У нас вы можете посмотреть бесплатно Biz Alude-i Sagar-ı Badeyiz - Nota Eşliğinde Örnek İcrâ (Ahenk: Sipürde Neyi - 1 Ses - C) или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Beste: Hâfız Post Güfte: Veysî (Kadı Üveys Efendi) Makam: Rast Usûl: Yürük Semâî İcrâ: Recai Serinker Biz âlûde-i sâgar-ı bâdeyiz Anın'çün leb-i yâre dil-dâdeyiz Acep derdimiz var sorarsa bizi Rakîb ile her dem müdârâdayız HAFIZ POST (1630-1694) Üsküdar’da doğmuş olan Hafız Post İstanbulludur. Asıl adı Mehmed, mahlası Hâfız, Post ise lâkabıdır. Doğum tarihi kesin olarak bilinmiyor ve 1630 civarında bir tarih olduğu tahmin ediliyor. Esad Efendi’nin ifadesine göre “Post” lâkabı kendisine, vücudunun baştan ayağa kadar gür ve sık kıllarla örtülü olmasından dolayı verilmişti.. Pek akla uymayan ikinci söylentiye göre, kendi isteği ile her zaman kapı eşiğinde ve yanında taşıdığı bir post üzerine oturması sebebi ile bu lakabı almıştı. Mûsiki tarihimizin bazı kaynaklarında adından Tanburi Mehmed ya da Mehmed Çelebi olarak söz edilir. “Hâfız Post”un babası bir imamdı; fakat kâmil-i devran bir imam. Bu yüzden imam-zâde Hâfız Post diye de anılır. Çok iyi bir öğrenim gördüğü, genç yaşında hâfız ve hacı olduğu biliniyor. Sultan IV. Mehmed döneminin bu büyük ustası klâsik mûsikimizin en dikkate değer siması, musiki geleneğimizi büyük bir başarı ile Itri’ye ulaştırmıştır denilebilir. Sarayda yapılan fasıllara sazı ve sesi ile katılmış, bütün çağdaşları gibi Selim Giray Han’dan yardım ve ilgi görmüş, bu sanatsever devlet adamının tertip ettiği edebiyat ve mûsiki toplantılarına katılarak sanatkâr kişiliğinin gelişmesini sağlamıştır. “…Gençliğinde resmi görev almamış, son zamanlarında (Divan Hocaları) zümresine katılmış, daha sonra (Birûn Kâğıt Eminliği) ne getirilmişti…” 1694 yılında vefat eden Hafız Post, Karacaahmed Mezarlığı’nda, Divan şairi Nabi’nin yanıbaşında toprağa verildi. Leblerin yâdına dil âlemde rüsvâdır gider Kâkülün fikri kara başıma sevdâdır gider Gül yüzün şevkiyle ol gonce-dehânı her seher Hâfız-ı şûride bülbül gibi şeydâdır gider Yaşadığı çağda ve daha sonraki yüzyıllarda ünü Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde kalmamış, bütün İslâm ülkelerine yayılmıştır. Ülkemizde en çok bilinen eserleri şunlardır: Acem-İlahi-Kudümün rahmeti zevku safadır Dügah-Cama kamer talatın Evc-İlahi-Ey Kerim Allah Güzlizar-İlahi-Çün sana gönlüm müptela Hüseyni-Çekdim el ümidi vaslı yardan şimden geru Hüseyni-Çün sana gönlüm müptela düştü Hüseyni-İlahi-Hakdan özge nesne yok Kürdi-O gamzeki ola ta narı ebruvan kürdi Neva-Dil verdim ol periye Neva-İlahi-Vakti seherde açıla perde Rast-Biz aludeyi sagarı badeyiz Rast-Gelse o şuh meclise Rehavi-Dile mayei safadır Uşşak-Bahar geldi dahi seyri gülşen eylemedik