У нас вы можете посмотреть бесплатно ESKİ MAFYA EŞİNLE KAVGA EDERSİN▪︎Jeon Jungkook ile Hayal Et▪︎ OneShot или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Eski Mafya Eşinle Kavga Edersin YN= Min Nefes bile almamaya çalışıyordum. Yavaşça Chang' in yanından kalktım ve yatak odasından çıktım. Uykusu derindi neyse ki. Ayak uçlarımda yürüyerek aşağıya indim. Karanlık evin içinde koruma yoktu anlaşılan. Her yerim acıyordu... Hepsi Chang yüzündendi. Yıllardır aynı şey, canıma tak etti. (Şiddet görmüş yani ağlıcam şimdi🤧) Ama asıl sorun bana yaptığı işkenceler değil, bugün onu telefonla konuşurken duymuştum. Jungkook' a tuzak düzenliyorlardı. Öldürecekti onu. Hemen Jungkook' a haber vermeliydim. Açıkçası onu yıllardır görmedim, belki bir özlemle gidiyordum yanına ama onu ne kadar özlediğim değil önemli olan. Hem geçen ay gazetede görmüştüm, evlenmişti... Ömrünü beni bekleyerek geçirecek değildi ya. Ahh her neyse. Kaçmalıyım burdan hem de hemen. Ayakkabılarımı giyip hiç beklemeden dışarı attım kendimi. Korumalar arka tarafı geziyorlardı anlaşılan. Ardıma bile bakmadan koştum, koştum, koştum... Belki öleceğimi hissedinceye dek koştum. Ne zaman ki anayola çıktım, sabırsızca bir araba ya da taksi beklemeye başladım. Nihayet civarda bir taksi belirdiğinde hemen durdurdum. "L-lütfen uzaklaşın burdan. Şehir merkezine sürün." Biraz soluklandiktan sonra Jungkook' un eski ev adresini söyledim. Eski evimizin adresi... Umarım hâlâ ordadır. ... Vardığımda taksici adamın eline evden aldığım parayı sıkıştırıp teşekkür ederek indim aceleyle. Galiba kahretsin ki yanılmıştım. Işıklar yanmıyordu! Hâlâ eskisi gibiydi. O mutlu ve güzel günlerimden eser kalmamıştı. Hatırladıkca ağlamak istesem de kendimi tuttum. Şansımı denemeliyim. Hemen eve doğru koştum ve delirmiş gibi zili çaldım tabiki. Açan olmayınca dayanamayıp ağlamaya başladım. Asla bulamayacaktım onu. Chang ve adamları da yokluğumu fark etmiştir kesin! ... Çaresizce ağlarken birden aklıma yedek anahtar geldi. Doğru ya! Saksının içinde olacaktı. Hemen evin yanındaki saksının içindeki tüm toprağı yere döktüm. Biraz karıştırdığımda ordaydı! Kalktım ve kapının kilidine geçirdim anahtarı açılmasına dua ederek. Çevirdiğimde açılmıştı! Karanlık eve doğru adımladım hızla. İçim acımıştı biraz aslında. Hevesim kısa sürdü. Burda kimsenin yaşamadığı belliydi. Çünkü lambayı açmaya çalıştığımda ışık vermiyordu bile... Hatta ay ışığının gösterdiği kadarıyla koltukların üstü beyaz çarşaflarla örtülmüştü. Geç kalmıştım... Onu bulmalıydım ama nasıl. Kahretsin. Hayatımda evim diyebileceğim tek yer terk edilmiş bir villadan ibaretti. Bu biraz canımı yakmıştı aslında. Yine dayanamayıp ağlayacakken saçımdan çekilmem ile şoka uğradım. Neler oluyor?!! YILLAR ÖNCE JK: Min! Tam gidecekken Jungkook' un adımı seslenmesiyle adımlarımı durdurdum. Bıkkınlıkla arkamı döndüm. "Ne var yine? Ne saçmalayacaksın?" JK: Ne saçmalayacağım öyle mi? Dayandığı masadan sakin adımlarla bana doğru yürüdü. Yüzündeki soğuk ifadeyi çözmek çok zordu. Öfkeli mi yoksa durgun mu asla anlayamıyordum. JK: Buraya seni evlenmek üzere olduğun adamın ne mal olduğunu anlatmak için çağırmıştım ama sen benim yerime hâlâ o herife inanmayı seçiyorsun. "Kime neye inanacağımı bilirim ben Jungkook. Beni rahat bırak." JK: O körü körüne inandığın aptalın ne işler çevirdiğini kanitlayamam mı sanıyorsun Min? Benim sözlerime güvenmeyeceğini bildiğimden bu usb disk ile göstereceğim sana. Yavaşça yaklaşıp kolumdan tuttu. JK: Şimdi benimle bilgisayarda bu görüntüleri izliyorsun. Sesi oldukça sertti. Beni neredeyse sürükleyerek bilgisayarın başına getirdi ve elindeki usb' yi bilgisayara takıp bir çeşit kamera kaydı gibi bir şey açtı. JK: Bu, o pisliğin her gün ama her gün gittiği barın kamera görüntüleri. Bak şurdaki kırmızı kadife koltukta oturuyor. Ah, ama görünen o ki beyefendinin kalbindeki ya da yanındaki tek kadın sen değilsin. Kayıtta Chang yani evlenmek üzere olduğum adam bir hatta birkaç kızla iğrenç hallere giriyordu. Bu her ne kadar midemi bulandırsa da yapacak bir şeyim yoktu. Ben sadece üvey babamın iş anlaşması için Chang' in eline bıraktığı kızdım işte. İtiraz etmeye bile hakkım yoktu... Oysa Jungkook olanların farkında değildi, bilmiyordu. Boşandıktan sonra o pislik herife aşık olduğumu falan sanıyordu. Eğer öğrenirse ne üvey babamı ne de Chang' ı yaşatmazdı biliyorum. Ama Chang oldukça tehlikeli biriydi ve ben asla Jungkook' u böyle bir ateşin içine atamazdım... "K-kapat şunu. Birdaha da karşıma çıkma." Sesim istemsizce titremişti. JK: Cidden şunları gördükten sonra hâlâ mı? Nasıl bir kadına dönüştün sen böyle Min? Hayal kırıklığıyla dolmuştu gözleri. Ahh bu bakışlara daha fazla maruz kalırsam kesinlikle ağlardım... "Sanki senin hiç yapmadığın şey Jungkook. Sen de böyleydin." JK: Ne? Nasıldım ben? "B-böyle işte." Ne diyorum ben?? "Sen de barda ne olduğu belli olmayan kızlarla takılıyordun." Bunu duyduğu anda tüm gözleri ateşle buluştu sanki. JK: Min sen benimle dalga mı geçiyorsun?! Seninleyken gözüm başkasını görmüyordu bile! DEVAMI SABİTLİ YORUMDA👇