У нас вы можете посмотреть бесплатно ALEXANDRIA / SAHİL BOYUNCA İSKENDERİYE. или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
İskenderiye, adını aldığı, Mısır'da bir Yunan kültür merkezi oluşturmak isteyen Büyük İskender tarafından, Rodoslu mimar Dinokrates'in hazırladığı plana göre MÖ 332'de kuruldu. Faros Adası, doğudaki Büyük Limanı batıdaki Eunostos'tan ayıran Heptastadion yoluyla karaya bağlandı. Knidoslu Sostratos'un 280'e doğru yaptığı Fener (İskenderiye Feneri), XIV.'ya kadar ayakta kaldı. MÖ. 47'de İskenderiye'ye giren Sezar, burada ölümden zor kurtuldu. Octavianus, MÖ. 30'da, kenti ve krallığı zapt ederek özel mülkü hâline getirdi, "İskenderiye ve Mısır praefectusu" unvanını taşıyan bir valinin yönetimine verdi. Roma egemenliğine girdikten sonra eyalet merkezi yapılan İskenderiye, bu dönemde Roma'dan sonra ikinci önemli kent olarak imparatorluk tarihinde birçok olaya sahne oldu. Eyaletin bütün iktisadi ve mali etkinlikleri bu kentte toplandı. Mısır'da üretilen bütün ürünler, limanda depolanıyor ve her yıl buradan Roma'ya buğday gereksiniminin üçte birini gönderiyordu. Aziz Markos'un 45'te İskenderiye'de Hristiyanlığı kabul ettiği söylenir. Hristiyanlık, 2. yüzyıldan başlayarak, kentte hem ateşli taraftarlar, hem de ateşli düşmanlar buldu. 215'te İmparator Caracalla'nın emriyle kentte büyük bir kıyıma girişildi. İmparatorluğun Hristiyanlığı kabul etmesinden sonra kent ilahiyat ve kilise yönetim merkezi olarak yeni bir önem kazandı. İskenderiye 616'da Perslerin eline geçmesine rağmen 629'da tekrar Doğu Roma’nın eline geçti. Araplar ilk kez 642'de, ikinci kez de 645-646'te İskenderiye'ye girdiler; bu dönemde İskenderiye Müslüman Arapların bir deniz üssü durumuna geldi. Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferi sırasında fethedilerek Osmanlı topraklarına katıldı. Yalnız İskenderiye'den toplanan vergiler Mısır hazinesine girmez, doğrudan İstanbul'a gönderilirdi. 18. yy. sonlarında Napoléon komutasındaki Fransız kuvvetlerince işgal edildi (1798). Serdar-ı ekrem Kör Yusuf Ziyaüddin Paşa tarafından kuşatılan kenti boşaltmak zorunda kalan Fransızlar'dan geri alındı (1801) İskenderiye Hıdiv Mehmed Ali Paşa döneminde (1805-48) yeniden canlandı. 1807'de Britanya'nın işgaline uğrayan kent, aynı yılın eylül ayında Mehmed Ali Paşa tarafından geri alındı. Bu dönemde Mısır'ın yönetim merkezi oldu. 1818-20 arasında tamamlanan 72 km uzunluğundaki Mahmudiye Kanalı'yla kentin Nil'le bağlantısı yeniden sağlandı. Süveyş'i Kahire üzerinden İskenderiye'ye bağlayan demiryolunun inşa edilmesi kenti oldukça canlandırdı. İskenderiye, son derece modern görünüşlü, dama tahtası gibi dörtgen planlı bir kenttir ve bu bakımdan geleneksel İslam kentlerinden farklı bir görünüm taşır. Bugünün İskenderiye'si yerleşimin yoğunlaştığı kıyı boyunca dizilen restoranları, çok güzel binaları, otelleri, palmiyeleri, yürüyüş parkurları ve parklarıyla canlı ve renkli bir şehirdir. Kentin odak noktasını Brukheion (Yunan), Rhakotis (Mısır), Regio Judaeorum (Yahudi) ve Faros antik mahalleleri oluşturur. Modern kentin ortasında Meydanü't Tahrir (Özgürlük Meydanı; 1952'ye değin Mehmed Ali Paşa Meydanı) yer alır. Meydanı, İngilizlerce yaptırılan Anglikan St. Mark Kilisesi, hukuk mahkemeleri ve başka görkemli binalar çevreler. Kentin ticaret ve alışveriş merkezi meydanın güneydoğusuna düşer. Kıyıyı izleyen el-Ceyş (Ordu) Caddesi modern kentin en önemli bölümlerinden biridir. Doğu-batı doğrultulu Hürriyet Caddesi'nin güneyindeki camide Said Paşa'nın mezarı bulunur. Eski İskenderiye'den kalma yapılar çok azdır. Faros Adasının doğusunda bulunan İskenderiye Feneri'nin yıkıntıları 1477'de Kayıtbay tarafından kale ve cami yapımında kullanılmıştır (Kayıtbay Kalesi). Kentin güneyinde Tanrı Serapis'in Tapınağı'nın (Serapeion) bulunduğu yerde Pompei Sütunu ve Hadrianus döneminde inşa edilen katakomplar vardır.