У нас вы можете посмотреть бесплатно Eğitlence Nedir? | Çaktırmadan Öğretmek | Gülay Savaş или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
İş dünyasının en önemli sorunu eğitimli çalışan. Eğitimli kişiden kasıt, işi yapacak ehliyet ve donanıma sahip olmasını sağlayan eğitimle nitelik sahibi olan… Türkiye’deki paradoks ise çalışma yaşında ve kıvamında diplomalı çok insan olmasına karşın kurumsal kalibrasyona cevap verecek kişi sayısı az. Bunun adı kısaca “Çokluk ve yokluk”. Bu durumda kurumlar bir eğitim platformuna dönmek zorunluluğu yaşıyor. Eğitim de pahalı bir süreç. Şuna dikkat çekmek üzere yazıyorum bu yazıyı, adam çok, nitelik az ama üretime devam etmek zorundayız, o zaman ne yapacağız. Bizler sınıfta kalsak ve hatta çaresiz kalsak, teknoloji yoluyla atılan dev adımlar, bize rağmen imdada yetişiyor. Olması gereken süreçleri tamamlamak üzere hem hızlı hem ekonomik çözümler sunuyor. Yönetim Danışmanı Dr. Mühendis Gülay Savaş’la kurumlarda eğitim başlığını tartışmak istedim. Profesyonel hayatını şirketlerin teknoloji serüvenini yapılandırarak geçiren Savaş, danışmanlıklarında da eğitim üzerinde duruyor. Nedeni basit, dönüşmek ve değişmek için kendisine başvuranların temel eksikliği eğitim. Eğitim tek bir çizgi olarak ele almak artık imkansız. Gelecek 10-15 yıl içerisinde mesleklerin neredeyse yüzde 25’i otomasyon bazlı bir noktaya dönüşecek. Bildiğimiz meslekler evrilecek, yapılış şekilleri değişecek, hatta isimleri bile kalmayacak. Bu arada “robotlar gelecek, bizi işimizden edecek” türünde dehşet saçan sığ masallardan hoşlanmıyorum. Boş konuşmak yerine yapıcı olarak şu soruyu sormak gerek; Kurumlar eğitmek için ne yapabilirler? Savaş’ı da bana okura faydalı olabilecek basit ve pratik yanıtlar vermesi için deyim yerindeyse zorladım. İlgimi çeken konu ya da bana göre ortaya çıkan durum şu; kurumlar da eğitim sürecinde bir dilemma yaşıyor. Ne diyecek olursanız, sözde formel eğitimini tamamlamış gelmiş olan çalışan, kurumların dönüşüm ve değişim süreçlerine çoğu zaman ayak uyduramıyor çünkü aldığı eğitim yeterli değil arayı kapamak için. Eğitim almaya da kimse hevesli ve gönüllü değil. O zaman konuları eğlenceli hale getirmekten başka bir şey kalmıyor. Çaktırmadan eğitmek, öğretirken eğlenmek böyle bir noktada karşımıza çıkıyor. Umarım Savaş’tan alıntıladığım bilgiler sizlerin de kurum içi eğitimlerinizde ki, özellikle küçük ve orta boy işletmeler için, faydalı olur.