У нас вы можете посмотреть бесплатно 65- 2026 KPSS Tarih HIZLI KISA TEKRAR - Atatürk Dönemi - Türk Dış Politikası - II - | KPSS, AYT, TYT или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
KISA KISA TARİH: Atatürk Dönemi - Türk Dış Politikası II Atatürk dönemi Türk dış politikası, sadece diplomatik bir satranç değil, aynı zamanda yeni kurulan bir devletin uluslararası hukuk ve toplumsal bilinç zemininde kendini ispat etme mücadelesidir. Bu süreçte yaşanan Bozkurt-Lotus davası, Türkiye'nin Lahey Uluslararası Adalet Divanı'nda kazandığı ilk hukuk zaferi olarak tarihe geçmiştir. 1926 yılında gerçekleşen bu olayda Adalet Bakanı Mahmut Esat Bey'in savunması, Türk egemenliğini tüm dünyaya tescil ettirmiş ve kendisine "Bozkurt" soyadı verilmiştir. Önemli bir kronolojik düzeltme olarak, bu davanın Kabotaj Kanunu'nun kabulünden sonra yaşandığı ve kanunun çıkışına zemin hazırlamadığı unutulmamalıdır. Toplumsal olaylar bazında ise milliyetçilik duygusunun dil ve saygı ekseninde şekillendiği görülür. 1933 yılındaki Vagon-Lits olayı, bir Fransız şirketinde Türkçe konuşan bir işçinin işten çıkarılmasına karşı üniversite gençliğinin gösterdiği sert tepkiyle Türk diline sahip çıkma bilincini pekiştirmiştir. Aynı yıl yaşanan Razgrad olayı ise Bulgaristan'da tahrip edilen Türk mezarlarına karşılık, Türk gençliğinin İstanbul'daki Bulgar mezarlığına çiçek bırakarak verdiği medeni ders ile dünya basınında yankı bulmuştur. Dönemin ezan ve ibadet dili tartışmalarına ise Atatürk, Bursa Olayı vesilesiyle "Bu bir din değil, dil meselesidir" diyerek son noktayı koymuş, Türkçeleşme hamlelerinin milli kimlik inşasındaki rolünü vurgulamıştır. Siyasi yapılanmada ise istikrar ve liyakat ön plandadır. İsmet İnönü en uzun süre başbakanlık yapan isim olurken, Tevfik Rüştü Aras dışişleri koridorlarında on üç yıl boyunca Türkiye'nin barışçı politikasını yönetmiştir. Ali Fethi Okyar, hem meclis başkanlığı hem başbakanlık yapmış nadir figürlerden biridir. Atatürk vefat ettiğinde ise Abdülhalik Renda vekaleten cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmiştir. Bu kadrolar, Türkiye'yi Briand-Kellogg Paktı, Balkan Antantı ve Sadabat Paktı gibi barış odaklı uluslararası oluşumlara dahil ederek ülkeyi Milletler Cemiyeti üyeliğine taşımıştır. Buna karşın Türkiye, Locarno Anlaşması ve Küçük Antant gibi oluşumların dışında kalmayı tercih etmiştir. Atatürk sonrası dönem ile yaşanan kavram kargaşalarını netleştirmek gerekirse; Köy Enstitüleri ve Varlık Vergisi gibi uygulamalar İsmet İnönü dönemine; ezanın tekrar Arapça okunması ve NATO üyeliği ise Demokrat Parti dönemine aittir. Özellikle 1955 yılındaki 6-7 Eylül olayları, sanılanın aksine Atatürk döneminde değil, Adnan Menderes hükümeti zamanında yaşanmıştır. Tüm bu makro gelişmelerin ötesinde, dönemin ruhunu yansıtan bireysel azim hikayeleri de dikkat çekicidir. Bir yayınevi çalışanının, imkansızlıklar içinde pizza kutusu üzerine dizdiği kesme şekerlerle klavye çalışarak dizgi şefliğine yükselmesi, o günlerin kalkınma ve eğitim seferberliğindeki "imkansızı başarma" iradesinin sembolik bir yansımasıdır. Bu tarihsel süreç, konfor alanından çıkarak verilen mücadelenin hem bir ulus hem de bir birey için başarıya giden tek yol olduğunu kanıtlamaktadır. #kpsstarih #kpss #türkiye #ösym