilerini, tiyatro eğitimini, gençlerin sanata yönelimini ve Kayseri’deki kültürel altyapıyı tüm boyutlarıyla değerlendirdi. Yayın boyunca sanattan eğitime, gençlik sorunlarından yerel etkinliklere uzanan çok kapsamlı konular ele alındı. Renkli Tebeşir’in Doğuşu: Sanatın Kolektif Vizyonu İbrahim Altuntaş, Kayseri’de sanatın daha kolektif ve disiplinli biçimde yapılması amacıyla 2011 yılında Renkli Tebeşir oluşumunun kurulduğunu anlattı. Eğitimci ve tiyatrocularla birlikte yola çıkan grubun hedefinin, Kayseri’deki tiyatro emekçilerini bir çatı altında toplamak olduğunu söyledi. Ancak yerel sahnedeki bireysel yaklaşımların, bir araya gelerek toplu üretme idealini zorlaştırdığını belirtti. Dernekleşme sürecinden ticari yapılanmaya uzanan yolculuklarının detaylarını paylaşan Altuntaş, 2015’ten bu yana aynı isimle ticari bir platformda tiyatro eğitimleri, çocuk ve yetişkin oyunları, Ramazan etkinlikleri ve gösteriler gibi faaliyetlerin sürdüğünü aktardı. Sanat Eğitimi ve Gençlerin Yönelimi Üzerine Değerlendirme Programın belki de en kapsamlı değerlendirmelerinden biri, gençlerin sanata yönelimi ve oyunculuk konusundaki algıları üzerineydi. Altuntaş, gençlerin çoğunun oyunculukla eşdeğer tuttuğu “meşhur olma” arzusunun eğitimle karıştırıldığını söyledi. Kamera önü oyunculuk eğitimi veren ajanslarla ilgili gözlemlerini paylaşan Altuntaş, “Oyuncu olmak ile meşhur olmak arasında büyük fark var” dedi ve eğitim almadan bu alana girmenin sürdürülebilir olmadığını vurguladı. Gençlere tavsiyelerinde, yetenek arayışının ötesinde eğitimin sürekliliğine dikkat çeken Altuntaş, “Eğitim alanlarda başarılı olanlar, süreklilik isteyen bu süreçte ilerleyebiliyor; sadece hevesle gelenler bir süre sonra vazgeçiyor” değerlendirmesinde bulundu. Sanat ve Özgürlük: Muhalif Sanatçı Olmak Sanatın özgürlüğü üzerine konuşan Altuntaş, sanatın toplumsal görev üstlendiğini ve bu nedenle özgürlüğün sınırlarının görünmez engellerle çizildiğini ifade etti. “Sanat özgür olmalı, ancak toplumsal bir görevi de var. Bazen bu gözetildiğinde özgürlükler kısıtlanıyor” diyen Altuntaş, dijital platformlardaki özgürlük alanının geleneksel sahnelere göre daha geniş olduğunu belirtti. Sanatçının toplumsal sorunlara duyarlı olması gerektiğini vurgulayarak, “Sanatçı toplumda olup biteni sahneye, ekrana ya da eserlerine yansıtmaktan kaçınmamalı” dedi ve sanatın muhalif yönünün önemine dikkat çekti. Kayseri’de Kültür‑Sanat Altyapısı: Salonlar ve Engeller Altuntaş, Kayseri’de salon sıkıntısının ciddi bir engel olduğunu dile getirdi. Devlet Tiyatrosu’nun şehre gelmesinin önemli olduğunu ancak salonlardan birinin bu yüzden ticari yapılarda kullanılamaz hale geldiğini söyledi. Büyük prodüksiyonlara uygun salonlar bulunurken, orta ölçekli tiyatro gruplarının kira maliyetlerini karşılamasının zor olduğunu belirtti. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne ait salonun iki yıldır tadilatta olmasını eleştiren Altuntaş, bu sürenin şehrin kültür ve sanat hayatına vurulan bir darbe olduğunu ifade etti. Ayrıca Melikgazi Belediyesi salonları ile üniversite sahnelerinin profesyonel anlamda etkin kullanılamadığını, talep eden grupların kiralama imkanlarının sınırlı olduğunu aktardı. Ekran Bağımlılığı ve Çocukların Sanatla İlişkisi Program boyunca Altuntaş ile moderatör arasında gelişen duygusal analizlerden biri, çocukların ekran bağımlılığı ve sosyal gelişim ilişkisi üzerineydi. Her yaştan bireyin elindeki cihazlara dayanarak çevreyle bağlantısını kaybettiğini söyleyen Altuntaş, çocuklarda odaklanma ve iletişim sorunlarının arttığını belirtti. “Çocukların sürekli telefona bağlı olması, sosyalleşme ve yaratıcı gelişim açısından ciddi engel oluşturuyor” diyen Altuntaş, tiyatro ve drama gibi eğitimlerin ekran bağımlılığını kırmada önemli olduğunu vurguladı. Velilerin geri dönüşlerinden örnekler paylaşan Altuntaş, drama eğitimine katılan çocukların kendilerini daha iyi ifade ettiklerini, yazılı okuma ve ekip çalışmalarında gelişim gösterdiklerini aktardı. Eğitim Politikalarında Sanatın Rolü: Okullarda Drama ve Görsel Sanatlar Programda sanat eğitimine ilişkin geniş perspektifli öneriler de yer aldı. Okullarda drama, tiyatro ve görsel sanatların zorunlu dersler haline getirilmesi gerektiğini savunan Altuntaş, bunun çocukların hem yaratıcılığını hem de sosyal becerilerini artıracağını söyledi. Özellikle Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfredatına bu tür derslerin entegre edilmesinin gerekliliğine vurgu yaptı. Katılımcı dinleyicilerin deneyimlerinden yola çıkarak, okullardaki mevcut sanat derslerinin yetersiz kaldığı ve çocukların bu tür eğitimlere dışarıya yönlendirilmesinin aile bütçesine yük getirdiği belirtildi.