У нас вы можете посмотреть бесплатно Kâf Sûresi 3. Ders | Tefsir 93 | Safvetü’t-Tefâsîr | 26.10.2025/3 | 1-2. Ayet | Detaylar Açıklamada или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Bu yılın (2025-2026) üçüncü dersinde "Üstad Sâbûnî’nin ağzından" Kâf Sûresi 1. ve 2. ayetinin Tefsirini açıklamalı şekilde birlikte okuduk. Kur'an Sayfa No: 517 |Cüz: 26| 50. Sûre (Nüzûl sırası: 34) --- Derslerimizi şu adresten de takip edebilirsiniz: 👇 • Kâf Sûresi 3. Ders | Tefsir 93 | Safvetü’t... Daha fazla kişinin istifade edebilmesi için abone olmayı, videoyu beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayalım. --- "Kâf. Şanı yüce Kur’ân’a yemin olsun!" (Kâf; 1) قٓ۠ وَالْقُرْاٰنِ الْمَج۪يدِۚ -- بَلْ عَجِبُٓوا اَنْ جَٓاءَهُمْ مُنْذِرٌ مِنْهُمْ فَقَالَ الْـكَافِرُونَ هٰذَا شَيْءٌ عَج۪يبٌ "Bilakis (Ama nerde!) Onlar içlerinden bir uyarıcının kendilerine gelmesine şaştılar ve içlerindeki kâfirler dediler ki: “Bu ne acayip bir iş! " (Kâf; 2) -- ** “1. Ayeti girişindeki "Hurûfu Mukatta'a ile başlayan ve yeminle devam eden" kısmını tefsir eden diğer bazı ayetler.” صٓ وَالْقُرْءَانِ ذِى الذِّكْرِ "Sâd. Öğüt dolu Kur'ân'a andolsun ki, o küfredenler bir gurur ve ayrılık içindedirler." (Sâd; 38/1-2) حٰمٓ وَالْكِتَابِ الْمُبِينِ "Hâ Mîm. O apaçık Kitab'a andolsun ki, Biz onu, akıl edip anlayasınız diye Arapça bir Kur'an kıldık." (Zuhruf; 43/1-3) حٰمٓ وَالْكِتَابِ الْمُبِينِ "Hâ Mîm. O apaçık Kitab'a andolsun ki, Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz Biz, uyarıcılarız." (Duhân; 44/1-3) قٓ۠ وَالْقُرْاٰنِ الْمَج۪يدِۚ "Kâf. Şerefli Kur'ân'a andolsun ki kâfirler, aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: 'Bu tuhaf bir şeydir!'" (Kâf; 50/1-2) --- Müslim ve başkaları Kutbe b. Mâlik'ten şu hadisi rivayet etmiştir: "Nebi (s.a.v.) sabah namazının ilk rekatında 'Kâf vel Kur'âni'l-Mecîd' (Kâf Sûresini) okurdu." "Fethu'l-Kadîr" (eş-Şevkânî) (5/ 83): وَقَدْ أَخْرَجَ مُسْلِمٌ وَغَيْرُهُ عَنْ قُطْبَةَ بْنِ مَالِكٍ قَالَ: «كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَقْرَأُ فِي الْفَجْرِ فِي الرَّكْعَةِ الْأُولَى ق وَالْقُرْآنِ الْمَجِيدِ» «فتح القدير للشوكاني» (5/ 83): --- ** “2. Ayetteki مُنْذِرٌ" ifadesini tefsir eden / açıklayan bazı ayetler: ” رُّسُلًا مُّبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَى اللَّهِ حُجَّةٌ بَعْدَ الرُّسُلِ ۚ وَكَانَ اللَّهُ عَزِيزًا حَكِيمًا "... (Onlara) müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir." (Nisâ; 4/165) وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَلِينَ إِلَّا مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ ۖ فَمَنْ آمَنَ وَأَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ "Biz, peygamberleri yalnızca müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman edip kendini düzeltirse, onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir." (En'âm; 6/48) إِنَّمَا أَنتَ مُنذِرٌ ۖ وَلِكُلِّ قَوْمٍ هَادٍ "... Şüphesiz ki sen, yalnızca bir uyarıcısın. Her toplumun ise bir hidayetçisi (yol göstereni) vardır." (Ra‘d; 13/7) إِنِّي أَنَا النَّذِيرُ الْمُبِينُ "Şüphesiz ben, apaçık bir uyarıcıyım." (Hicr; 15/89) وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَلِينَ إِلَّا مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ "Biz, peygamberleri sadece müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz..." (Kehf; 18/56) يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا "Ey Peygamber! Elbette biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik." (Ahzâb; 33/45) وَعَجِبُوا أَن جَاءَهُم مُّنذِرٌ مِّنْهُمْ ۖ وَقَالَ الْكَافِرُونَ هَـٰذَا سَاحِرٌ كَذَّابٌ "Kendilerinden bir uyarıcının gelmesine şaştılar. Kâfirler: 'Bu, yalancı bir büyücüdür!' dediler." (Sâd; 38/4) قُلْ إِنَّمَا أَنَا مُنذِرٌ ۖ وَمَا مِنْ إِلَـٰهٍ إِلَّا اللَّهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ "De ki: 'Ben yalnızca bir uyarıcıyım. Tek ve kahredici Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur.'" (Sâd; 38/65) إِنِّي لَكُمْ نَذِيرٌ مُبِينٌ "Şüphesiz ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım." (Nûh; 71/2) -- "هٰذَا شَيْءٌ عَج۪يبٌ" أَجَعَلَ الْآلِهَةَ إِلَـٰهًا وَاحِدًا ۖ إِنَّ هَـٰذَا لَشَيْءٌ عُجَابٌ "(O mu) ilâhları tek bir ilâh mı yapmış? Bu, gerçekten hayret edilecek bir şey!" (Sâd; 38/5) --- قَالَ ابْنُ كَثِيرٍ: وَجَوَابُ الْقَسَمِ مَحْذُوفٌ، وَهُوَ مَضْمُونُ الْكَلَامِ بَعْدَهُ، وَهُوَ إِثْبَاتُ النُّبُوَّةِ، وَإِثْبَاتُ الْمَعَادِ، وَتَقْدِيرُهُ: إِنَّكَ يَا مُحَمَّدُ لَرَسُولٌ، وَإِنَّ الْبَعْثَ حَقٌّ. İbn Kesîr şöyle dedi: “Yemin cümlesinin cevabı hazfedilmiştir. Bu cevap, sonrasında gelen sözün içeriğinde gizlidir. Bu da hem peygamberliğin hem de âhirette dirilişin (ba‘sın) ispatıdır. Takdiri (yani gizli anlamı) şudur: ‘Ey Muhammed! Şüphesiz sen bir peygambersin ve gerçekten diriliş haktır.’” ---