У нас вы можете посмотреть бесплатно Kâbe’nin İnşası | Siyer Notları - 28 | Enes Yelgün или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Kâbe’nin İnşası | Siyer Notları - 28 | Enes Yelgün Diğer sosyal medya hesaplarımızdan yayınlamadığımız özel paylaşımlarımızdan güncel olarak haberdar olmak için linke tıklayarak WhatsApp hattımıza abone olabilirsiniz; https://bit.ly/2xHiHzN Tevhid Dergisi 28.sayı Siyer Notları yazısı olan "Kâbe’nin İnşası" yazısının tamamına ulaşmak için linkimizi kullanabilirsiniz: https://bit.ly/3bwR3K7 Muhammed'e (sav) insanlar tarafından farklı bir gözle bakılmasının, ona değer verilmesinin en büyük sebebi ise Allah Rasûlü'nün güvenilir olmasıydı. Mekkeliler onu 'El-Emin' diye çağırıyorlardı. Aslında bu sıfat sadece Allah Rasûlü'ne has değildi. Bilakis tüm Rasûller bu sıfat ile sıfatlanmışlar, kavimleri onları böyle tanımıştı. O kutlu elçilerin her birisinin ağzından şu sözler dökülmüştür: "Şüphesiz ki bizler, sizler için güvenilir bir elçiyiz." (7/A'râf, 68) Risalet öncesi dönemde El-Emin sıfatını Kâbe'nin inşası sırasında Mekkelilerin ağzından duymaktayız. Mekkeliler kendileri için çok değerli olan Kâbe'yi yeniden inşa etme kararı almışlardı. Bu karara yol açan etkenlerin art arda gelmesi kararlarını hayata geçirme hususunda onlara adım attırdı. Bu etkenleri şöyle sıralayabiliriz: Kabe'nin kutsal bir yapı olmasına rağmen içindeki değerli eşyalar birkaç defa çalınmıştı. Kâbe'nin duvarlarının kısa olması, üstünün de açık olmasının buna neden olduğu düşünülüyordu. Her ne kadar bu hırsızlığı yapanların yakalanmaları ve ağır bir şekilde cezalandırılmaları gerçekleşmişse de aynı fiilin bir kez daha tekrarlanmayacağının bir garantisi yoktu. Daha da önemlisi Kureyşliler bu tür hırsızlık olaylarının diğer Arapların gözünde Kureyş'i itibarsızlaştıracağı endişesini taşıyorlardı. Çünkü Kâbe'de bulunmak onlara bir prestij sağlıyordu. Ve tüm Araplar bu onuru taşımak için doğal adaydılar. Kâbe'ye güzel koku yayan tütsüler nedeniyle yangın çıkmış ve Kâbe'nin içindeki eşyalar yanmıştı. Yangın nedeniyle Kâbe'nin duvarları yarılmıştı. Mekke'yi vuran büyük bir sel Kâbe'yi de etkilemiş, ciddi bir onarım kaçınılmaz hale gelmişti. Bu ve benzeri sebeplerden ötürü Mekke eşrafı Kâbe'yi yeniden inşa etme kararı aldılar. Bu iş için bütün Mekkelilerden yardımda bulunmalarını talep ettiler. Ancak bu isteklerini ilan ederken söyledikleri sözler gerçekten çok dikkat çekiciydi. Velid bin Muğire, Mekke halkına şöyle hitap etti: "Ey Kureyş topluluğu! Beyt'in onarımı için herkes imkanı dahilinde bağışta bulunsun. Fakat bağışlar faiz, kumar, fuhuş ve zorbalıkla elde edilen gelirlerden olmasın. Bu tür kazançlar Beyt'in onarım masrafına bulaştırılmasın. Bağışlarınızı hanımlarınızın mehirlerinden ve babalarınızdan kalan miraslardan yapın. Çünkü sizin kazançlarınız şaibelidir." (İbni Hişam) Şeytanın insana sağdan yaklaşarak onu kandırmasının en güzel örneği bu olsa gerek! Masiyetlerin kötü olduğunu bilmelerine rağmen nefislerinin hoşuna gittiği için onları yapıyorlar ama aynı zamanda kendilerini rahatlatacak şekilde bazı ameller peşinde koşuyorlar. Bu çağrıdan sonra Kâbe'nin inşası için herkes elinden geldiği kadarıyla yardımda bulunmaya başladı. Bu sırada Yemen'e inşaat malzemesi taşıyan bir gemi fırtına nedeniyle yolculuğunu yarıda kesmek zorunda kalınca Mekkeliler oradan malzemeleri satın alıp Mekke'ye getirdiler. Artık işin en zor kısmına gelinmişti. Kâbe'yi yıkmak... Mekkelilerden hiçbiri böyle bir işe yanaşmıyordu. Kâbe'yi yıktıklarında kendilerinde bir zarar dokunacak diye endişe ediyorlardı. Bu şekilde biraz vakit geçtikten sonra Kâbe'nin onarım işini idare eden Velid bin Muğire: 'Kendisinin yaşlı olduğunu ve bir belaya uğrasa da şu yaştan sonra bir zarar olmayacağını' söyleyerek yıkıma başladı. İki gün boyunca Velid'e birşey olmadığını gören Kureyşliler yıkım işine hep birden iştirak etmeye başladılar. Kâbe yeniden inşa edildiğinde eskisinden daha farklı bir yapı ortaya çıkmıştı. Kâbe'nin alanı daraltılmış, duvarları iki katına çıkmış, üstü kapatılmıştı. Ayrıca kapının girişi birkaç basamakla çıkılacak yükseklikte yapılmıştı. Bunun sebebi olarak sel sularının Kâbe'nin içine girmesini engellemek olarak söyleseler de Allah Rasûlü bunun hikmetini farklı bir şekilde izah etmiştir. "Ey Aişe! Mekkelilerin Kâbe'nin kapısını niçin yüksekten yaptıklarını biliyor musun? Bunu yapmalarının nedeni istediklerini içeriye almak, istemediklerine de engel olmaktı. Güya bununla da Kâbe'nin şerefini gözetmiş oluyorlardı. Bazen istemedikleri birisi içeriyi girmek istediğinde, onu merdivenden aşağı itiverirlerdi." (Abdurrezzak, El Musannef) Şeri sorularınızı tevhidsoru@gmail.com mail adresi üzerinden sorabilirsiniz. #Kabeİnşası #SiyerNotları #EnesYelgün #TevhidDergisi #TevhidDersleri #Tevhid #Kabe