У нас вы можете посмотреть бесплатно Tefekkür Nedir? İbadetin Omurgası | Abdurrahman Büyükkörükçü Sohbeti или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Kanalımıza Abone Olun ➥ / @dinisohbetlertv Bu sohbet, hamd ve salavatla başlıyor; konuşmacı Mevlânâ haftasının ardından Mevlânâ’nın sadece “anılmasının” değil, anlaşılmasının esas olduğunu vurguluyor. Büyük zatların ümmete rehber oluşunu “çocuğun elinden tutup tehlikeden korumak” benzetmesiyle anlatıyor; insanın hem gönülden hem fiilen “tutulmaya muhtaç” olduğunu ifade ediyor. Sohbetin ana konusu tefekkür: Konuşmacı, “insanı insan eden ana unsur”un tefekkür olduğunu söylüyor ve Mevlânâ’dan hareketle insan ile hayvan arasındaki temel farkın düşünmek olduğuna dikkat çekiyor. Bu sohbetlerin amacının vakit doldurmak değil; ölüme yaklaşan insanın her gün Rabbine daha iyi kul olma gayreti olduğunu hatırlatıyor. “İki günü birbirine eşit olan ziyandadır” sözüyle, kullukta sürekli yükseliş ve ilerlemenin gerekliliğini anlatıyor. Devamında “kulluk insan olmanın şükrüdür” fikrini merkeze alıyor: İnsan, Allah’ın en şerefli mahlûku olarak yaratıldığı, “halife” hitabına mazhar olduğu ve “ruhundan üflendiği” için Allah’a ibadet ve itaatle şükür borcu taşır. İmanın şükrü ibadet, ibadetin meyvesi ihlas; ihlasın neticesi ise tefekkür olarak anlatılır. Tefekkür; Allah’ın zatını düşünmek değil, yarattıklarındaki kudret delillerini görmek, her şeyde O’nu hatırlamak, zikirde daim olmak, kalben Allah’la beraber yaşamaktır. Sohbette Hz. Ali’ye atfedilen “Görmediğim Allah’a inanmam” sözü, “Her şeyde Allah’ın delilini görmek” anlamıyla açıklanır: Arının bal yapması, sütün oluşumu, çiçeklerin kokusu, gökyüzü, yıldızlar, mevsimler, insanın gözü-kulağı-beyni gibi sayısız örnek üzerinden kâinatta tevhid delilleri gösterilir. Tefekkürün meyvesinin “yakînî iman” (görüyormuş gibi kesin iman) olduğu; bu imanın da kulun ibadette ihsan mertebesine (Allah’ı görüyormuş gibi kulluk) yükselişine vesile olduğu ifade edilir. Son bölümde tefekkür, ibadetin “omurgası” olarak tarif edilir: Omurga olmadan beden ayakta duramaz; tefekkür olmadan ibadetin ruhu ve hedefi oluşmaz. Sadece alışkanlıkla yapılan ibadetin, namazın “miraç” yönünü zayıflattığı; tefekkür ve ihlas güçlendikçe ibadetten alınan neşenin, derinliğin ve kulluk şuurunun arttığı vurgulanır. Sohbet, Allah’tan gafil olmamayı ve “masivadan” (Allah’tan başka her şeyin bağımlılığından) koparak Allah’la beraber olmayı hedefleyen bir kalp eğitimine çağrı ile ilerler.