У нас вы можете посмотреть бесплатно Söz ola kese savaşı söz ola bitire başı | Yunus Emre | 102 или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
1 Keleci bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz Sözünü bilen kişinin yüzünü ağ ide bir söz Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz keleci: a. esk. Öz veya kusursuz, düzgün söz: *Keleci bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz / Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz -*Yunus Emre. keleci: Sözleşme, anlaşma. keleci, (geleci): Söz, lakırdı ---------------------------------------- 2 Söz ola kese savaşı söz ola bitire başı Söz ola ağulu aşı bal ile yağ ede bir söz Söz ola kese savaşı söz ola kestire başı Söz ola ağulu aşı bal ile yağ ede bir söz Seçtiğiniz kelime "bitire", Yunus Emre'nin şiirinde geçen önemli bir ifadedir. Bu dizede "Söz ola kese savaşı söz ola bitire başı" ifadesi yer almaktadır. Bu dizedeki "bitire" kelimesi, şiirin aslında "kestire" olarak geçmektedir. Yani "Söz ola kese savaşı söz ola kestire başı" şeklindedir. Burada "kestire" kelimesi "kesmek, bitirmek" anlamındadır. Şiirin bu kısmı şöyle yorumlanabilir: "Bir söz savaşı bitirebilir, bir söz başın kesilmesine neden olabilir." Burada sözün hem olumlu (savaşı bitirme) hem de olumsuz (başın kesilmesine neden olma) gücüne vurgu yapılmaktadır. ------------------------------------ 3 Kelecilerin bişürgil yaramazını şeşürgil Sözün us ile düşürgil demegil çağ ede bir söz Seçtiğiniz beyitte (3. beyit) geçen yabancı ve eski Türkçe kelimeler şunlardır: Kelecilerin: "Keleci" kelimesinin çoğulu, yani "sözler" Bişürgil: Pişirmek, olgunlaştırmak Şeşürgil: Çözmek, ayırmak, açmak Us: Akıl Demegil: Deme, söyleme (eski Türkçe'de -gil/-gıl eki emir kipini ifade eder) Çağ: Burada "zamansız, uygunsuz" anlamında kullanılmıştır "Bişürgil" kelimesi eski Türkçe'de "pişirmek, olgunlaştırmak" anlamına gelmektedir. Yunus Emre'nin bu beyitinde geçen bu kelime, sözleri pişirmek yani olgunlaştırmak, düşünerek söylemek anlamında kullanılmıştır. Beyit şöyle tercüme edilebilir: "Şeşürgil" kelimesi eski Türkçe'de "çözmek, ayırmak, açmak" anlamına gelmektedir. Yunus Emre'nin bu beyitinde, bu kelime "yaramaz/faydasız olan sözleri ayıklamak, çözmek" anlamında kullanılmıştır. "Sözlerini olgunlaştır (pişir), yaramaz/faydasız olanları ayıkla/çöz. Sözünü akıl ile söyle, zamansız/uygunsuz söyleme." "Düşürgil" kelimesi eski Türkçe'de "düşürmek, indirmek, yerleştirmek" anlamına gelir. Yunus Emre'nin bu dizesinde "sözün us ile düşürgil" ifadesi, "sözü akıl ile düşün/yerleştir" yani "sözünü akılla söyle" anlamında kullanılmıştır. -------------------------------- 4 Gel ehî ey şehriyâri sözümüzü dinle bâri Hezâr cevher ü dînârı kara toprağ ede bir söz Seçilen beyitte (4. beyit) geçen yabancı kelimeler şunlardır: ahî: kardeş, dost anlamında iy/ey: seslenme ünlemi şehriyâr: hükümdar, sultan bâri: hiç olmazsa, en azından hezâr: bin, binlerce gevher: mücevher dînâr: altın (para birimi) Yani beyit şöyle çevrilebilir: "Gel kardeş, ey hükümdar, hiç olmazsa sözümüzü dinle. Bir söz, binlerce mücevher ve altını kara toprak edebilir." ------------------------------------- 5 Kişi bile söz demini demeye sözün kemini Bu cihân Cehennem'ini sekiz uçmağ ide bir söz 1. beyitte geçen yabancı kelimeleri analiz edersek: dem: Zaman, vakit, an. kemini: "Kem" kelimesinden gelir, kötü, eksik, yetersiz anlamında. cihân: Dünya, âlem. uçmağ: Cennet. Beytin günümüz Türkçesine çevirisi şöyle olabilir: "Kişi sözün söyleneceği zamanı bilmeli, kötü/eksik söz söylememeli. Bir söz, bu dünyanın cehennemini sekiz cennet edebilir." ----------------------------------------------------- 6 Yürü yürü yolun ile gâfil olma bilün ile Key sakın key dilin ile cânına dâğ ede bir söz Bu beyitte (6. beyit) geçen yabancı ve arkaik Türkçe kelimeler şunlardır: gâfil: Dikkatsiz, ihmalkâr, habersiz key: Çok, pek, gayet dilün: Dilin (eski Türkçe) cânına dâğ: Canına yara/acı İde: Eder, yapar (eski Türkçe) Dağ: yara, acı Bilün: "bilgi, ilim, bildiğin şey" anlamına gelmektedir. Bu beyitte "bilün ile" ifadesi "bilginle, sahip olduğun bilgi ile" anlamında kullanılmıştır. Beytin günümüz Türkçesine çevirisi şöyle olabilir: "Kendi yolunda yürü, bildiğin yoldan şaşma/gafil olma. Diline çok dikkat et, bir söz canına yara açabilir." --------------------------------------------------------- 7 Yûnus şimdi söz yatından söyle sözü gâyetinden Key sakın o şah katından seni ırağ ede bir söz imdi: Şimdi, artık. yat: Yabancı, el, uzak. gâyet: Son, nihayet, uç nokta. key: Çok, pek, gayet. şeh: Şah, hükümdar, padişah. katından: Yanından, huzurundan. ırağ: Uzak, ırak. ide: Eder, yapar (eski Türkçe). Beytin günümüz Türkçesine çevirisi şöyle olabilir: "Yunus, artık sözü yabancılıktan uzak söyle, sözün özünü/sonunu söyle. O padişahın huzurundan seni uzaklaştırmasın diye sözüne çok dikkat et."