У нас вы можете посмотреть бесплатно Acıkmak Sabahında | Ahmet Murat (Yorum:Ramazan Arslan) или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Labirentimiz / Bir Değirmendir Bu Dünya Bazan haziran sıcağı gibi çöker bir şey. Bakış bozulur, eşya bulanıklaşır. Altından kalkamazsın. El yordamı da fayda vermez. Duvarlar cam kırıklarıyla dolu ve pütürlüdür. Şeytan yakında bir yerde karargâh kurmuş ve bizimle savaşa başlamıştır. Çoğu zaman karşımızda neyin bulunduğunu kavrayamayız. Bir sınav labirentinde olduğumuzu da. “Günlerden ne?” diye sorarız. Kavranır bir ışık yakalamak umuduyla. “Saat kaç?” “Hava nasıl bugün?” Oysa o anda içimizin gizemli güçleri katilimizi desteklemektedir. İhtirasımız olsaydı bari! Hayır o da uyuz bir kedi gibi bacaklarımızın arasına pusmuştur. Şeytanî bir duygu önümüzde paralı askerlerini, kiralık katillerini, gerillalarını indirmektedir. Arkamızı verdiğimiz kaya duvar, siyaset laboratuarlarında üretilen mikroplar tarafından için için kemirilmiştir bile. Gerileyip, arkamızı sağlama aldık diye güvenip yaslandığımız anda belki de başımıza yıkılacaktır. O zaman katillerimiz mızraklarını kalbimize saplamadan önce kahkahalarla gülecekler. Ve Beyaz Saray’ın ve Kremlin’in bahçesindeki zafer kütüğüne bir çivi daha çakılacak. Bir kâbus bu. Sanki sarılacağımız hiçbir ip kalmamış. Sanki boyanacağımız hiçbir boya yok. Sanki daha yakın, en yakın olabilme imkânı için vücudumuzun alacağı hiçbir şekil, sanki alnımızı koyacağımız bir alınlık temiz bir yeryüzü kalmamış. Haziran sıcağı gibi çöküyor. Eşya ve mana bulanıklaşıyor. Acaba ışık saçan bir adım atabilmek için alınyazımızda bir ihtimal var mı? Gözlerimize eski büyüklerin bakışlarından bir bakış demeti yansıyabilecek mi? Mümkün müdür, labirentte yanılıp dönerken deneycisini zevklendirmeyen bir denek olalım.. Mümkün müdür labirentte dünyanın öğütüşünü kıskançlıkla ve dersler çıkararak öte dünyamıza sevaplar olarak götürelim.. Mümkün müdür labirentte ne kadar rezil olursak olalım, bakışımız bulanıklaşmış olsun, basiretimiz kapanmasın.. Mümkün müdür bildiklerimizi iyi bilelim ve bildiklerimizi, deneycimizin iğneli sopasına rağmen uygulayabilelim.. Evet, mümkün müdür? Güneş birden bire kara bulutun ucundan, baskıya karşı bir başkaldırıyı hatırlatarak saçını çıkarıyor. Şimdi bakıyoruz ve tutunacağımız ipi, boyanacağımız boyayı ve alnımızı koyacağımız temiz yeryüzünü görüveriyoruz. Ve selam diyoruz. Âleme, mahluka, yıldızlara, insanlara.. İşte kendi kişisel problemlerimizin haziran sıcağından bizi uzaklaştıran ve içinde kendi problemlerimizin halli de bulunan çözümler potası. Bu, size neler çağrıştırdı bilemiyorum. Ben, bende olup bitenleri, kurt kapanlarıyla dolu labirentimi, kara bulutumu, saçını çıkarmasını beklediğim güneşimi, kendi değirmenimi enine boyuna anlattım gibiyim. Siz de kendi labirentinizde çıkmazlarda yanılıp dönerken bakarsınız karşı karşıya geliveririz. Selamlaşmamız, kucaklaşmamız, deneyimlerimizi birbirimize aktarmamız ve çıkışı birlikte bulup labirenti deneycinin başına indirmemiz için belki de güçbirliği yaparız. Bundan böyle, ne dersiniz? Cahit Zarifoğlu - Bir Değirmendir Bu Dünya syf. 13-14 Şunu yürekten söylüyorum: "Kazanan 'Biz' olacağız" Acıkmak Sabahında gidiyorum atımı giydirip kırmızıyla ve kanla onbeş yaşımın bayrağıyla atlayıp çitlerden, kireçlerde, elma kabuklarında söndürüp uykumu hevesin aşıladığı bir şeyde bir şeyi uzatınca boynumu garson bu gece öpmeler olsun anneden ve bitkilerimi yıkayan bir bitkidir kar yeniden cebimde kozalaklarla uyumuşum gibi kokuyorum canıma, kalkınan bir ovaya bakarak kuşlar sevgiyle taşıyorlar hafifliklerini dereboylarında demek ne güzel öyleyse dereboylarında ulu çamlarda ve sert kabuklarda güneşe seslenerek dinlenen bir aile ruhu, sevdim usulca patikalarda, yılanlardan uykulu toprakta tabiatı boydan boya ısıtan bir atın ruhu, sevdim avuçla içilen bir aynayı tartıyorum, denedim ben bir gitmeyi bir sabaha dikerken acıkan Ahmet Murat / rnarslan7 / rnarslann https://catlakmanzume.blogspot.com/ / rnarslan / catlakmanzume