У нас вы можете посмотреть бесплатно 12 Eylül Adaleti - Uğur Mumcu 1.Bölüm или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Kanala abone olun https://bit.ly/seslikitaparşivim Seslendirdiğimiz Tüm kitaplar Öncelikle görme engelli kardeşlerimiz içindir. Uğur Mumcu 12 Eylül Adaleti 1. Bölüm 12 Eylül Adaleti Alıntıları - Sözleri Çağlar boyunca daha iyi, daha güzel, daha aydınlık bir dünya isteyen insanlar, düşünceleri uğruna çok eziyet çektiler, öldürülmeyi göze aldılar, öldürüldüler. "Komutan ülkücülerde yakalanan silahları hiç önemsemez, ama solcu, bir pankart astı mı, savcılığı da herkesi de ayağa kaldırırdı." Komutan ülkücülerde yakalanan silahları hiç önemsemez, ama solcu, bir pankart astı mı, savcılığı da, herkesi de ayağa kaldırırdı. "Ben silahlı kuvvetlerin iç işlerine hiç karışmadım. Bunu ilke edindim." Şimdi, ‘Hakim ve savcılara baskı yapmamış!..’ Böyle diyor. Çok baskı yaptı. Ama bizler direndik. Ben onun baskısıyla hiç hareket etmedim. Ama çok büyük streslere girdim. Kanun çok açık. Bunun üzerine kanun çıkardılar. Direnmemize rağmen… Emanet deposundan çalınan silahlar, o gün bugün ortaya çıkmış değildir, içlerinde bir de “dolmakalem tabanca” bulunan bu çalıntı silahlar, 12 Eylül’ün bilmecelerinden biri olarak durumunu koruyor. Bu silahların çok önemli suçların ortaya çıkmasını engellemek için çalındıkları bellidir. Arkalarında en küçük bir ipucu bile bırakmadan kaçan bu “hünerli eller” bu silahları niçin çalmışlardı? Hangi cinayetin ortaya çıkmasını engellemek için?!.. Komutan ülkücülerde yakalanan silahları hiç önemsemez, ama solcu, bir pankart astı mı, savcılığı da, herkesi de ayağa kaldırırdı. "Hakimken solcu bir çocuğu mahkum etmişim. Duruşmadan çıkarken… ‘Pis faşist’ diye bağırmış… Bir sağcı çocuğu mahkum etmişim. O da bu defa ‘Pis komünist’, ‘namussuz komünist’ diye slogan atarak çıkmış mahkeme salonundan.” Sıkıyönetim emanet deposundan çalınan silahlar ve Murat Bayrak konusu, 12 Eylül öncesi ve sonrasının çözüm bekleyen “bilmeceler”inden yalnızca iki tanesidir. Savcı Soyer, konuşmasını sürdürüyor: “2 numaralı mahkeme tahliye etti Ecevit’i. O gün Hakim Gün Sosyal Kıbrıs’a tayin oldu gitti. Şimdi bakın, bu önemli bir baskıdır. Baskı ille de kafaya bir yumruk vurularak yapılmaz bir hakime. Bir hakim, verdiği bir karardan dolayı görevinden alınabiliyorsa, lojmanda oturuyorsa, çocuğu varsa okulda bu da baskıdır." “Amerika’da dostlarımız var. Onlara 12 Eylül yönetimini desteklememelerini telkin etmeye çalıştım. Amerika, NATO'ya bağlıdır, ancak askeri idare ile memnun olacağını düşünüyor. Kendilerine, yahu merak etmeyin, muhafazakâr biriktidar da NATO ve Amerika için en büyük teminattır. Gelin şu askerleri, ihtilalcileri desteklemekten vazgeçin, dedim ve 45 sayfalık bir rapor verdim.” Baskı ille de kafaya bir yumruk vurularak yapılmaz bir hakime. Bir hakim, verdiği bir karardan dolayı görevinden alınabiliyorsa, lojmanda oturuyorsa, çocuğu varsa okulda bu da baskıdır. Bu olayla biraz önce anlattığım olayı bugüne bağlarsak… Komutan ülkücülerde yakalanan silahları hiç önemsemez, ama solcu, bir pankart astı mı, savcılığı da, herkesi de ayağa kaldırırdı. Ama insan öldürülmüş, ben bunları yakalamışım… Bunların hiç önemi yoktu komutan için. Pankart daha önemlidir!.. Ben demiyorum ki, pankart asmak suç değil. O da suç. Görevimiz bu suçu da izlemek. Ama adam öldürmek suçların en büyüğü! Bunu anlatamadık… ‘Olsun efendim’ dediler, ‘Olsun… Biz zaten yaşamıyoruz ki…’ Arka taraftan bağrışmalar duyuldu: ‘Ölelim de bitsin bu iş!’