У нас вы можете посмотреть бесплатно Vezüv'ün Gölgesinde: Pompei'nin Sonu! или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
#pompeii #vezüv #yanardağ #artofuss Herkese selamlar, ben ArtofUss. Günlerden bir gün, M.Ö. 79 yılı yazının sıcak bir sabahıydı. Pompeii, Roma İmparatorluğu'nun güneyinde, Akdeniz’in serin sularına nazır bir şehir, yaşamla dolup taşan bir yerdi. İnsanlar sabahın ilk ışıklarıyla pazar yerlerine, dükkânlarına koşuyor, çeşmeler etrafında sohbet eden komşular, gülüşmeler ve neşeyle şehri sarıyordu. Güzel bir gündü; ama kimse, Vezüv’ün sabahki o sessiz halinin bir büyü olduğunu bilmedi. Saat ilerledikçe, güneşin yavaşça tepelerde yükseldiği anlarda, Pompeii’deki çömlekçiler, şarap üreticileri ve tuz işçileri alışılmış gibi çalışmalarına devam ediyorlardı. Her şey o kadar normaldi ki, şehri saran doğal güzellik, insanları rahatlattı. Oysa, 8 kilometre ötede, büyük bir volkanın kalbi atmaya başlamıştı. Vezüv, binlerce yıldır uyuyan devdi, ama artık uyanmıştı. ________________________________________ Bir anda, sabahın huzurunu korkunç bir gürültü kesmeye başladı. Şehirdeki insanlar, ne olduğunu anlamaya çalışarak sokaklarda birbirine bakıyorlardı. Duvardan düşen taşlar, yerin titremesiyle birlikte, birkaç saniye içinde her şey değişti. Küçük bir sarsıntıydı, ancak bir işaret gibiydi. Herkes korkuya kapıldı ama tam olarak ne olduğunu kimse bilemedi. Ve sonra, gökyüzü kararmaya başladı. Duman her şeyin üzerine örtü gibi çökmeye başladığında, gözler donmuş bir şekilde tavana bakıyordu. Bu, bir felaketin ilk adımıydı. ________________________________________ O anda, Vezüv öfkesini tüm gücüyle gösterdi. Kocaman bir patlama duyuldu ve gökyüzü, koyu siyah dumanlarla doldu. Şehirdeki insanlar başlarını çevirdiğinde, dev bir ateş ve kül bulutu yukarı doğru yükseliyordu. Yükseklerde bulutlar sanki göğü yırtarak yere doğru hızla iniyordu. Herkesin kalbi atmayı unuttuğu anlar başladı. Hızla yükselen lavlar, devasa kayalarla karışarak şehre doğru hızla düşüyordu. Bununla birlikte, insanların korkusu ve şaşkınlığı derinleşti. Sokaklar hızla görünmez bir kül tabakasıyla dolmaya başlarken, bir zamanlar şehri aydınlatan güneş, kararmış bir geceyi andırıyordu. Göz gözü görmüyordu. Duvarda, pencerelerde beliren tozlar ve kül parçacıkları her şeyi yavaşça, ama bir o kadar da kaçınılmaz şekilde kaplıyordu. Kimi insanlar kaçmaya çalıştı, ama bir çoğu, korku ve şaşkınlık içinde hareketsiz kaldı. ________________________________________ O an, bu şehri bir kez daha görmek isteyen herkes için son bir dakika, son bir saniye bile kalmadı. Patlama o kadar güçlüydü ki, sıcak gazlar yerin altından hızla fışkırarak etrafa yayıldı. İnsanlar şok halinde, panik içinde kaçmaya çalışıyorlardı. Ama nereye gidebilirlerdi ki? Caddelerde insanlar birbirlerine çarparken, kaybolmuş, korkudan sağa sola savrulmuştu. Kimi bir siper arıyordu, kimi son bir nefes almak için daha fazla koşuyordu. Ama hepsi, yavaşça doğanın kudreti karşısında yok olmaya mahkûm olmuştu. ________________________________________ Küller her şeyi sarmaya devam etti. Birbirini tanıyan aileler, yakınlarına son bir veda edemediler. Yavaşça, yavaşça her şey sessizleşti. Tüm şehri saran büyük kül tabakaları ve lava akıntıları, Pompeii’yi tamamen görünmeyen bir örtüyle sarıp sarmaladı. Artık, sabahına uyanacak bir şehir yoktu. Her şey, saniyeler içinde değişmişti. Zaman adeta durmuştu. Efsane bir felaket, yüzyıllarca sürecek bir sessizliğe büründü. Fakat o anların tanığı, Volkanın öfkesiyle dondurulmuş hayatlar, zamanla toprak altına gömülecekti. O son anlar, şehri terk etmeye çalışanların çığlıkları, her şeyin içinde hapsolmuş kalacak, hiç silinmeyecekti. ________________________________________ Birkaç Yüzyıl Sonra... Pompei’nin yok olmasından binlerce yıl sonra, kazılar başladığında, zaman donmuştu. Pompeii, bir zaman kapsülü gibi, tarihin derinliklerinde uyandı. Taşların, binaların, döküntülerin arasından, zamanında orada yaşamış insanların hepsi bir şekilde hayatta kaldı. Kömürleşmiş kalıntılar ve vücut izleri, bir felaketin ve insanlığın son anlarının tanığıydı. Bugün, bu antik kalıntılarla, Pompei’nin, Vezüv’ün patlamasıyla son bulmuş hayatları gözler önüne seriliyor. Zaman ve mekan… Bazen her şeyin bir sonu vardır. Ama bir felaketin bıraktığı iz, yüzyıllar boyu kaybolmaz. Ve şunu hep hatırlayın: Hayat, bir volkanın altında ne kadar savunmasızsa, insanlık da o kadar kırılgandır. Bu konu ile ilgili senin düşüncen nedir? Yorumlarda buluşalım. Bir sonraki videoda görüşmek üzere, hoşçakalın :) En Güncel Videolarım için Abone Ol! Link: https:// / @artofuss İnstagram: @artofuss Mail: artussgrafik@gmail.com Kanalıma abone olmayı ve videoyu beğenip beni desteklemeyi unutmayın :)