У нас вы можете посмотреть бесплатно Ebubekir Sifil Hoca, İmam Kim Olacak ? İmamiyye, Zeydiyye ve İsmailiyye'nin İhtilafı или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Peşaver Geceleri: ...Nihayet cenab-ı Zeyd bin Ali, o yegane efendi, şerif, alim, abid, zahit, fakih ve muttaki kişi tazallüm ( zulümden şikayet etmek) için Şam’a halifenin yanına gitti... Cevap: Davetçi'nin bu cümlelerinde samimi olması el-Kafi'deki rivayetler nedeniyle mümkün değildir.(1) ..Şu istisna ile ki Kuleyni'nin meşhur el-Kafi'sindeki rivayetlere güvenmemesi durumu ..Bunun da çok olası olduğunu zannetmiyorum..Davetçi ileriki oturumlarda konuya şöyle izah getirir: Zeydiyye fırkası kendilerini Zeyd bin Ali bin Hüseyin (a.s)’ın takipçileri olarak bilen kimselerdir. Zeyd’i, İmam Zeyn’ül- Abidin (a.s)’dan sonra İmam biliyorlar. Şimdi de Yemen ve çevresinde Zeydiyye fırkasına bağlı kimseler, az sayılmayacak nüfusa sahiptirler. Zeydilerin akidesi şöyledir: Her alim, zahit ve cesur olan Fatımî alevi (Hz. Fatıma –a.s-ın evladı), kılıçla kıyam edip halkı kendisine davet ederse o İmamdır. Çünkü Hz. Zeyd, Emevi halifesi Hişam bin Abdülmelik’in hilafeti zamanında Beni Ümeyye’nin baskı ve zulümleri neticesinde Kufe’de kıyam etti, sonunda şahadet şerbetini içti. Nitekim dün gece onun biyografisini özet olarak bir konuyla ilgili olduğundan dolayı arz etmiştim Dediğimiz gibi Zeydiler onu imam kabul edip ona uymayı kendilerine farz biliyorlar. Oysa ki cenabı Zeyd’in makamı,bu çeşit sözlerin ona isnat edilmesinden daha yücedir. Hz. Zeyd Beni Haşim’in büyük şahsiyet ve seyitlerindendi. Züht,ilim, fazilet, din, vera, ibadet, şecaat ve cömertlikte kavminin seçkinlerindendi. Geceleri ibadet, gündüzleri ise oruç tutmakla geçiriyordu. Resulullah (s.a.a) daha önceden onun şahadet haberini vermişti.... Ama Hz. Zeyd’in kendisi kesinlikle imamet iddiası etmemiştir; bu ona isnat edilen bir iftiradır. O kendisini, değerli kardeşi İmam Muhammed Bakır (a.s)’ın imametliğine muti ve tabi olarak görüyordu. Ama oyuncular o hazretten sonra şöyle bir kaideye itikat ettiler: Evinde oturup perdesini aşağı salıveren (halktan saklanan) kimse imam değildir. İmam; alim, salih ve görüş sahibi olan ve kılıçla kıyam eden her Fatımî kişiden ibarettir.” Bu oyuncu kimseler, halkı o hazret (Zeyd)’in imametine davet ettiler, bir teşkilat kurdurlar. Şöyle demek de mümkündür: Kendi hedefleri doğrultusunda bir dükkan açtılar ve kendi aralarında beş fırkaya ayrıldılar: Muğayriyye, Carudiyye, Zikriyye, Habeşiyye ve Hulkiyye. Bu duruma ışık tutan ve Davetçi'nin dolaylı olarak yalanlamış olduğu el-Kafi rivayetini hatırlatalım: Usul-u Kafi, Dar'ul Hikem Yayınları, Cilt: 1, s.529.: 16-(930) ...Musa b. Bekr b. Dâb, kendisine anlatan birinden şöyle rivayet etmiştir: Zeyd b. Ali b. Hüseyin, Ebu Cafer Muhammed b. Ali [Yani İmam Muhammed Bakır, Ebu Cafer, Muhammedü'l-Bakır bin Ali bin Hüseyn bin Ali bin Ebu Talib ] (aleyhisselâm)’ın yanına girdi. Beraberinde Küfelilere ait mektuplar vardı. Mektuplarda, kendilerine gelmesini, toplanıp kendisini beklediklerini, dolayısıyla kıyam etmesini istiyorlardı. Ebu Cafer Muhammed b. Ali, onlara dedi ki: «Bu mektupları, onlar kendiliklerinden mi yazdılar, yoksa senin onlara yazdığın ve onlara sunduğun davete cevap olarak mı yazılmışlardır?» Dedi ki: Hayır, onlar kendiliklerinden yazmışlar. Çünkü bizim hakkımızı kabul ediyorlar, Resulullah (sallallahu aleyhi ve âlihi)’ye olan yakınlığımızı önemsiyorlar. Ayrıca, Allah Azze ve Celle'nin kitabında bizi sevmenin gerekliliğine, bize itaat etmenin farzlığına dair ayetler okuyorlar. İçinde bulunduğumuz sıkıntının, darlığın ve musibetin de farkındadırlar. Ebu Cafer (aleyhisselâm), ona dedi ki: «İtaat, Allah Azze ve Celle tarafından koyulmuş bir farz ve önceki kuşaklarda yürürlüğe koyduğu bir yasadır. Bunu, sonraki kuşaklar için de geçerli kılmıştır. İtaat, sadece bizden bir kişiye yönelik olarak farzdır, buna karşılık bizim tümümüzü sevmek gerekmektedir. Allah'ın emri velileri için geçerlidir. Bu, kesintisiz bir hüküm, ayrıntılı olarak açıklanmış bir karar, kesinliğe kavuşturulup yürürlüğe konulmuş bir uygulamadır. Tasarlanmış bir plandır. Belli bir vakte kadar tayin edilmiş, adı konmuş bir eceldir (süredir). Sakın, kesin inanca sahip olmayanlar, seni çarçabuk harekete geçirmesinler. Onlar, Allah'tan gelecek bir musibeti, senden savamazlar. Acele etme. Çünkü Allah, kullar acele ediyor diye acele etmez. Allah'ın önüne geçmeye çalışma. O zaman Allah, seni musibetlerle aciz bırakır ve seni yere yıkar.» Bunun üzerine Zeyd, öfkelendi [İmami burada herhalde şöyle düşünür: Sen kim oluyorsun da Allah'ın seçtiği İmama öfkeleniyorsun..Ve onun karşısında kendi fikrinin üstünlüğü için cedele girişiyorsun ?] ve dedi ki: "Bizden imam olan, evinde oturup perdeyi üzerine çeken, cihaddan geri kalan kimse değildir. Bizden olan imam, çevresini savunan, Allah yolunda hakkıyla cihat eden, izleyicilerini müdafaa eden, düşmanlarını hareminden uzaklaştıran kimsedir." [Bu rivayete göre İmam Zeyd net bir şekilde İmam Bakır'a sen değil imam benim diyor.]