У нас вы можете посмотреть бесплатно jungkook ile hayal et #3 (AZILI SUÇLU) или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Keyifli okumalar~ 3. BÖLÜM: AZILI SUÇLU Saatlerdir öylece yatakta kelepçelenmiş halde bekliyordum. Nereye gitmişti bu herif? Derin bir nefes verdim. Karnımın gurultusu sinirimi bozduğu için gülmek zorunda kaldım. Karina: “Adi pislik,” diye mırıldandım kendi kendime. On dakika sonra kapı, elinde tepsiyle içeri giren Jungkook tarafından açıldı. Tepsinin üzerinde yemek vardı ve tek elle tutuyordu. İtiraf etmeliyim ki, böyle çok karizmatik görünüyordu. Karina: “Neredesin sen, aşağılık herif?” Sırıttı ve hemen yanıma, yatağa oturdu. Jungkook: “Çok mu özledin beni?” Ters ters baktım ama o hiç umursamadı. Tepsideki çorbaya kaşığı daldırdı ve sonra ağzıma uzattı. Jungkook: “Acıkmışsındır.” Karina: “Çok mu umurunda?” Yüzüme yaklaştı ve gözlerimin içine bakarak fısıldadı. Jungkook: “Evet, çok umurumda.” Sonra geri çekildi. Jungkook: “Şimdi aç ağzını.” Aç olduğumdan daha fazla karşı koymadım. O da bana yedirmeye başladı. Ona baktım. Yüzünü inceledim. Eski zamanlar aklıma geldi. Küçükken de kolumu kırdığımda ya da okula giderken böyle yedirirdi bana. Hiç oflamaz, sızlanmazdı. Jungkook: “Ne düşünüyorsun?” diye sordu, onu süzdüğümü fark ederek. Karina: “Bir zamanlar iyi olan bizi.” Açık açık söylememe şaşırmış görünmüyordu. Jungkook: “Unut o zamanları. Ne sen aynı sensin, ne de ben. ‘Biz’ diye bir şey kalmadı.” Söyledikleri içimde büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Bu kadar acımasız olması canımı yakıyordu. Tabaktakileri bitirdiğimde tepsiyi aldı ve ayağa kalktı. Karina: “Nereye kadar sürecek bu?” Kelepçeli elime baktı, neyi sorduğumu anladı. Jungkook: “Sonsuza dek sürmesini isterdim ama rahat durmayacağını biliyorum.” Kapıya doğru yürüdü, çıkmadan önce omzunun üzerinden korkutucu bir ifadeyle bana baktı. Jungkook: “Birinin kendi ayaklarıyla bana gelmesini bekliyorum.” Ürperdim. Kimden bahsettiğini hemen anladım; Liam’dan. Beni kurtarmaya geleceğini biliyordu elbette. Sonra kapıdan çıktı ve kapıyı kapatarak beni yeniden yalnızlığımla baş başa bıraktı. Karina: “Buraya gelmemeliydi. Gelirse ölürdü.” Kendi içimde yalvarmaya başladım. Bu şekilde iki gün geçti. Bana yemek getiriyor, sonra odadan çıkıp gidiyordu. Hiç konuşmuyordu benimle. Bakışlarımı cama çevirdim. Dışarıda neler olup bittiğini merak ediyordum. Endişelenmiş olmalıydılar. Hava kararmıştı, gece yarısı olmuştu, ama uyku tutmuyordu. Bir anda kapı açıldığında gözlerim oraya kaydı. O gelmişti. Normalde gece yarısı odama hiç gelmezdi. Ama bu kez yüzünde garip bir ifade vardı. Kulakları ve gözleri kıpkırmızıydı. Hafif yalpalayarak içeri girdi. Burnuma gelen keskin kokuyla içki içtiğini anladım. Karina: “Jungkook,” diye fısıldadım. Ama o başımda durup bana dik dik bakmaya devam etti. Kaşlarımı çattım. Karina: “Neyin var senin?” Bir anda üstüme çıkmasıyla şok oldum. Olduğum yerde kaskatı kesildim. Karina: “Ne yaptığını sanıyorsun sen!” Jungkook: “Kapa çeneni,” dedi dişlerinin arasından. Gözleri kızarmıştı. Genelde sinirlendiğinde gözleri ve kulakları kızarırdı. Kafasını boynuma yaslayınca istemeden ona alan tanıdım. Ne yapmaya çalıştığını anlamıyordum. Karina: “Neler olduğunu söyleyecek misin?” Parmağını dudağımın üzerine koydu ve Jungkook: “Sadece birazcık sessiz ol. Başım zonkluyor,” dedi. Sessiz kaldım. Elim kelepçeliydi, onu itmek istesem de yapamazdım. Üstümde böyle durdukça kokusu başımı döndürüyordu. Bir anda boynuma kondurduğu öpücük kaskatı kesilmeme neden oldu. Ne yapıyordu bu herif? Amacı neydi? Bir anda kendini bana bastırmasıyla ağzımdan küçük bir inleme çıktı. Düşündüğüm şeyi yapmayı mı planlıyordu? Devam edecek... Bölümü nasıl buldunuz?? #btsarmy #jungkook #hayalet #btstürkçe #taehyung #keşfet