У нас вы можете посмотреть бесплатно HİTİTLERİN ’İN BAŞKENTİ HATTUŞA # KÜLTÜR VE SANAT MERKEZİ ALACAHÖYÜK.. или скачать в максимальном доступном качестве, видео которое было загружено на ютуб. Для загрузки выберите вариант из формы ниже:
Если кнопки скачивания не
загрузились
НАЖМИТЕ ЗДЕСЬ или обновите страницу
Если возникают проблемы со скачиванием видео, пожалуйста напишите в поддержку по адресу внизу
страницы.
Спасибо за использование сервиса ClipSaver.ru
Alacahöyük Müze Ve Ören Yeri - Çorum Alacahöyük Ören Yeri Çorum’un Alaca İlçesi, Alacahöyük Beldesi’nde yer alır. Hititler'in önemli bir kültür ve sanat merkezi olan ve 1935 yılında başlayan kazılarda 4 uygarlık açığa çıkarılmıştır. Alacahöyük 1. uygarlık katı; Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu-Osmanlı dönemleri ile temsil edilmektedir. 1. kültür katta, Geç Frig çağında höyüğün her yanı iskân edilmiştir. Bu katta küçük evlerden oluşan yerleşimler bulunmuştur. Alacahöyük 2. uygarlık katı; mabed, büyük yapılar, özel-blok evler, sokaklar, büyük küçük su kanalları, şehir suru, biri kabartmalı ortastadlarla süslü sfenkslerden oluşmaktadır. Kalker temel üzerine andezit bloklarla inşa edilmiş olan Sfenksli Kapı'nın genişliği 10 metredir ve büyük mabedin anıtsal geçididir. Alacahöyük 3. uygarlık katı; Eski Tunç Çağı'dır. (MÖ 2500-2000) Hitit kültürüne kaynaklık eden kültürlerin önde geleni olan yerli Hatti Uygarlığı’nın aydınlanmasında çok katkıları olan Alacahöyük Eski Tunç Çağı hanedan mezarları, bu çağın en önemli buluntularıdır. İntramural mezarlar özel olarak ayrılmış bir alanda toplanmıştır. Dört yanı taşla örülmüş dikdörtgen mezarlar ahşap hatıllarla (kiriş) kapatılmış, damları üzerine kurban edilmiş sığır başları, bacakları yerleştirilmiştir. Altın, gümüş, elektrum, bakır, tunç, demir ve değerli taşlardan oluşan zengin ölü hediyeleri onların hanedana ait olduklarını göstermektedir. Alacahöyük 4. uygarlık katı; Geç Kalkolitik Çağ'ı yani ana toprak üzerine kurulmuş ilk uygarlığı yansıtmaktadır. Alacahöyük Kral Mezarları Alacahöyük ziyaretçilerini binlerce yıllık konukseverlikle karşılayan anıtsal sfenksler, kalker temel üzerine andezit bloklarla inşa edilmişlerdir. Sfenksli Kapı’nın iki yanındaki söve blokları sfenks görünümünde yontulmuştur. Sfenkslerin yer aldığı bu iki kulenin iç ve dış yüzleri kabartmalı orthostatlarla süslenmiştir. Batıdaki kuledeki kabartmalarda görülen boğa figürü, “Göklerin Fırtına Tanrısı"nı sembolize etmektedir. Yerleşime ait temelleri ve diğer buluntularıyla Hitit mimarlığına ve sanatına ışık tutan Alacahöyük’ün en önemli buluntuları kraliyet mezarlarıdır. Kenarları taşla örülmüş mezarlar, ahşap hatıllarla kapatılmış, damları üzerine kurban edilen sığırların başları ve bacakları yerleştirilmiştir. Prens ve prenseslere ait olduğu düşünülen ve Eski Tunç Çağı’na tarihlenen bu 13 mezarda, süs eşyaları, güneş kursları, geyik ve boğa heykelleri, kama, kılıç, balta gibi savaş aletleri ile pişmiş toprak, taş, altın, gümüş, tunç, bakır ve elektrondan yapılmış eserler ve süs eşyaları bulunmuştur. Alacahöyük Müzesi Alacahöyük kazısında elde edilen Kalkolitik, Eski Tunç Çağı ve Hitit dönemine ait eserler Remzi Oğuz ARIK salonunda, Hitit ve Frig dönemine ait eserler ise Mahmut AKOK salonunda sergilenmektedir. Atatürk’ün emriyle Türk Tarih Kurumu adına 1935 yılında R.O. Arık yönetiminde başlamıştır. Alacahöyük kazısı, Türkiye’nin ilk ulusal kazılarındandır. Hattuşa - Çorum Hititler’in başkenti Hattuşa, Çorum’un Boğazkale ilçesinde yer almaktadır. 1986 yılında UNESCO “Dünya Miras Listesi”ne alınan Hattuşa (Boğazköy), Hitit İmparatorluğunun başkenti olarak Anadolu’da yüzyıllar boyunca önemli bir merkez olmuştur. Kent, Fransız gezgin Charles Texier tarafından 1834 yılında keşfedilmiştir. 1906 yılında başlayan kazılar sonucunda buradaki yerleşimin MÖ 2. binyılda Anadolu ve kuzey Suriye’de hâkimiyet kuran Hitit Devleti’nin başkenti olduğu anlaşılmıştır. Dünya Mirası olarak tescillenen Hattuşa Antik Kenti, sadece Çorum’un değil ülkemizin de en önemli arkeolojik alanlarından biridir. Hattuşa’da bugüne kadar saray ve tapınaklar, binlerce tablet, çoğu günümüze kadar oldukça sağlam durumda gelmiş olan anıtsal kapılar, kralların ikamet ettiği Büyükkale Saray Kompleksi, Aşağı Şehir’de Fırtına Tanrısı Teşup ile Arinna’nın Güneş Tanrıçası’na adanmış olan Büyük Tapınak, aBüyük Hitit Kralı II. Şuppiluliuma’nın yaptığı işleri anlatan yazıtın bulunduğu Hiyeroglifli Oda, devasa boyutlarda tahıl ambarları ile Hititlere ait en uzun hiyeroglif yazıyı içeren ve kısmen silinmiş durumdaki Nişantepe Yazıtı gibi çok sayıda yapı ve kalıntı açığa çıkarılmıştır. Hitit İmparatorluğu döneminde kentin etrafının yaklaşık altı kilometre uzunluğunda bir surla çevrili olduğu tespit edilmiştir. Bu surlar üzerinde kente girişi sağlayan anıtsal kapılar yer almaktadır. Şehir surunun en güney ucunda ve kentin en yüksek noktasında, Yer Kapı olarak adlandırılan kapı bulunur. Kabartmalarla süslü olan Sfenksli Kapı, Kral Kapısı ve Aslanlı Kapı ise Hitit taş işçiliğinin en güzel örneklerindendir. Ören yerinde bulunan ve bilinen en eski Hint-Avrupalı dili temsil eden çivi yazılı tablet arşivleri, 2001 yılından itibaren UNESCO’nun “Dünya Belleği Listesi”nde yer almaktadır. Söz konusu tabletlerde Hattuşa’dan “Bin Tanrılı Şehir” olarak söz edilmektedir. Çorum’un Boğazkale ilçesindeki Hattuşa ile Alaca ilçesindeki Alacahöyük kalıntılarını kapsayan alan, 1988 yılında Boğazköy Alacahöyük Tarihi Milli Parkı olarak ilan edilmiştir