У нас вы можете посмотреть бесплатно Düştün Yine Bir Şuhi Sitemkâre Gönül - Nota Eşliğinde Karaoke (Ahenk: Kız Neyi - B) или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Beste: Lâtif Ağa Güfte: ? Makam: Mahur Usûl: Aksak Düştün yine bir şûh-i sitemkâre gönül Pervâne gibi şûle-i dildâre gönül Olsan elem-i aşk ile sad-pâre gönül Uslanmayacaksın sana yok çâre gönül LATİF AĞA (1815 -1885) Latif Ağa, 1815 yılında doğdu. Osmanlı Sarayı içinde, idari fonksiyonunun yanı sıra ilim, kültür ve sanat akademisi vasfında olan Enderun’da yetişti ve Enderun’un en önemli musiki hocaları arasında sayılmaktadır. Enderun’daki diğer vazifesi sebebiyle “Suyolcu” namı ile de anılır. Suyolcular, başta sarayın ve tüm şehrin suyollarının güzergâhlarının tayini, imarı ile meşgul olurlar, yanlarında yeteri kadar usta ve kalfa çalıştırmak suretiyle, suyolu ve tesisatlarının inşa, tamir ve tadiline nezaret ederlerdi. Suyolcular sefer zamanlarında ise hassa mimarları ile birlikte, sefer güzergâhındaki yol ve köprülerin imar ve inşasında önemli vazifeler alırlardı. Enderun’da dini vazife alanlara daha çok “Efendi”, din dışı vazife alanlara da “Ağa” unvanı ve rütbesi verilmiştir. Ağa’lık rütbesi ise, sancak beyliğine eş ve zaman içinde tuğ veya tüm generallik ayarında kabul edilmiştir. Latif Ağa, Mızıka-i Hümayun şefi Kanuni Mehmet Bey’in hocasıdır. Latif Ağa’nın diğer talebeleri arasında, devrin önemli musikişinasları, Tamburi Ali Efendi, İsmail Hakkı Bey, Medeni Aziz Efendi ve Guatelli Paşa önde gelenleridir.1885 yılında hayata gözlerini yumdu. 30 kadar eser vardır. Latif Ağa, Hacı Arif Bey’den önce şarkı formunu benimseyen bir bestekârdır. Zira aynı musiki muhitini paylaşan bu musikişinaslar arasındaki on beş yaş farkı hoca-talebe olunabilecek kadar bir kuşak farkını oluşturmaktadır. Günümüze kadar süregelen eserleri şunlardır: Arz-ı hâl için sultâna geldim Fer bulur dîdem cemâlinle şehâ İnanmaz vâ'd-i vasl-ı yâre gönlüm Açıldı sîneme bir tâze yâre İltifat eyler iken ey gonce-leb Zamanı var ki her bezmim anarsın (ararsın) Bir melek-peykersin ey Yusuf-lika Sen beni bir bûseye ettin fedâ Zaman geçti ol gül-rûye gider yok Derûnî oldum efgenden Yoktur zaman gel mâhım heman gel Yorulmuş ol keman-ebrû Hisâr Can mısın cânân mısın bildir bana Nice hâlim edem takrir Kürdîli_ Düştün yine bir şûh-i sitemkâre gönül vay Te'lif edebilsem feleği âh emelimle Esîr etti beni bir şûh-i gaddar Gönlüm alıp ey kâşıyâ... Nâz ile süzdün o çeşm-i fülfülü Süzdükçe çeşm-i nergisin Gel sevdiğim affet beni Doğdu ol Şems-i Hakîkat Burc-ı Vahdet'ten bu şeb Bir merd-i Hakk'ı bul intisâb et Ah bu âşıklık ne müşkil kâr imiş Nergisler olur yaman uyan gel aman aman Ey gül-i gülşen-serây-ı hüsn ü ân Firkatinle beni mecnûn ettin Gayet güzeldir cism-i rû Tâ cemâlin gördüğüm günden beri Var mı hâcet söyleyim ey gül-beden (gül-tenim) Ateş-i aşkın harâb etti dil-i sûzânımı Ey nahl-i emel lûtf eyleyip gel İyd-i ekberdir cemâlin nice can kurban olur Va'din unutma ey peri