У нас вы можете посмотреть бесплатно Doğunun Işığı, Batı'nın Aklı или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
infografik / du6dsi0jlcm Bu derleme, Antik Yunan felsefesinin kökenlerini geleneksel "Yunan Mucizesi" anlatısının ötesine taşıyarak Mısır, Babil ve Fenike gibi Doğu medeniyetlerine dayandıran disiplinlerarası bir perspektif sunmaktadır. Metin; Tales, Solon ve Pisagor gibi kurucu figürlerin Doğu tapınaklarında aldıkları ezoterik eğitimleri ve bu süreçte edindikleri matematiksel, kozmolojik ve dini bilgileri kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. İslam dünyasındaki Şehristani ve İhvan-ı Safa gibi bilginlerin bu bilgeleri "peygamberi hikmetin" temsilcileri olarak nasıl yeniden kurguladıkları ayrıntılı olarak açıklanmaktadır. Ayrıca, Aydınlanma Çağı literatüründeki Masonik kurgular ile modern akademideki "Çalıntı Miras" ve "Kara Athena" tartışmaları üzerinden Batı düşüncesinin kimlik inşası sorgulanmaktadır. Kaynaklar, felsefeyi izole bir gelişimden ziyade, farklı kültürlerin birikimlerinin Ege topraklarında harmanlandığı evrensel bir miras olarak tanımlamaktadır. İslam düşünürleri (özellikle İşrakiler, İhvan-ı Safa ve Şehristani), Pisagor ve Platon gibi isimleri "yabancı" veya "pagan" olarak değil, hakikatin evrensel kaynağı olan "Nübüvvet Kandili"nden (Mişkatü'n-Nübüvve) ışık almış kimseler olarak görmüşlerdir. Bu "varis" görme eğiliminin arkasındaki temel nedenler kaynaklara göre şunlardır: 1. Hikmetin Tek Kaynağı ve Nübüvvet Bağı İslam entelektüel geleneğinde hikmet (sophia/wisdom), coğrafi bir icat değil, ilahi bir mirastır. Şehristani gibi düşünürler, Yunan'ın "Yedi Bilgesi"ni Aristo gibi sonraki dönem "tabiatçı" filozoflardan ayırır. Onlara göre bu ilk bilgeler, bilgilerini doğrudan peygamberlerden veya onların öğrencilerinden almışlardır. Zamanla dilleri sembolleşmiş olsa da, özünde "Muvahhid Hakimler" (Tek Tanrılı Bilgeler) olarak kabul edilirler. 2. Tarihsel Eşleştirmeler ve Öğrencilik İlişkisi İslam kaynakları, bu manevi bağı kurmak için kronolojik olarak tartışmalı olsa da teolojik olarak anlamlı somut ilişkiler öne sürer: • Pisagor ve Hz. Süleyman: Şehristani, Pisagor'un Hz. Süleyman'ın çağdaşı olduğunu ve hikmetini bizzat "Süleyman'ın ashabından" aldığını iddia eder. Bu, Pisagor'un geometri ve müzik bilgisini, tapınak inşasının piri olan Süleyman Peygamber'in ilmiyle meşrulaştırır. • Empedokles ve Hz. Davud: Benzer şekilde Empedokles'in hikmeti Hz. Davud ile ilişkilendirilir; onun kozmolojisi ile Zebur'daki ilahiler arasında bağ kurulur. • Hermes (İdris) Mirası: İşrak felsefesinin kurucusu Sühreverdi, tüm bu bilgeliğin kökenini Hermes'e (Hz. İdris) dayandırır. Ona göre hikmet İdris'ten inmiş, bir kolu Mısır/Yunan'a (Pisagor, Platon), diğer kolu ise İran'a gitmiştir. 3. Öğretilerin İslam İnancıyla Uyumu (Tevhid) Yunan bilgelerinin öğretileri, İslami "Tevhid" (Bir'lik) inancını destekleyen araçlar olarak yorumlanmıştır: • Sayıların Teolojisi: İhvan-ı Safa, Pisagor'un sayı teorisini Allah'ın birliğini ve yaratılış hiyerarşisini (sudur teorisi) açıklamak için kullanmıştır. • Ruhun Hatırlaması: Pisagorcu "Kürelerin Müziği" fikri, ruhun bedene hapsolmadan önceki ilahi vatanını "hatırlamasına" (tadhakkur) yarayan bir araç olarak görülmüş ve tasavvufi düşünceyle harmanlanmıştır. Özetle, İslam düşünürleri için bu filozoflar, akıl yoluyla gerçeği bulan seküler düşünürler değil, Doğu'nun peygamberi ikliminde yetişmiş ve o "nur"dan pay almış hakikat arayıcılarıdır.