У нас вы можете посмотреть бесплатно Şeytan ve insan - Prof. Dr. Şadi EREN или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Gözle gördüğümüz insan ve hayvan gibi varlıklar yanında, gözle görmediğimiz melek ve cin gibi ruhani varlıklar vardır. Bunların bir kısmı tayyiptir, bir kısmı da habis. Melekler temiz ruhlar grubunda, şeytanlar ise habis ruhlar grubunda yer alır. İnsanların da ruhani yönü olduğundan bir kısmı tayyip, bir kısmı habistir. Ama bu, onların yaptıkları amellere terettüp eden bir neticedir, yoksa başlangıçta bir kısım insanlara habislik sıfatı verilmiş değildir. Bu ruhlar gece ve gündüz kadar birbirlerinden faklıdır. Pislikten zevk alan bazı böcekler olduğu gi-bi, gülden hoşlanan ve onun üzerinde tatlı terennümlerde bulunan bülbüller de vardır. Benzeri bir durum ruhlar için söz konusudur. şeytanın yaratılış hikmeti insanların imtihan edilmesidir. Şeytanın musallat kılınmasıyla insanların dereceleri ortaya çıkacak, inanan ve inanmayan belli olacaktır. Meleklere şeytan musallat olmadığından onlardan inkârcı çıkmaz, ama imtihana tabi olmadıklarından kendileri için dereceler de söz konusu değildir, makamları sabittir. İnsanlık âleminde ise daima inişler çıkışlar yaşanmakta, bir kısmı “âlay-ı illiyyin” denilen en ileri makamlara yükselirken, bir kısmı da “esfel-i safilin” denilen en aşağılara düşebilmektedir. Yüce Allah tabir caizse insanlık âleminde renklilik murat etmiştir. Şayet şeytan olmasa insanlar da melekler gibi olur, aralarında derece farkları ortaya çıkmazdı. Ama şeytanın vesvesesiyle bir kısım insanlar onlara tabi olurken, bir kısmı da onları dinlemeyip, derece kat etmektedir. Bunun sonucu olarak insanlık âleminin medar-ı iftiharları olan peygamberler, veliler, âlimler gibi kaliteli insanlar or-taya çıkmışlardır. Gerçi bu çetin imtihanın neticesinde pek çok insan cehenneme gider, ama diğer insanların elde ettikleri dereceler bu neticeye değer. Bu, yumurtaların kuluçkaya konulmasına benzer. Bunlardan bir kısmı bozulsa bile, bir kısmı civciv haline gelecek, o türü devam ettirecektir. İnsanın en büyük düşmanı şeytandır. Yüce Allah şeytanla insan arasındaki düşmanlığı şöyle bildi-rir: “Şeytan size gerçekten bir düşmandır. Siz de onu düşman edinin.” Pek çok ayette şeytanın “adüvv-ü mübin” yani apaçık bir düşman olduğu nazara verilir. Mesela: “Ey Âdemoğulları! ‘Şeytana tapmayın, o size adüvv-ü mübindir ve bana ibadet edin, doğru yol budur’ diye sizden söz almadım mı? Böyle iken o, sizden birçok nesilleri yoldan çıkardı. Öyleyse aklınızı kullanmıyor musunuz?” “…Şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o size adüvv-ü mübindir.” İnsan gözü ruhani varlıkları görecek özellikte olmadığından şeytanı da göremez. Ama üstteki ayetten anlıyoruz ki, o ve ekibi, bizim onları göremeyeceğimiz yerden bizi görmektedir. Bu da onla-rın ne derece tehlikeli bir düşman olduklarını gösterir. Görülen bir düşmana karşı tedbir almak kolaydır, ama görülmeyen düşmana karşı pek çok insan tedbir alamaz ve gafil avlanır. Gerçi görüntü itibariyle şeytan “gizli düşman” ise de, ses itibariyle gizli sayılmaz. Çünkü hemen her insan hemen her gün nice kereler bu düşmanın vesvese şeklindeki sesini duymaktadır. Mesela, ders çalışmak isteyen bir öğrenciye içinden bir ses “boş ver, keyfine bak. Arkadaşların gezip oynuyor, git sen de onlara katıl” der. Şüphesiz bu ses şeytandan gelmektedir. Böyle olunca, bunun farkına varan kimseler için şeytan “gizli düşman” olmaktan çıkar. -şeytanın avaneleri -satan -satanizm -iblis -şeytanın dostları -şeytanın evliyası -insi ve cinni şeytanlar -melek -temiz ruhlar -habis ruhlar -istiaze -hz. adem -hz. havva -yasakların cazibesi -vesvese -desise -yasak ağaç -yitik cennet -şeytani lemme -lümme -istiğfar -tevbe -hannas -deccal