У нас вы можете посмотреть бесплатно Sergüzeşt Kitap Özeti или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Samipaşazade Sezai - Sergüzeşt - Romantizmden Realizme Geçiş Seslendiren: Emine Aktaş Sergüzeşt Romanı Üzerine: Sergüzeşt romanı, yazarın kendi yaşadığı dönemde (yani Tanzimat sonrası Batılı türde bir devlet inşasının biraz durakladığı yenileşmecilerin Abdülmecit’i indirip yerine Murad’ı geçirdiği fakat çok geçmeden yeni Padişahın akli dengesini kaybettiğinden veliaht olan Abdülhamit’in tahta geçirildiği ve kısa sürede başta yenilikçiler olmak üzere tüm toplumu sıkı bir düzenle kontrol altına aldığı ve Batılılaşma hamlelerinin sekteye uğratıldığı günlerde) kaleme alınmıştır. Bir tarafta Batılı elitler oluşmuş ancak geleneksel ilişkiler de muhafaza edilmektedir. İngiltere’de kurulan kölelik karşıtı derneklerin tüm dünyada köleliğin kaldırılması için başlattığı mücadele, Osmanlı yenilikçi elitleri nezdinde de karşılık görüyor. Şeri Hukuk nedeniyle kölelik tümüyle kaldırılamadığı ancak eskisi gibi köle pazarlarında açıktan satış yapmanın yasaklandığı bir dönemdir, bu dönem. Dikkatle bakılırsa köle tacirleri resmi köle pazarlarında değil eve teslim sipariş usulüyle çalışmaktadırlar. Romanda evden kaçan 9 yaşındaki Dilber’in koruyuculuğunu üstlenmek isteyen yaşlı kadın Dilber’i bedel ödeyerek dahi ona kötü muamele yapan aileden alamıyor, kendi evine sığınmış küçük köleyi sabah mahalle imamının gelip sığındığı evden eski sahibine götürmesi kölelik müessesesinin devam ettiğini anlatıyor. Yazarın, yalnızca kölelere insan gibi muamele edilmesini ve onların da duyguları olduğu hissini uyandırma çabası çok değerlidir. Hatta yalnız muhafazakâr Müslümanlar değil, Celal Bey’in modern ailesi de konaklarında bolca köle kullanmakta, romanın kahramanı Celal Bey de hizmetindeki diğer kölelerden bir rahatsızlık duymamakta yalnızca güzelliği ve eğitimine hayran olduğu Dilber ile evlenme hesapları yapmaktadır ki bu çok yaygın bir gelenektir. Aslında hiç tanımadığın bir kızla gerdek gecesi bir sürpriz yaşamaktansa her yönüyle tanıyabileceğin, üstelik de eğitim görmüş bir köleyle evlenmek daha akıllıca gelebilmektedir. Nitekim Ahmet Mithat Efendi’nin meşhur romanında Rakım Efendi de kendi satın aldığı ve yetiştirdiği kölesiyle evlenerek tüm okurlarına her konuda olduğu gibi evlilikte de örnek bir davranış gösterme iddiasındadır. Sergüzeşt ’in yayımlandığı yıllarda Abdülhamit sayısız evliliklerinde hep Çerkez köle kullanmış ve haremindeki cariyelerin tümüyle evlenemese bile Çerkez olmalarını neredeyse şart koşmuştur. 1909’da tahttan indirildiğinde hareminde 213 esir tespit edilerek azat edilmiş ve bunların kahir ekseriyeti, Çerkez asıllı olarak kayıtlara girmiştir. Osmanlı hanedanının ve sarayın diğer mensupları ise o dönem soylu sınıf görüntüsüne ulaşmışlar ve evliliklerini ya aileden kuzenler ya da paşazadeler yanında siparişle alınmış ve eğitilerek yetiştirilmiş köle kızlarla yapmaya devam etmişlerdir. Kuzey’den toplanıp Batum- İstanbul güzergahı ile gemilerle getirilen beyaz köleler, tamamıyla kadınlardan oluşuyordu ve çoğunlukla cariye olarak alınıp satılıyorlardı. Ticaretini genellikle Çerkezlerin yapması bu kadın kölelerin tümüyle Çerkez olarak tanımlanmasına yol açsa da Çerkezlerin kadınları kaçırarak getirmeleri sonucu bu ismi aldığını söyleyebiliriz. Paşa konakları da haremlerinde maddi güçleri ile orantılı olarak köle bulundurmaya ve beğendikleriyle şeriatın verdiği hakla nikâhsız birlikte olmakta ve gerekirse ya da çocukları olursa evlenmektedirler. Sergüzeşt ’teki birkaç köle kızın esircinin konağındaki kendi aralarındaki konuşmalardan da bunu öğrenebiliyoruz. Odalık tanımlaması da biraz bu yanına vurgu anlamında yapılmış bir tanımlamadır. Cumhuriyete kadar tüm romancılarımız halayık, cariye hikâyelerini gerçekçi bir anlatımla hayatın doğal bir yanı olarak dile getirmişlerdir. Bu arada “Arap Bacı”, “Bacı Kalfa” tanımlamalarıyla da zenci kadın köleler de bolca yer almıştır edebiyatımızda. Bu kadınlar kendilerine verilen unvandan da anlaşılacağı gibi Bacı diye çağrılıyorlardı çünkü bunlar daha çok hizmet için alınıp satılan, müebbet, bekar kölelerdi. Kuzey’den gelen köleler odalık olarak kölelik hukukunun da izin vermesinden dolayı cinsel bir özne olarak düşünülürken, güneyden gelen Afrikalı kadınlar renklerinden dolayı zaten beyaz efendilerin genellikle ilgisine mazhar olmuyorlardı. Türk Romanının Doğuşu ve Gelişimi kitabımı bağlantıya tıklayarak satın alabilirsiniz. https://www.kitapyurdu.com/kitap/turk... "Juan Sánchez - Beautiful Rose " is under a Creative Commons (CC BY 3.0) license https://juansanchezmusic.info Music promoted by BreakingCopyright: • "Beautiful Rose" is already registered in ...