У нас вы можете посмотреть бесплатно FOTOĞRAFLARLA BALKANLAR'DA ALEVİ - BEKTAŞİ İNANÇ ULULARI: BULGARİSTAN / DEMİR BABA или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Bulgaristan’da Bazı Alevi - Bektaşi Ulu Erenleri DEMİR BABA Yazının Tamamı: www.ayhanaydin.info Fotoğraflar: Ayhan Aydın Demir Baba Ayhan Aydın XVI. Yüzyılda yaşamış aynen Otman Baba, Akyazılı Sultan gibi adına bir Velayetname de bulunan Demir Baba, tüm Bulgaristan’da ve Balkanlar’da ismi en çok anılan erenlerden birisidir. Rumeli’de o güne kadar yaşamış erenler dışında; tümüyle, bir başka yerden göçmeden, Bulgaristan’da doğup, yaşayan Demir Baba’nın mürşidi Akyazılı Sultan olmuştur. Demir Baba, Akyazılı Sultan ve onun mürşidi Otman Baba’yı ve diğer bölgedeki erenleri manevi yönden de, kültürel- inançsal yönden de birbirinden ayırmak mümkün değildir. Otman Baba’da olduğu gibi öküzlerini çifte süren, yarenleriyle (muhipleriyle) geniş bölgelerde dolaşan, hiçbir şeyden korkmayan “tınmayan”, sürekli hareket halinde olan Demir Baba’nın Tekkesi tarihte hiçbir zaman boş kalmamış, sürekli ziyaretçileriyle tüm kuzey Bulgaristan’da bir çekim merkezi olmuştur. Zaman içinde birçok eren, ozan orayı ziyaret etmiştir. Demir Baba Velayetnamesi’nin bir yerinde şu söylenmektedir: “Doymadum, Kişi neye doyarsa doyar, eyilik ile muhabbete doymaz” didi., demektedir. Pehlivan Hasan Baba olarak da anılan Demir Baba, aynı zamanda yörede yiğitliğin de temsilcisi olarak kabul edilmektedir. Hatta onun Bulgaristan’ın kurucularından birisi büyük bir han olduğunu iddia eden tarihçilerin çabası sonrasında kemikleri yerinden alınmış, Sofya’da incelenmiş, bir müzeye konulmuş, sonrasında ise tekrar yerine getirilmiştir. Demir Baba aynı zamanda mazlum halkların öcünü alan yerel destan kahramanlarıyla bütünleştirilerek, bir halk önderi olarak anılmaktadır. Diğer erenlerden ziyade Demir Baba yörede bir nevi Sarı Saltık benzeri bir halk önderi olarak kabul görmektedir. Buna göre Demir Baba aynı zamanda haksızlığa hiç tahammülü olmayan, kendi gücüne güvenen, yiğit bir savaşçıdır. O azla yetinse de, kesinlikle hiçbir haksızlığa boğun bükmez, yiğit bir güreşci, mazlumun yanında bir halk öncüsüdür. Niyatinde Demir Baba bu haliyle çok önemli bir halk edebiyatı motifi olarak da, Bulgaristan Türk Kültürü’nde benzersiz bir yere sahip bir karekterdir. Demir Baba’nın Türbesi Razgrat yakınlarında Kemaller (İsperih) İlçesi, Mumcular (Sveştari) Köyü’ne yakın Dipsiz Göl denilen yerdedir. Yaklaşık iki yüz merdivenle inilen, bir büyük kayanın üzerinde yükselen Demir Baba Türbesi, tüm Balkanlar’daki en eşsiz Türk eserlerinden birisidir. Demir Baba Türbesi’nin bulunduğu yer gerçekten de arkeolojik olarak da ilk çağdan beri insanoğlunun yerleşimine açık, bir gölün kuruması veya buradaki suyun çekilmesiyle, geçirimli kayaç yapısıyla mağara oluşumuna elverişli bir yer. Burada inançlarının farklı olmasından dolayı büyük çileler çeken, binlerce yakılarak yok edilen Bogomillerin de yaşadıkları söylenmektedir. Demir Baba’nın o dönemde Osmanlı’da bir yasak olmaması, gerçekten de yiğit bir halk önderi olarak da bilinmesine rağmen tekkesini böylesine farklı bir yerde kurması da ayrıca üzerinde durulması gereken bir husustur. Demir Baba Türbesinin içinde ve yanındaki başka yerlerden getirilerek yapılmış duvarda, yaşam, evren, inançla ilgili çok önemli semboller bulunmaktadır. Ama aynı zamanda Demir Baba yöredeki Hüseyin Baba (Voden Milli Parkı içinde Ostrova (Adaköy) Yakınları) ve Yunus Abdal’la (Yonkova – Yunus Abdal Köyü) da ilişkilendirilmektedir. Bunların üçünün kardeş olduğunu söyleyen yöre insanı aslında bu erenler arasında bir bağlantı kurmaktardır. Yöre insanı bu üç velinin birbirleriyle “bilezer” yani müsahip gibi geçindiklerini de söylemektedirler. Aynı zamanda bir pehlivan olan Demir Baba gücün, çalışkanlığın, bilincin bir simgesi olarak bugün de Bulgaristan Türk halkının gönlünde yaşamaya devam etmektedir. Yöreye birlikte yaptığımız bir gezide Prof. Dr. Cemal Kafadar ve Prof. Dr. Gülru Necipoğlu Kafadar; bu türbenin ve çevdeki kalıntıların benzersiz olduğunu, buradaki sembollerin sadece Alevi Bektaşi dünyası için değil, Türk kültür tarihi açısından da benzersiz olduğunu söylemişlerdi. Veysel Bayram’la birlikte yaptığmız bir gezimizde yine halkla sohbet ederken, bir Alevi cana Demir Baba sizce neler yapmıştır?, deyince yaşlı bir teyze “be evladım o çalışmış, kazanmış. Öyle olmak lazımdır.” Demiştir. Dünyaya biraz daha gerçekci bakan Rumeli insanı, efsaneler kadar, gerçekli olaya bakmakta, çalışmanın önemini her daim dile getirmektedirler. Demir Baba yörede öyle derin bir etkiye sahiptir ki, kendisiyle bir söyleşi de yaptığım Bulgar Ressam Todor Todorof onun menakıpnamelerinden ve yaşadığı coğrafyadan çok etkilenip birçok çok önemli resim de yapmıştır.